1. YAZARLAR

  2. Bayram Kabadayı

  3. AKŞAM OTURMALARI VE ÇETNEVİR
Bayram Kabadayı

Bayram Kabadayı

Yazarın Tüm Yazıları >

AKŞAM OTURMALARI VE ÇETNEVİR

A+A-

Kışın uzun gecelerinde, öteden beri kültürümüzde yer bulmuş sosyal faaliyetlerden olan ‘akşam oturmaları’ halen günümüzde de yaygındır. Bu gibi oturmalar sırayla belli günlerde olmakla beraber, bazen haftada bir gün veya ayda bir gün de olabiliyor.

Bu gibi ‘akşam oturmaları’ aslında Konya’mızda çok güzel bir kültür faaliyetlerindendir. Kişiler bir araya gelmekle kalmıyor, yerel müzikli ortamlar da oluşuveriyor. Akşam oturmalarına katılan kişiler, Konya tabiriyle çetnevir diye de adlandırılan,  fıstık fındık kestane çekirdek elma portakal gibi yiyeceklerden oluşan bir sini de genel olarak ortada yerini alıyor.

Bu gibi akşam oturmaları daha önceden, kişilerin bir birini haber etmesiyle başlıyor. Tabi ki kendi evinde toplanılacak olan kişiyi de tatlı bir telaş alıveriyor.

Yıllar önce, bir gün oturma sırası benim evde idi. Çetnevir almak için çarşıya çıkmıştım. Hava oldukça soğuk gökyüzü puslu sisli bir gündü. Aracımla şöyle muhacir pazarı civarındaki bir yoldan ilerlerken,  üçtekerli ‘kaktırmalı araba’ olarak tabir edilen üzeri kestane yüklü bir araba gözüme ilişti. Arabayı kaktıran orta yaş üstü ve yüzü kırışık, sakalı bıyığına karışmış ve bıyığının üzeri soğuktan buz tutmuş bir adam vardı. Yaklaştım adamın yanına ve ona gayri ihtiyari şöyle seslendim ‘kurban olduğum amcam, kestanenin kilosunu kaç paraya veriyorsun?’ deyince, adam bana doğru döndü ve  ‘anlamadım ne dedin sen’ dedi. Ben de tekrar sordum ‘kestanenin kilosu kaç para?’ adam hayır ‘hayır önceki dediğin cümle neydi?’ deyince, ben de durakladım bir an acaba yanlış bir şey mi söyledim diye,

‘’KURBAN OLDUĞUM AMCAM, KESTANENİN KİLOSUNU KAÇ PARAYA VERİYORSUN DEMİŞTİM’ dedim.

Bu sefer adam durakladı ve ‘bak delikanlı! şu cümleyi bir daha kur, kurban olduğum amcam, arabadaki tüm kestaneleri bedava veriyorum, götür’ dedi.

Çok şaşırmıştım ve şaşkınlığım devam ederken, adam ‘nerelisin delikanlı, bu gibi tatlı cümlelere yıllardır ben hasretim’ dedi. ‘Sağolasın amcam’ dedim. Biraz hasbıhal ettikten sonra ben 3 kilo kestane aldım ve oradan ayrıldım.

Demek ki tatlı dil çok önemli yaşamımızda. Yaşamımızın her anına, tatlı dillerin egemen olması dileğiyle, hayırlı pazarlar…

Haftaya Pazar’a görüşmek üzere.

SAYGILARIMLA

Önceki ve Sonraki Yazılar