1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. AB Komisyonundan vizesiz seyahat için tavsiye kararı
AB Komisyonundan vizesiz seyahat için tavsiye kararı

AB Komisyonundan vizesiz seyahat için tavsiye kararı

İKV Başkanı Zeytinoğlu:- "Vizelerin kaldırılması, AB ile ilişkilerin geleceği için turnusol kağıdı görevi görecek"- "Komisyonun olumlu görüşü memnuniyet verici ama hala atılması gereken adımlar var"

A+A-

İSTANBUL (AA) - İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türk vatandaşlarının Schengen ülkelerine yapacakları seyahatlerde vizelerin kaldırılmasının, AB ile ilişkilerin geleceği için "turnusol kağıdı" görevi göreceği belirtti.

Zeytinoğlu, Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Türk vatandaşları için vize muafiyeti yönünde tavsiye kararı almasına ilişkin yazılı açıklamasında, Komisyonunun, bugün vize serbestliğine ilişkin yayımladığı 3. ve son raporu değerlendirdi.

Raporda, Komisyonun vize serbestliği için olumlu görüş bildirmesini sevinçle karşıladığını vurgulayan Zeytinoğlu, hala karşılanması gereken 5 kriter kaldığını ve teknik sebeplerle geciken 2 kriter için de ek süre verildiğini hatırlattı.

Zeytinoğlu, vizelerin kaldırılmasının bir psikolojik bariyeri yıkacağını dile getirerek, "Schengen vizesinin kaldırılması kararı, Türk vatandaşlarına verilecek son derece olumlu bir mesaj olacaktır. Türkiye için de bu zor şartlar altında bir moral takviyesi sağlayacak, AB ile ilişkilerde yeni bir başarı hikayesi olarak kabul edilecektir." ifadelerini kullandı.

Vizelerin kaldırılmasına yönelik kararın, Türkiye ve AB ilişkilerinin sağlığı açısından da önemli olduğuna dikkati çeken Zeytinoğlu, iki taraf arasında güvene ve iş birliğine dayalı yeni bir sürecin başlaması için vize serbestliğinin bir turnusol kağıdı görevi göreceğini kaydetti.

Zeytinoğlu, Türk vatandaşları için Schengen vizesi zorunluğunun kaldırılmasının, AB ile varılan mülteci anlaşmasının önemli bir parçasını oluşturduğunu anımsatarak, "Yani Türkiye'nin mülteci krizinin aşılmasında AB’ye yardım ve desteğini karşılayacak şekilde vizelerin kaldırılması, AB tarafının samimi ve güvenilir bir ortak olduğunu gösterecektir. Türkiye ve AB arasında bu iş birliğinin sağlıklı bir şekilde devamı, büyük ölçüde vize serbestliğinin sağlanmasına bağlı." görüşünü paylaştı.

- "Ek önlemlerle vize serbestliğinin içi boşaltılmamalı"


Zeytinoğlu, Avrupa Komisyonunun, vize serbestliği sağlandıktan sonra, anlaşmanın belirli hallerde askıya alınabilmesi, vize serbestliğinin geçici olarak durdurulabilmesi için öne sürdüğü korunma mekanizmalarına da değindi.

Vize serbestliği sağlandıktan sonra bu tür keyfi kısıtlamalara tahammül edilemeyeceği uyarısında bulunan Zeytinoğlu, vize serbestliği sonrasında aşırı bir hızla artan göç akınlarının oluşması, vizesiz seyahat hakkının suistimal edilmesi, güvenlik tehditleri ya da iltica başvurularında olağan dışı artış gibi durumlarda, Schengen alanı ülkelerinin korunma önlemleri alma hakkı bulunduğunu hatırlattı.

Zeytinoğlu, korunma önlemlerinin Schengen alanı ve vize düzenlemeleri kapsamında tanındığının altını çizerek, "Ancak Türkiye özelinde bu tür önlemlerin daha kapsamlı hale getirilmesi ya da kolaylaştırılması kabul edilemez. Bu noktada Komisyonun mart ayında 2. vize serbestliği raporuyla birlikte yayımladığı çalışma belgesini hatırlamakta yarar var. Çalışma belgesinde, 'Türk vatandaşları için vizelerin kaldırılmasının, AB ülkelerine yönelik yeni bir göç hareketine yol açmasının olası olmadığı' belirtiliyordu. Dolayısıyla vizelerin kaldırılması sonrasında Türkiye’den AB’ye doğru bir akın olacağını beklemek yersiz." değerlendirmesini yaptı.

- "Olağanüstü ilerleme kaydedildi ama az da olsa ek süreye ihtiyaç var"


Vizenin AB ile ilişkilerdeki psikolojik anlamı ile sosyal ve kültürel etkileşim açısından önemine dikkati çeken Zeytinoğlu, Türkiye'nin vize serbestliği yol haritasındaki 72 kriteri yerine getirmek için gerçekleştirdiği reformlara ilişkin de şunları kaydetti:

"Özellikle 18 Mart’taki mülteci anlaşması ile vize serbestliği için hedef tarihin haziran ayına çekilmesinden sonra, tekrar hızlı bir reform sürecine girdik. Bu kapsamda Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunu Oluşturan Kanun ve çeşitli Avrupa Konseyi Sözleşmelerinin onaylanmasını da içeren paketler, Meclis’ten geçti. Soruşturma veya kovuşturmanın devri ile rızaya dayalı iade gibi müesseselere de yer veren ve 72 kriter arasında öne çıkan Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu Tasarısı'nın TBMM’de 24 Nisan 2016 tarihinde kabul edilmesi ve Kolluk Gözetim Komisyonu’nun yasalaşması da şüphesiz ki vizesiz Avrupa hayali için önemli gelişmeler oldu. Öte yandan bir takım ikincil mevzuat çalışmaları da bu kapsamda öne çıktı. Örneğin Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan arasında geri kabul ve sınır yönetiminde iş birliğine yönelik mevzuat da TBMM’den geçirildi.

Bu reform süreci 2000’lerin başında AB ile müzakerelerin açılmasını sağlamak için gerçekleştirdiğimiz reformlara benziyor. Ancak ev ödevlerinin hepsi tamamlanmadı. Komisyon, 18 Mart 2016 tarihinde gerçekleşen Türkiye-AB Zirvesi'nden bu yana Türkiye'nin 72 kriterin karşılanması noktasında olağanüstü bir ilerleme kaydettiğini ifade etse de halen daha hızlı bir şekilde karşılanması gereken 5 kriter bulunuyor. Karşılanması beklenen bu 5 kriterin ilkini, Türkiye-AB Vize Serbestliği Yol Haritası'nda öngörüldüğü üzere, yolsuzlukla mücadele alanında GRECO tavsiyeleri ile uyumlu ileri adımlar atılması oluşturuyor. Öte yandan, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun AB standartlarına uygun hale getirilmesi gerektiği değerlendiriliyor. Üçüncü olarak, Europol ile bir operasyonel iş birliği anlaşmasının da uygulamaya koyulması gerekecek."

Zeytinoğlu, bu kriterin karşılanmasının da Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun, AB mevzuatına uyumlu hale getirilmesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu hatırlattı.

Cezai meselelerde AB üyesi devletlerle etkin adli iş birliğinin sağlanmasının da önümüzdeki kısa sürede karşılanması gereken bir diğer kriter olduğunu belirten Zeytinoğlu, açıklamasında, "Son olarak ise Terörle Mücadele Kanunu'nda değişiklikler yapılması, özellikle de Türkiye’de ilgili mevzuatta belirtilen 'terör tanımının' AB’deki muadilleri ile uyumlu hale getirilmesi bekleniyor. Dolayısıyla bugün yayımlanan raporda kriterleri tümüyle karşıladığımız belirtilmiyor. Bunun için az da olsa ek süreye ihtiyaç var." ifadelerine yer verdi.

Zeytinoğlu, haziran ayı itibarıyla uygulanması öngörülen Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması’na da değinerek, açıklamasını şöyle tamamladı:

"21 Mart itibarıyla Yunanistan ile geri kabul mekanizması aktive edilmişti. Ancak Geri Kabul Ortak Komitesi’nin, 3 yıllık geçiş süresinin dolmasını beklemeden Haziran 2016 itibarıyla geri kabul mekanizmasının işletilmesi yönündeki kararın TBMM tarafından onaylanmasının ardından, bu süreç AB ülkeleri ile de uygulamaya geçecek. Bu açıdan Türkiye'nin üzerindeki yükün artacağını tahmin etmek zor olmaz. Türkiye'nin AB ülkeleri tarafından iade edilecek üçüncü ülke vatandaşlarının kabulü ve kendi ülkelerine iadeleri için kapasitesini güçlendirmesi gerekli."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT