1. YAZARLAR

  2. Oktay Mermer

  3. Akviran'dan Akören'e geçiş dönemi
Oktay Mermer

Oktay Mermer

Yazarın Tüm Yazıları >

Akviran'dan Akören'e geçiş dönemi

A+A-

Avren benim köyüm, Akviran benim nahiyem, Akören benim kasabam…
Anadolu’nun en eski kenti olan Çatalhüyük’e 49 km. gibi yakın bir mesafede olan Akören’in geçmişi M.Ö 7.000-6.500 yıllarına yani arkeoloji literatüründe neolitik çağa (Yontma Taş ve Cilalı Taş Devrine) kadar dayanmaktadır.  
Anadolu’nun, Büyük Selçuklu Sultanı Alpaslan tarafından Malazgirt Zaferi’yle fethinden sonra Anadolu’ya gelen Oğuzların Bayındır ve Kayı boylarının Akören’i de içine alan bir yerleşim gösterdikleri görülmektedir.
Akviran, 1961 yılında Akören ismini aldıktan sonra 1987 yılında da ilçe olmayı hak kazanmıştır.
İlçemizde 1928 yılından itibaren eğitim öğretim faaliyetleri sürdürülmektedir.
Avren döneminde ormanlık bir yerleşim olan ve o yıllarda av ile geçinen köy halkı, daha sonraki yıllarda ziraat ve hayvancılıkla geçimini sürdürmüştür.
Torosların kuzeyinde olması sebebi ile dağlık bir arazi yapısından ötürü,  zamanla tarım arazilerinin yeterli olmaması,  Akviran dönemindeki gençliğin eğitime yönelmesine sebep olmuştur.  
Eğitime gidemeyenlerde 60’lı yılların başında yurt dışında işçi olarak çalışmaya gitmişlerdir.
Akviran köyünde eski tarihlerde,  belediyenin,  jandarmanın, din görevlilerin,  ilkokulun olması, gençlerin ilk defa kendi  köylerinde gördükleri memurların cazibesi  ile eğitime yönelmesine neden olmuş.
Yine o dönemlerde, elektrik yok, yol yok, para yok, aş yok yok ama en önemlisi,  azim ile okuma hırsı oluşmuş. 
En büyük avantajı da kendi öğretmenlerinin kendi köylülerinden olması, o dönemin öğretmenlerinde her çocuğu kendi çocukları gibi görüp yetiştirmesiymiş.
Yine o yıllarda Akviran kilimleri ve halı dokumaları ile de ticaretini yapmakta hatta geçmiş yıllarda dokunan Akviran Kilimi örnekleri İstanbul Sultanahmet Müzesi'nde mevcuttur.  Benim rahmetli dedemde, halı dokumaları yaptırıp, halı iplerini boya kazanlarında kaynatır, bu renkli ipleri köy köy satarmış. O yüzdende lakabı Hacı Boyacı İsmail’dir.
Yine o dönemlerin nahiyesinde,  mevcut sağlık ocağının Akörenli vatandaşlar tarafından 1970 yılında imece ile yapıldığı, lojmanlarıyla birlikte tam donanımlı vaziyette olan sağlık ocağı kazandırıldığı bilinmektedir.
Şu an okuma-yazma oranının % 95’lerin olduğu Akören ilçesinde,  Selçuk Üniversitesi’ne bağlı Meslek yüksek Okulu’nun yaklaşık 1000 öğrencisi bulunmakta eskiye dönük imkânların daha iyi olmasına rağmen, liselerimizden mezun öğrencilerin üniversiteyi kazanma oranı çok düşük olduğu görülmekte. Yine ortaokul mezunlarımızdan, Anadolu-Fen lisesine girenler çok azınlıktadır.
Buradan tüm yetkililere sesleniyorum.  STK’lara sesleniyorum.  Tüm Akören gibi imkanları az olan ilçelerimize daha çok hizmet etmelerini istiyorum.
İlçemize yakışır eğitimin olması için İl-İlçe Milli eğitim Müdürlerimize, okul müdürlerimize, öğretmenlerimize çok görev düşmekte, başarıda-başarısızlıkta bizimdir, lütfen başarısız değil başarılı olalım.
Akören ilçesinin gençlerine de diyorum ki, lütfen eski Avren’deki-Akviran’daki büyüklerimizi kendimize örnek alalım, Akörenli aileler, sizde lütfen akıllı-çalışkan-başarılı Akörenli gençliğine sahip çıkın onlara her türlü imkanı sağlayın. Hep birlikte elimizi taşın altına koyup, gurur duyduğumuz insanımızı-gençliğimizi daha başarılı daha güçlü görelim.
Sözün özü; “Çalışmak başarıya ulaşmaktır.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

3 Yorum