1. YAZARLAR

  2. Murat Baydar

  3. 4 yıl evvelden farkımız var mı?
Murat Baydar

Murat Baydar

Yazarın Tüm Yazıları >

4 yıl evvelden farkımız var mı?

A+A-

Selam Arkadaşlarım neden bu başlığı attınız diye soracak olursanız, Torku Konyasporumuzun 4 yıl evvel 2010-2011 sezonuna aynı bu skorları alarak 4 maçta 5 puan aldığını ve sezon sonunda Kasımpaşa ve Bucaspor’la birlikte PTT 1.Ligine düştüğünü herkes hatırlıyordur, ne olmuştu o sezon? Bursa’da Bursaspor’a 1-0 yenilmiştik bu sezon da Eskişehir’e 2-1 yenilerek başladık, 2.haftada Konya da Eskişehir’i 2-1 yenmiştik bu yıl da Balıkesir’i 2-0 yendik, 3.haftada Gaziantep’te Gaziantepspor’la 2-2 berabere kalmıştık bu sezonda Sivas’ta Sivasspor’la 0-0 berabere kaldık, 4.hafta da ise Konya da Bucaspor la 1-1 berabere kalmıştık bu kez de Erciyesspor’la 1-1 berabere kaldık, 5.Hafta da İstanbul’da İstanbul BB’ye 1-0 yenilmiştik bu hafta da rakibimiz yine İstanbul’da Fenerbahçe ile ve biz o Fenerbahçe ile İstanbul’da 13 sefer karşılaşmışız ve 1 gol yediğimiz tek maç olarak, 16 Şubat 1991’de Sercan Görgülü’nün attığı gol ile 1-0 yenildiğimiz maç var diğer tüm maçlarda 2, 3, 4 ve 5’lik sonuçlar almışız ve 13 maçta tek bir beraberliğimiz yok. Şimdi 4 yıl evvelden farkımız var mı, başlığımı anladınız mı? 4 maç o sezon 5 puan almışız 5 gol atıp 5 gol yemişiz, bu yıl ise tek farkı şu: 5 puan aldık, 4 gol atıp 3 gol yedik. O sezon 4. hafta da Konya’da oynanan maç 11 Eylül 2010 Cumartesi saat 19.00’da oynanmıştı ve Orhan Ak’ın Bucaspor adına 9.dakikada attığı gole Konyasporumuz 67.dakikada Konyaspor taraftarlarının cesur yürek adını verdiği ve şu an Gençlerbirliği’nde 42 numaralı forma ile mücadele eden Hakan Aslantaş’ın attığı gol ile müsabaka 1-1 berabere bitmişti.

Şimdi maça tekrar gelirsek maçtan önceki yazım da demiştim Kayseri Erciyes’te çok etkili forvetler var Necati Ateş, İlhan Parlak, Edinho (Arnaldo Edi Lopes Da Silva), Jacques Zohua, Björn Vleminckx ve Senijad İbricic çok iyi forvetler, eğer önceki maçlar gibi ilk yarılar oynanıp 2.yarıda geri çekilirsek anında cezayı keserler demiştim dediğim çıktı ilk yarıyı 44.dakikada Cprian Marica’nın kaleci Gökhan Değirmenci’yi ters köşeye yatıran penaltısıyla 1-0 önde kapatmamıza rağmen 2.yarının başında İlhan Parlak’ın yerine Anıl Karaer’i ve 56.dakikada da Senijad ibricic’in yerine Edinho’yu alınca dalga dalga üzerimize gelmeye başlamıştı, biz de Edinho’yu tutacağız derken Necati Ateş’i unutunca 34 yaşındaki kurt oyuncu 62.dakikada tabelayı değiştiriverdi. Hatta 75. dakikada Edinho’nun ara pasına hareketlenen Cenk Ahmet Alkılıç’ın sert şutu kalemize girecekken çizgi üzerinde Mehmet Uslu çıkartmasa maç 1-2 olacaktı. 78.dakikada Mehmet’in sağ taraftan açtığı ortaya iyi yükselen Jagos Vukoviç topu kafayla Selim Ay’a indirdi. Selim Ay’ın kafa vuruşunu kaleci Gökhan Değirmenci Selim Ay’ı sakatlayıp çizgi üzerinde tuttu, bana göre o pozisyon kesin penaltıydı ve kaleci de kırmızı kart görmeliydi, çünkü etik dışı bir hareket yapmıştı, karşındaki oyuncuyu sakatlayıp topu tutma hakkı futbol yönetmeliğinin hiçbir yerinde yazmıyordu. 90. dakikada Dimitar Rangelov’un sol kanattan kaleye gönderdiği şutu kaleci Gökhan Değirmenci iki hamlede tuttu ve maç 3 dakika uzatma ile 1-1 berabere bitti. Artık tüm gözlerimizi ve umutlarımızı daha önce oynadığımız 13 maçta İstanbul’da tek bir beraberlik bile alamadığımız Fenerbahçe deplasmanına çeviriyorduk… 

Önceki ve Sonraki Yazılar