1. YAZARLAR

  2. Ziya Uysal

  3. “AKIL AKILDAN ÜSTÜNDÜR”
Ziya Uysal

Ziya Uysal

Yazarın Tüm Yazıları >

“AKIL AKILDAN ÜSTÜNDÜR”

A+A-

       İnsan aklı, tekerlek icat edilinceye kadar tekerleği düşünemiyordu. Düşünebilseydi daha önceleri onu yapmış olurdu. Her sahada olduğu gibi terör mücadelesinde de teknolojinin yeri çok önemlidir. Türk halkının akıl ve bilgi desteğinden yeterince yararlanılsa, el dedektörüyle adım adım mayın taraması yapmanın çok ötesine geçeriz. Elektronikte özel sektörümüzün geldiği seviye göz ardı edilmemelidir. Sadece resmi kurumlarla ve az sayıda özel firmayla bu konuları sınırlamak yanlıştır. “ Akıl akıldan üstündür. “ Bazı küçük atölyelerimizde bile imkânsızlık içinde heder olup giden elektronik dehaları olabilir. Liyakatli firmalarımızın önüne somut bir hedef, belki biraz da destek ve mutlaka dikkat çeken ödüller konmalıdır. İhtiyaç duyulan ve henüz icat edilmemiş her cihaz için özel sektör organize edilmelidir. 

       Örneğin sadece Konya’daki elektronik firmaları bile teröristlerin patlayıcı yerleştirdiği tuzakları uzaktan algılayacak ve geniş alanları tarayacak şekilde yeni aygıtlar geliştirebilir. Bunu Konya yapamazsa İzmir yapar, Afyon yapar, başka illerimiz yapar, ama biri mutlaka yapar. Bu milli bir mesele olduğu için hepsi de daha büyük bir özveri ortaya koyarak yaparlar. Yeter ki onlara bütün detaylarıyla ve örnek bomba düzenekleriyle birlikte problem tanıtılsın ve önlerine hedef konsun. Bu sayede teknolojimiz de gelişmiş olur. İletişim teknolojilerinin bu günkü düzeye gelmesine de uzay mekikleriyle haberleşme ihtiyacı sebep olmadı mı?

 

LOJİSTİK MERKEZİ ACİL HALE GELDİ!   

 

      Konya’mız bir tarım ve tarımsal sanayi merkezidir. Her yıl harman zamanı gelince nakliye sıkıntısı başlardı. Arkasından pancar hasadıyla birlikte bu sıkıntı devam eder, nakliye sıkıntısı yaz boyunca ürün sevkiyatını aksatırdı. Ürün çeşidi ve üretimin artmasıyla şimdi bu sıkıntı bütün yıla yayılmaya başladı. Çukurova ve Güney Doğunun karpuzu, hububatı, Konya ve İç Anadolu’nun hasat ve harmanı peş peşe geliyor. Yaz döneminde Çukurova ve güneydoğu illeriyle olan ticaretimiz nakliye sıkıntısı yüzünden aksıyor. Ayrıca bu dönemdeki kamyon yetersizliği yüzünden nakliye fiyatları da 2-3 katına kadar çıkıyor. 

       Örneğin şimdi pancar hasadı başladı. Tüccar ve sanayici kamyon kiralamayı genellikle Kamyon Garajındaki nakliye komisyoncuları aracılığıyla yapar. Çünkü iş alacak kamyonlar da onlara başvurur. Bu günlerde Kamyon Garajından günde 5-6 kamyon isteyen tüccar ve sanayiciler, 2-3 kamyonla yetinmek zorunda kalıyor. Bu durum Konya’nın ekonomik gelişmesini yavaşlatan çok önemli bir problemdir. Tarımdan sanayiye, imalat sektöründen hizmet sektörüne kadar her iş için nakliye çok önemlidir. “ Dünya dört teker üstünde dönüyor” dedirtecek kadar önemlidir. Acil olarak önlem alınmazsa çok zararlı çıkarız. 

       Nakliyecilik daha da desteklenmeli, daha cazip bir duruma getirilmelidir. Ancak bu konudaki en kalıcı, en somut ve acil önlem, lojistik merkezinin hayata geçirilmesidir. “Konya bir lojistik merkezi haline gelecek” sözünün gerçeğe dönüştürülmesidir.  

 

YERLİ VE MİLLİ

 

       Sayın Cumhurbaşkanımızın şimdiye kadar söylediği en isabetli sözlerinden biriydi. Ama bazıları bunu bile demagoji malzemesi yaptı. Yok 78 milyonun hepsi yerli ve milliymiş, yok bu da bir bölücülükmüş, yok bilmem ne! Bir münazara yapılmış, ”Dünya düz mü, yuvarlak mı?” diye ve “Dünya düzdür” tezini savunanlar kazanmış, derler. Bu tam da ona benziyor.

       78 Milyon yerli ve milliyse, ay yıldızlı bayrak yerine ayrı bayrak açanlar nedir? 78 Milyon yerli ve milliyse Atatürk’ün resmi yerine, bölücü başının resmini koyanlar nedir?

       Sırf başörtülü oldukları için, kıyafeti kendi dünya görüşüne uymuyor diye, görev ve sorumluluğunu da istismar ederek, vatandaşın çocuğunu devletin okuluna, hatta özel okula bile aldırtmayanlar da mı yerli ve millidir? İnsan uzaydan gelmiş olsa bile asıl başörtüsünün yerli ve milli bir giysi olduğunu hemen anlardı, bunlar bu ülkede yaşadığı halde bile onu anlayamadılar. İşte bu körlük onların geri zekâlı ve cahil olduğundan değil, tam da “Yerli ve milli” olmayışındandır. Demek ki ne çekiyorsak içimizdeki yerli ve milli olmayanlardan çekiyoruz. Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT