Ziya Uysal

Ziya Uysal

Yazarın Tüm Yazıları >

Akıl ipi

A+A-

Mehmet'in ilk gençlik ve öğrencilik yıllarıydı. Bir gün, ünlü bir bilge kişiye rastladı. Onu çocukluk yıllarında bir kere daha görmüştü. O, halkın çok sevdiği, saygın bir şahsiyetti.
Ormanda, bir piknik yerindeydiler. Piknik yeri o gün bomboştu. Etrafını saran gençler, öğrencileriydi. Hepsi de sanki nefesini tutmuş, saygı ile Onu dinliyordu. Çocuklara ve gençlere bu şekilde kendini dinletebilmek, gerçekten her öğretmenin başarabileceği bir iş değildi. Üstelik o anda, olgun insan davranışlarıyla ilgili, sıkıcı bir ders anlatıyordu.
Öğretmenin ünü belli de, herkes can kulağıyla dinlediğine göre her halde bu dersin de bir ayrıcalığı vardı. Onu çok merak etmişti. Gençlerin arasına usulca Mehmet de sokuldu. O da diğerleri gibi öğretmeni dinlemeye koyuldu. Öğretmen, özet olarak şunları söylemişti:
“Her gece uyumadan önce ve sabah uyanınca Allah’ı hatırlamak, şükretmek ve Ona sığınmak, insanın ömrünü uzatır.
Her an Allah ile olmak, Onunla konuşmak, Onu anmak, insanı erdirir. Bir an için bile Onun sonsuz rahmetini, yüceliğini, mutlak kudretini, hikmetini düşünmek, insana huzur verir.
Allah’ın bütün özellikleri sadece kendine özgüdür. Hepsi de sadece Ona has olmak üzere mutlak üstünlük, mutlak güzellik ifade eden ilahi özelliklerdir. Bütün ilahi özellikler sadece Ona hastır. Çünkü Ondan başka ilah yoktur. Olması da mümkün değildir.
Kuranda bildirilen, en güzel ve sadece Kendisine has olan isimlerinden, her gün ayrı biri üzerinde düşünmek, Onu anlamaya çalışmak, insanda derin bir iç huzuru meydana getirir.
Bu iç huzuru; mutlu ve düzenli bir yaşam sürmek, verimli çalışmak ve kendimize sağlıklı bir muhakeme yeteneği kazandırmak için çok gereklidir. Ayrıca ruh sağlığı ve dolayısıyla beden sağlığı için de çok gereklidir. Bütün bunlar ömrü uzatan etkenlerdir.
Bir de Sabah uyanınca karşılaştığı insanlara neşe içinde, güler yüzle, Allah’ın selamını verenlerin başarısı daha üstün ve kalıcı olur.” demişti. Ama öğretmen, yalnızca bunları söylemekle kalmamış, yaşamdan pek çok örnekler vererek, her bir konuyu da iyice açıklamıştı.
Adamın söyledikleri Mehmet’in çok hoşuna gitmişti. Sanki her anlattığı konu Ona yeni bir heyecan veriyordu. Gerçekten de bunlar insanın iç dünyasında cereyan eden, gizemli, derin ve güzel hallerdi. Böyle yapınca başarının gerçekten artacağına O da inandı. Ama O böyle şeylere alışık değildi. Buna alışmaya karar verdi.
Bir süre sonra gördü ki bu o kadar kolay değil. Ya yatınca hemen uykuya dalıyordu, ya da uyanınca hemen dışarı fırlıyordu. Eskiden olduğu gibi telaş içinde, rast gele davranıyordu. Vazgeçmeyi düşündü bir an. Ama kendi kendine verdiği sözü tutmalı, bunu başarmalıydı.
Tavana uzunca ve ucu saçaklı bir sicim bağladı. Onu öyle ayarladı ki hem yatarken, hem de kalkınca, istese de istemese de sicim mutlaka başına dokunuyor ve ödevini hatırlıyordu.
Yine de bazen eskisi gibi birden dışarı fırladığı olurdu. Böyle durumlarda hiç üşenmeden tekrar geriye dönüp yatağa girer, bir süre Allah'ı düşünürdü.
Onu her gün ayrı bir özelliği ile anar, o özelliğini simgeleyen güzel adını söyleyerek kalkar, onun anlamı üzerinde, o öğretmenden öğrendiği yolu izleyerek, biraz düşünürdü. Sonra da rastladığı bütün insanları neşe içinde, gülümseyerek selamlar ve güne başlardı.
Zaten Allah'ın bütün halleri ve isimleri en güzelin de ötesinde güzeldi. Onu hatırlamak, Onu düşünmek, Onu anmak, gerçekten de insanı nasıl geliştiğine akıl erdiremediği çok derin ve güzel düşüncelere, esrarengiz ve hoş duygulara, iç aleminde sanki çok harika dünyalara götürüyordu. Bunu zamanla daha iyi anladı.
Mehmet bunu her gün biraz daha geliştirerek, hayatı boyunca sürdürdü. Gerçekten de huzurlu ve uzun yaşadı. Çok başarılı da oldu. Aradan geçen yüzyıllara rağmen, eserleri hala eğitimdeki yerini koruyor. Fikirleri hiç eskimiyor, dünya durdukça da duracak gibi görünüyor.
Günümüzde insanların olaylara ve hayata bakışı, yaşam tarzı, değer yargıları, ahlak anlayışı çok değişmiş olmasına karşın; bütün dünyada Onun öğretileri ve hayat felsefesi de hala değerini koruyor. Günümüzde bazılarına“ ipsizin teki “ denmesinin, o akıl ipiyle ilgisi var mıdır acaba?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum