1. YAZARLAR

  2. Şemsettin Beştav

  3. 7 haftada ortaya çıkanlar
Şemsettin Beştav

Şemsettin Beştav

Yazarın Tüm Yazıları >

7 haftada ortaya çıkanlar

A+A-

Yüce Allah’ın emri hac görevimizi yerine getirmek amacıyla çıktığımız kutsal yolculuğu başarıyla gerçekleştirdik. İnşallah hacı olmayı arzu eden tüm Müslümanlara Allah’ım nasip eder. Hac görevi nedeniyle futbol dünyasından bayağı uzak kaldık. Ancak hac dönüşü bir ay içerisinde topladığım bilgiler ışığında sizlere kendi kişisel görüşlerimi aktarmak istiyorum.

Sezon başında tarihindeki ilk defa en büyük kupayı alarak sezona moralli başlayan Konyaspor maalesef ligde 7. haftaya gelindiğinde yedi puanla on dördüncü sırada. Geçen sene lige çıkan Göztepe, Sivasspor, Malatyaspor bile Konyaspor’un üzerinde sıralanıyorlar. Kupa maçındaki olaylar nedeniyle verilen beş maç seyircisiz oynama cezası ve başkan Ahmet Şan’ın istifasıyla yargılanma aşaması, kaptan Ali Çamdalı’nın kadro dışı kalması tabi ki bu başarısızlıkta etken olarak görülebilir. Ancak Konyaspor olarak büyük camiaysanız, büyük kulüpseniz, camianın ileri gelenleriyle, gerçek taraftarınızla, yerel basınızla birlik beraberliği sağlayarak bütünleşerek her türlü zorluğun tehlikenin üstesinden gelebilirsiniz. Şu anda böyle bir ortam sağlandı mı? Konyaspor’un ağırlıklı bir camiası var mı?

Camiayı oluşturacak zor zamanlarda akıl verecek saygıdeğer büyüklerin, eski başkanların var mı? Yok maalesef yönetim çaresiz bir şekilde basın bildirisiyle her kesimden destek istiyor. Konyaspor yönetiminin ilk yapacağı iş bir an önce genel kurula gidip tekrar yönetime talip olacaklarsa güven tazelemesi olarak gözüküyor. Böylece yapılacak genel kurulda spor kamuoyunda dile getirilen şaibelere de cevap verme imkanı doğacaktır. Yönetimler görevini yapıp giderler. Kalıcı olan Konyaspor kurumudur. Önemli olan yönetimlerin Konya için çok değerli bu kuruma zarar vermemeleri, kendilerine emanet edilen değerleri en iyi şekilde doğru kullanmalarıdır.

Konyaspor kulübünün otuz yıllık genel kurul üyesiyim. Elli yıldır da Konyaspor’la ilgileniyoruz. Konyaspor’un 1988 sezonunda ilk süper lige çıktığı yılda futbol şube sorumlusuydum. 2000 yılında da başkan yardımcılığı ve futbol şube sorumluluğu görevlerini yaptım. Konyaspor’da üst düzey görevlerde bulunduğumdan yönetici olmanın zorluğunu en iyi bilenlerdenim. Yönetimin icraatlarına dışardan ahkam kesmek, acımasızca eleştirmek çok kolay. Yönetici her zaman yalnızdır. Hata yapma lüksü yoktur. Ailesinden çok Konyaspor’un sorunlarıyla ilgilenir ama hora geçmez. Yeri gelir cebinden para verir. Maçta olası bir kötü sonuçta küfür bile yer. Sevdamız Konyaspor der sineye çeker. Tabi ki bu söylediklerim kulübe menfaatlenmek için gelip yöneticilik yapanlar için değil. İnsanın olduğu yerde mutlaka hata olacaktır. Yönetimlerde icraatlarında mutlaka hata yapacaklardır. Bizlere düşen görev yapılan bu hataları ve yanlışlıkları sağlıklı bir şekilde yorumlayarak eleştirmek olmalı.

Konyaspor’un yeni sezondaki transferlerine de göz atacak olursak 6.24 milyon Euro alınan ve satılan oyunculardan kara geçtiğini görüyoruz. On sekiz yeni oyuncunun transfer edildiği on beş lejyoner oyuncunun kadroda olduğu toplam 33.23 milyon Euro kadro değerindeki Konyaspor’un sekiz adet milli oyuncusu bulunuyor. Hocası yeni, kadrosundaki oyuncuların yarısından çoğu yabancıların oluşturduğu takımın intibak süreci biraz zaman alacak gibi geliyor. Hele hele yeni hocanın taktiksel değişimi de kolay olmayacak gibi görünüyor. Öncelikle Konyaspor’un takım savunmasında sıkıntıları var. Bu yüzden futbolcular sahada yerleşim hataları yapıyorlar. Yenen goller yüksek toplardan ve aynı tip goller. Konyaspor’un takım karakterini sahaya yansıtması lazım. Hocamız fiziksel sorunumuz yok dese de maçlarda yaşanan ikili mücadeleler de kaptırılan toplar sıkıntı yaratıyor. Yeni takım, yeni hoca, yeni taktik zamana ihtiyaç var diye düşünüyorum. Ancak bu sene ligde maçlar sert ve çok çetin geçiyor. Her takım her takımı yenebiliyor. Şimdiden şu takımlar düşmeye oynar diyemiyorsun. Ligde çok dikkatli olmak lazım. Avrupa maçları da oynuyorsun. Bu maçlardan sonra takımlarda düşüş de yaşanabiliyor. Geçen sene Avrupa maçlarında çok başarılı olan Osmanlıspor sezon sonunda birkaç maç daha olsaydı nerdeyse küme düşüyordu. Bu nedenle Mustafa Hoca’nın geçen seneden ders çıkararak demeçlerinde de dini söylemleri bırakarak, daha coşkulu, ayakları yere sağlam basan, mağlubiyeti kabullenmeyen bir takım yaratması en büyük dileğimiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum