1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Ablukanın 10'uncu yılında İHH'dan Gazze raporu
Ablukanın 10'uncu yılında İHH'dan Gazze raporu

Ablukanın 10'uncu yılında İHH'dan Gazze raporu

İHH Genel Başkanı Yıldırım:- "Yaklaşık 1,8 milyon nüfusu bulunan Gazze bölgesinde onuncu yıla giren abluka ve kısıtlamalar, insanların yaşamını sürdürülemez hale getirdi"- "Yaşanan abluka bugünün büyüklerinden ziyade Gazze’nin geleceğini yok etmektedir"-

A+A-

İSTANBUL (AA) - İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, 10'uncu yılına giren Gazze ablukasının insanların yaşamını sürdüremez hale getirdiğini belirterek, "Yaşanan abluka bugünün büyüklerinden ziyade Gazze’nin geleceğini yok etmektedir." dedi.

İHH tarafından, İsrail'in Gazze'de sürdürdüğü ablukaya ilişkin rapor hazırlandı. İHH Genel Başkanı Yıldırım, vakıf merkezinde düzenlenen basın toplantısında, Dr. Ahmet Emin Dağ'ın kaleme aldığı, "Onuncu Yılında Abluka'nın İnsanlık Dışı Sonuçları" raporunu anlattı.

- "İşsizlik yüzde 50, fakirlik yüzde 80"

Yaklaşık 1,8 milyon nüfusu bulunan Gazze şeridinde onuncu yıla giren abluka ve kısıtlamaların insanların yaşamını sürdürülemez hale getirdiğini ifade eden Yıldırım, "Bu kısıtlamalar nedeniyle bölgenin milli geliri yarı yarıya azalmış, işsizlik oranı yüzde 50'yi bulmuş ve fakirlik oranı yüzde 80'lere ulaşmıştır. Gazze halkı bu kuşatma nedeniyle adeta açık hava hapishanesinde yaşamaya mahkum edilmiştir" diye konuştu.

- "100 bin insan evsiz"

Uygulanan insanlık dışı abluka nedeniyle sadece ekonomik ve siyasi altyapı değil, toplumun sosyal dokusunun da bozulduğunu, ailelerin parçalandığı ve şiddet eğiliminin arttığını vurgulayan Yıldırım, şunları kaydetti:

"100 binden fazla insan evsiz kalarak akrabalarının yanında yaşamaya mahkum edilmiştir. Nüfusunun üçte ikisi zaten mültecilerden oluşan Gazze’de yeni evsizlerle hayat daha büyük bir yüke dönüşmüştür. Durumu daha trajik kılan konu ise bu nüfusun yarısını 18 yaş altı çocukların oluşturmasıdır. Bu da bölge halkının dışa bağımlılığını arttırmaktadır. Yaşanan abluka bugünün büyüklerinden ziyade Gazze’nin geleceğini yok etmektedir. 300 bin çocuk ya bir yakının kaybetme veya bombardımanlar nedeniyle psikolojik travma tecrübe etmiştir."

- "En büyük problem genç işsizlik"

"Gazze’de, temiz içme suyundan elektriğe, uygun barınma imkanından eğitime kadar her alanda durum kötüleşmektedir" diyen Yıldırım, "Uygulanan abluka sonucunda, Gazze bölgesinin ekonomik göstergeleri 2005 yılına kadar süren fiili İsrail işgali döneminden daha kötü bir duruma gerilemiştir. Aynı süre içinde İsrail’in içindeki ortalama gelir neredeyse 20 kata yakın artış göstermiştir. Bölgedeki işsizlik oranı resmi olarak yüzde 30 olmakla birlikte, dönemsel işsizlerle birlikte rakam yüzde 50’nin üzerine çıkmaktadır. Genç işsizlik ise bölgenin en büyük problemidir. Gazze halkının en büyük geçim aracı yurt dışında çalışan akrabalarının gönderdikleri aylık 50-100 dolar düzeyindeki paralardır" değerlendirmesinde bulundu.

- "Okul ve hastaneler yetersiz"

Gazze'ye uygulanan ablukanın en acı ekonomik sonuçlarından birinin, insanların gıda güvenliğinin tamamen yok olmaya başladığını anlatan Yıldırım, halkın yüzde 44'lük bir bölümünün gıda güvenliğinden yoksun, yüzde 80’inin ise ülke dışından gönderilen insani yardım malzemeleriyle geçinecek duruma düşürüldüklerini söyledi.

Yıldırım, Gazze'ye günde en fazla 8 saat elektrik verildiğini, hastane ve okulların ihtiyaca cevap vermediğini vurgulayarak, "Gazze’de yaklaşık 25 adet hastane bulunmaktadır. Bunların toplam yatak kapasitesi 2 bin civarındadır. Çocuk ölüm oranları da dünya sıralaması ile karşılaştırılınca her 1000 doğumda 23 rakamı ile oldukça yüksek bir düzeydedir. Gazze’de halen 500 binden fazla öğrenci bulunmasına rağmen mevcut okullar ihtiyacı karşılamadığı için en az 250 tane yeni okul binasına ihtiyaç bulunmaktadır." dedi.

- "Dünyayla bağlantısı kesik"

Gazze’nin dünyayla bağlantısını sağlayan kapılarının da kapalı olduğuna dikkati çeken Yıldırım sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gazze’nin dünya ile bağlantısı normal koşullardan 6 sınır kapısı üzerinden sağlanmaktadır. Ancak bunlardan sadece 3'ü çalışmaktadır: İsrail'e açılan Erez ve Kerem Şalom kapıları ile Mısır’a açılan Refah geçişi. Erez kapısı İsrail'e doğru olduğu için sadece Tel Aviv’den özel izin belgesi bulunan kişilere, bazı hastalara, uluslararası ziyaretçilere, insani yardım çalışanlarına ve İsrailli iş adamlarına kullandırılmaktadır. Bu nedenle Gazze’deki sıradan halk için Erez’den yararlanma imkanı çok düşüktür."

Yıldırım, Refah Kapısı'nın da Mısır tarafından sık sık kapatıldığını hatırlattı.

- Türkiye - İsrail ilişkileri

Söz konusu raporun içeriğini aktardıktan sonra Türkiye-İsrail ilişkileriyle ilgili de açıklamalarda bulunan Yıldırım, "İsrail, sözünden durmayan, yalancı, bebek katili bir terör devletidir. İsrail şımarıktır. Önce alttan alır sonra vurur. İsrail verdiği sözleri tutmayan bir şebekedir, devlet değildir. Mavi Marmara’dan dolayı İsrail’e özür diletmek bir başarıdır. Ancak, bu yeterli değil. Gazze ablukasının kaldırılması lazım. Çünkü biz güçlüyüz. Şehit, aileleri için tazminatın gündeme getirilmesi rencide edicidir. Üç- beş kuruş verip susturmak istiyorlar. İsrail’in tavrı budur. Lütuf tazminatını istemiyoruz. Tazminatın miktarı da komedidir. Yarınlarda tiyatrolarda oyun olacak nitelikte bir komedidir. Bizim için tazminatın miktarı önemli değil. Bir kuruş olsun ama karşı tarafın haksızlığını ortaya koysun" şeklinde görüşlerini dile getirdi.

Türkiye’nin İsrail’in katil ve uluslararası sularda terörizm uygulayan bir devlet olduğunu anladığını kaydeden Yıldırım, açılan davalardan vazgeçilmeyeceğini dile getirdi.

Toplantında bir belge gösteren Yıldırım, İsrail'in Türkiye'deki bürokratlarla görüşerek 40 bin kişiyi teröristler listesine sokturduğunu iddia etti. "G-89" kodu konularak ülkeye girişi yasaklananlar arasında İHH Yönetim Kurulu Üyesi Osman Atalay'ın ve kendisinin de olduğunu, yapılan başvurulan neticesinde bundan geri adım atıldığını öne süren Yıldırım, DAEŞ ile irtibatlandırılan 40 bin kişinin o listelere konulmasında bürokratların sorumlu olduğunu savundu.

Hamas'ın 2007 yılında Gazze'deki seçimleri kazanmasının ardından İsrail, bölgeyi kara, hava ve denizden abluka altına almış ayrıca çeşitli iddialarla zaman zaman saldırılarda bulunuyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT