1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. 15 TEMMUZ GENÇLİĞİ VE SONRASI
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

15 TEMMUZ GENÇLİĞİ VE SONRASI

A+A-

Toplumsal olaylar hakkında yazmak pek kolay olmuyor. Aslında yazmadan ziyade ele alınan konunun okuyucu tarafından yanlış anlaması yazarı yoruyor. Bazı fikirleri kapalı açıklanması yanlış anlaşılma ve tepkilere sebep olabiliyor. Özellikle gençler için doğruları yazmak ve yaymak zorundayız.  

Doğruları yazmaktan korkulmamalı artık,

Madde yanı perişan, mana tarafı yırtık.

Fikirler parça parça, davalar aldı kertik,

Doğruları yazmaktan korkulmamalı artık.

Sevgili gençler, çeşitli sebeplerle çok parçalandık, çok ayrıştık. Ayrışma sebebi ne olursa olsun bu ayrışma ve parçalanma ülkeme öncelikle de sizlere ağır bedeller ödetiyor. Ne yapalım. Şikâyet edip oturalım mı, yoksa sosyal, siyasal ve dava zemininde tartışalım mı?

Tartışmasız bu vatan, bu mekân ve bu zaman size ait. Genç için günler kısa, yıllar uzundur. Başarı, günleri uzatma yılları kısaltma ile gelir. Ortaya koyacağınız değerlerle yoğrulacak ana konu vatandır. 

Düşün genç adam, düşünmenin ne kadar haysiyetli bir şey olduğunu düşün diyor” Üstad NFK. 

15 Temmuz paralel kakışması Rabbimin lütfu, inanan, güvenen; ülkesini, demokrasiyi, bayrağını ve de VATANINI seven insanımızın gayreti ile önledi. Her kesimden insanımız yukarıda ki belirlenen değerler dışında hiçbir hesabı olmadan ateşin ve ölümün üzerine gitti şehit ve gazi oldu.

İş bununla bitmiyor. “Devletin bekası” önemlidir ve bunu kim sağlayacak olan millettir. Bu da doğru da maalesef değişik gerekçelerle meşrep, cemaat, sosyal yapılara ayrılmış durumdayız.  Birçok görüş ve yapılanma sayabiliriz ama esasta Milli Gençlik, Ak Gençlik, Ülkücü Gençlik, Alperenler yanında sosyal demokrat, solcu, komünist ve seküler gençler diyarı diyebileceğimiz bir ülke gerçeği var ortada.

Şikâyetimiz gençliğin farklı ideolojilere sahip olması değil, siyasi otorite, dolayısıyla Devlet ve milletle çatışmaktır. Devlet milletin örgütlenmiş halidir. İdeolojik farklılaşma devlet ve üstünde oturduğumuz vatan tartışmamalıdır. Ülkemde bunu tartışan ve yapılandıran meşru kurumlar zaten vardır.  

İşte ülkücü gençliğin ve alperenlerin rolü burada önemlidir. Bazı çevrelerce Ak gençlik hükümet yanlısı olarak görülmekte ve imtiyazlı olduğu gerekçesi ile tepki almaktadır. Yanlış, galiba her partinin kendi gençlik tabanını oluşturması ile başlamaktadır. Parti değil de devlet tabanlı bir gençlik yapılanması işi çözecektir. İşte son 10 gündeki heyecan gençliği ve talebini ortaya koymuştur. Meydanlar her kesimden gençlerle dolmuş, ortak sathımız olan VATANI tartıştırmamıştır.

Sevgili gençler vatan, devlet ve bekası konusunda aynı duygulara sahip olduğunuzu biliyoruz. Konu bu barış zamanlarında bir araya gelişinizde ki eksikliklerdir. Sık sık bir araya gelin düşüncelerinizi açıkça beyan etmekten de korkmayın. Bir Çin atasözü “pirincinizin içindeki siyah taşlardan değil, beyaz taşlardan korkun” diyor. Sıkıntı sizin gibi görünüp de sizden olmayanlardan gelir. Bağımsızlığa inanmış imanlı, demokrasi ve cumhuriyeti iyi anlamış bir gençliğe sahip olmak en büyük dileğimizdir.

15 Temmuzun kötü emelleri Türk Gençliğini yeniden diriltmiş, el ele vererek devletini sahip çıkması ile sonuçlanmıştır. Bu anlayış istismar edilmemeli ve bu birliktelik devletin yeniden yapılanmasında devam ettirilmelidir.

Dirilişe merhaba, gençlere sevgi, saygı ve muhabbetle.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum