1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

  3. Ali Gâv Sultan Zaviyesi ve Türbesi
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Yazarın Tüm Yazıları >

Ali Gâv Sultan Zaviyesi ve Türbesi

A+A-
  • XIII. yüzyıla tarihlenen, yaptıranı ve yapım tarihi bilenmeyen Ali Gav Zaviyesi ve Türbesi, Ali Gav Sokağı’nda ve aslına uygun olarak yeniden restore edilerek KOMEK tarafından çeşitli kurslar verilmek için ve toplantılar yapmak maksadı ile kullanılıyor.

 

 

Konya’nın Selçuklu İlçesinde, eskiden Tarla Mahallesinde (Osmanlı döneminde Ali Gav Mahallesi) iken günümüzde Akıncı Mahallesi, Ali Gav Sokağı’ndadır. Kaynaklarda Zâviye” ve “Mahmudiye Medresesi” adıyla da kayıtlara geçmiştir. 

Eserin büyük bir kısmı yıkılmış olduğu için orjinal durumunu tam olarak tesbit etmek mümkün değildir. Ancak bugün ayakta kalabilen elemanlarından kemerlerle birbirine bağlanan dört serbest sütunun taşıdığı ortadaki merkezi kubbe ile güney tarafta yer alan eyvan ve iki yanındaki kubbeli odalardan müteşekkil bir plana sahip olduğu anlaşılmakta, yanlarında da öğrenci odalarına ait koridorların uzantıları belli olmaktadır.

XIV. yüzyılda inşa edilmiş, medresede bulunan bir zaviyesidir. XV. yüzyılda yaşamış Hacı Bayram-ı Veli ahvalinden Ali Gav Baba medfundur. Medresenin duvarları moloz taş, tonoz kubbe gibi örtü elemanlarıyla kemerleri tuğla ile örülmüştür. Ana eyvan ile yanlarındaki kubbeli odalar kısmen sağlam durumdadır. Bir basamakla çıkılan ana ayvanın üstü sivri beşik tonozla örtülüdür. Bir dönem türbe işlevi de gören eyvanın kıble tarafına açılan dikdörtgen niş pek çok merdere örneğinde karşılaşıldığı gibi mescid görevini de yerine getiren bu bölümün mihrabı olmalıdır. Kubbeli odaların avluya açılan kapıları kemerlidir. Zaviyenin kapısı batı cephenin kuzey ucundadır. Buradan birkaç basamaklı merdivenle avluya inilmekte, merdivenin hemen yanında bir mezar ile kuzey duvarında mermerden altı satırlık (1901) tarihli tamir kitabesi dikkati çekmektedir.

Yapılan kazılarda, medresenin güneydoğudaki kubbeli odasında, firuze renkli diktörtgen ve sekiz köşeli çini kaplama parçalarıyla pabuç şeklinde bir Selçuklu kandilinin bulunması burada çini sandukalı bir türbe olabileceğini göstermektedir. Yine medresenin kuzeybatı köşesindeki hafriyatta açık firuze ve koyu lacivert sırlı haçvari şekilli çinilerle, firuze renkli sarı sekiz köşeli yıldız çiniler bulunmuştur.

 

ALİ GAV / MAHMUDİYE MEDRESESİ

Ali Gav Zaviyesi, XIII. yüzyıla tarihlenmektedir. Yaptıranı ve yapım tarihi bilenmemektedir. Osmanlı’nın son devrinde Bektaşî Tekkesi olarak kullanılmıştır. Mehmet Ferit Paşa’nın Konya Valiliği zamanında (1898-1903), bir cinayetin işlenmesi, tekkeye dikkatleri çekmiştir. Bunun üzerine tekke; 1898 yılında onarılıp, eklerle ihtiyacı karşılayacak hâle getirilerek medreseye çevrilmiştir.

Merakınızı gidermek açısından bu kısım şu şekilde özetlenebilir: “Zâviyede bir zamanlar derbeder ve kötü huylu Bektaşiler oturdukları için burada bir cinayet işlenmiş, oturanlar oraya getirdikleri İbrada’lı bir sandık eminini öldürmüşlerdir. O vakitler, Konya’da vali bulunan Avlonya’lı Ferid Paşa zâviyeyi, eski Konya mebusu ve Şer’iyye Vekili Hadimli Hoca Mehmed Vehbi İbn-i Hüseyin’e vermiş, bu kişi de hayır severlerin yardımıyla burasını elden geçirterek medrese haline getirmiştir. Bundan sonra da, II. Mahmud Bektaşiliği yasakladığından dolayı bu zâviye, Mahmudiye Medresesi olarak isim değiştirmiştir.”

Ali Gav Mescidi, Zaviyesi, Türbesi, Medrese ve talebe hücreleri aynı arsa üzerinde bir manzume halindedir. Hepsi, Ali Gav Zaviyesi arsası üzerine yaptırılmıştır. Eklerle gelişen bu eserin başlangıcı zaviyedir. Bina, medreselerin kapatılmasından sonra bir ara çocuk kutüphanesi olarak kullanılmış, ardından bir sivil toplum kuruluşu hizmetine verilmişti.

Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından 2012’nin Mart ayının ortalarında başlayan yüzde 70’e varan kısmı aslına uygun olarak yeniden restore edilen Ali Gav Zaviyesi/Türbesi ve Mahmudiye Medresesi, günümüzde KOMEK tarafından çeşitli kurslar (Osmanlıca) veriliyor. Toplantıların yanı sıra çeşitli sergiler açmak maksadı ile de kullanılıyor.

 

Ali GAV NASIL SULTAN OLDU?

Genç yazarlardan Hasan Durucan, Pusula’da “Ali Gav Sultan” başlıklı yazısında, “Gav” kelimesinin Farsçada “öküz” anlamına geldiğini belirterek 11. Yüzyılda Türkmen Beyi Afşin komutasındaki Türkmen birliklerinin Konya’yı fethetmek üzere kaleyi muhasara altında tuttuklarını fakat, bütün akınlara rağmen kalenin bir türlü düşmemesi üzerine içerden fethetmek ve kale kapılarını indirmek için Ali Gav Sultan’ın gizlice sızarak bu görevi başarıyla yerine getirdiğini bize aktarıyor.

Konya Kalesi’nin düşmesi sırasında sırtına öküz derisi aldığı için Ali Efendiye ondan sonra “Ali Gav Sultan” denildiği de  bu yazıda ifade ediliyor.

 

KİTABESİ

Tamir kitabesinde ise şunlar yazılı:

“Sâye-i ömr-i envâye-i Hazret-i hilâfetpenâhide vâli-i vilâyet devletlû, Mehmed Ferid Paşa Hazretlerinin âsâr-ı edîde-i muvaffakıyetlerinden, biri de mükemmelen tamir ve ihya olunan iş bu Mahmudiye Medresesi’dir”. (Hicri 1319 / Rumi 1317 / Miladi 1901). 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT