1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Almanya'daki İslam karşıtı AfD partisi
Almanya'daki İslam karşıtı AfD partisi

Almanya'daki İslam karşıtı AfD partisi

Alman Marshall Fonu siyasi partiler uzmanı Lochocki: - “Seçmenler AfD’ye, programına, vaatlerine oy vermiyorlar. Seçmenler yerleşik partilerden duydukları memnuniyetsizlik nedeniyle söz konusu partilere karşı oy kullanmak amacıyla AfD’ye oy veriyor” - “Af

A+A-

BERLİN (AA) - Alman Marshall Fonu’nun (GMF) siyasi partiler uzmanı Timo Lochocki, “Alman iç istihbarat teşkilatı, AfD’yi ‘İslam Almanya’ya ait değildir’ görüşü nedeniyle izlemeye alabilir. İç istihbaratın böyle bir hamlesi seçmenler için bir kırmızı ışık, uyarı niteliği taşır.” dedi.

İslam karşıtı söylemini, parti programına “İslam Almanya’ya ait değildir” sözleriyle dahil eden Almanya için Alternatif (AfD) partisinin hafta sonunda Stuttgart’ta yaptığı kongrenin yankıları sürüyor.

AfD’nin Stuttgart kentindeki kongresini izleyen ve gözlemlerini AA muhabirine aktaran Alman Marshall Fonu’nun (GMF) siyasi partiler uzmanı Lochocki, kongrenin parti içi dinamikler hakkında çok önemli ipuçları verdiğini, parti içi ayrışmanın çok derin olduğunu söyledi.

Lochocki, “Kongrede parti üyelerinin çok daha radikal olduğunu gördük. Liderlik ise çok daha keskin söylemlerin benimsenmesini önlemek amacıyla tartışmaları yönlendirdi. Parti içi ayrışmanın çok derin olduğu net bir şekilde ortaya çıktı. Pozisyonlara ilişkin kararlar gerçekten kıl payı, az bir farkla sağlanan çoğunlukla alınabildi.” diye konuştu.

Lochocki, parti programının seçmenler tarafından okunmadığının, seçmenlerin AfD’ye siyasi hedefleri için oy vermediğinin altını çizerek, “Seçmenler AfD’ye, programına, vaatlerine oy vermiyorlar. Seçmenler yerleşik partilerden duydukları memnuniyetsizlik nedeniyle söz konusu partilere karşı oy kullanmak amacıyla AfD’ye oy veriyor.” ifadesini kullandı.

- Karşı atak hazırlığı

Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) gibi büyük ve yerleşik siyasi partilerin henüz AfD’ye karşı bir siyasi planı devreye sokmadıklarına işaret eden Lochocki, “Büyük partiler bir reaksiyon ortaya koymuş değiller. Büyük partiler karşı atak hazırlığı içerisindeler ve henüz bu atağı başlatmadılar.” dedi.

GMF uzmanı, büyük partilerin karşı atak bağlamında hukuk, düzen ve göç konularında sertleşme politikalarına yönelme ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

- "İç istihbarat kırmızı ışık yakabilir"

AfD’nin kabul edilen programındaki, “İslam Almanya’ya ait değildir” görüşüyle talep edilenlerin Anayasa’ya aykırı olduğunu, bireylere inançlarından dolayı ayrımcılık uygulanmasının suç teşkil ettiğini belirten Lochocki, sözlerine şöyle devam etti:

“AfD, İslam ile ilgili pozisyonunda ısrar ederse Anayasa’yı Koruma Teşkilatı partiyi izlemeye alabilir. Bu çok kilit bir hamle olur ve süreci değiştirir. Çünkü şimdiye kadar AfD kendini demokrasi yanlısı bir güç olarak tanımladı. İç istihbaratın böyle bir hamlesi seçmenler için bir kırmızı ışık, uyarı niteliği taşır.”

Lochocki, 2017’de yapılacak genel seçimlerle ilgili Almanya’daki son kamuoyu yoklamalarında AfD’nin oylarının yüzde 14 olarak ortaya çıkmasıyla ilgili olarak da, “AfD yeni bir siyasi aktör ve yükselişi sürüyor. Ancak yüzde 14’lük bir oy oranı bir ülkenin siyasi istikrarını sarsacak bir oran değil. Federal Meclis’e girseler bile Almanya politikalarını etkileyecek, Almanya’nın siyasi istikrarını sarsacak güce sahip olmayacaklardır.” diye konuştu.

- "İslam karşıtı, Müslüman düşmanlığı yapan partiye dönüştü"

Aşırı sağcı oluşumlarla ilgili araştırmalarıyla tanınan Alman sosyal bilimci Alexander Haeusler de Alman siyasetinde AfD’nin güçlenmesiyle ilgili endişelerin artığını ve henüz makul karşı konseptler geliştirilemediğini söyledi.

Haeusler, AfD’nin aşırı sağcı popülist partiler arasında yer aldığına dikkati çekerek, “AfD, avro karşıtlığı ile başladı, mülteci kriziyle birlikte göç karşıtı bir söylem benimsedi, son parti programıyla da İslam karşıtı, Müslüman düşmanlığı yapan bir partiye dönüştü.” dedi.

İslam’a karşı olumsuz görüşlere sahip olmanın Alman Anayasası’na aykırılık teşkil etmediğini ve ifade özgürlüğünün bir parçası olduğunu ifade eden Haeusler, "Ancak bu düşüncenizi hangi kapsamda dile getirdiğiniz önem taşıyor. Söz konusu parti gerçekten iktidar olur ve örneğin İslami kuruluşlara tüzel kişilik vermezse, bunun Anayasa’ya aykırı olup olmadığı gündeme gelir.” görüşüne yer verdi.

Almanya’da dini özgürlüklerin garanti altına alındığını anımsatan Haeusler, “AfD’nin tek taraflı kültürel isnatlarla Müslümanların dini özgürlüklerinden yararlanmalarını engellemek istemesi hukuken de soru işaretlerine yol açıyor.” diye konuştu.

- AfD parti programı

AfD, mart ayında yapılan üç eyalet seçimleriyle birlikte Almanya’nın 16 eyalet meclisinden yarısında milletvekilleri ile temsil ediliyor. Avro krizinde bir tepki hareketi olarak doğan AfD, mülteci kriziyle birlikte benimsediği İslam, göçmen ve sığınmacı karşıtı söylemiyle yükseliş eğilimini sürdürdü.

AfD’nin, Alman siyaset sahnesinde yol açacağı değişimin niteliğinin geçici mi yoksa kalıcı mı olacağının ipuçlarını ise 2017 yılında yapılacak genel seçim sonuçları verecek.

Son kamuoyu yoklamaları AfD’nin oy oranının yüzde 14’e ulaştığını gösteriyor. 2013 yılında kurulmasına karşın AfD ancak hafta sonunda yapılan kongrede parti programını şekillendirebildi. İslam karşıtı söylem parti programında, “İslam Almanya’ya ait değildir” ifadeleriyle yer aldı. Minareli cami inşa dilmesinin, ezan okunulmasının, İslam ve Musevilik kurallarına göre hayvan kesiminin yasaklanmasının öngörüldüğü programda, İslami kuruluşların dernek, birlik ve tüzel kişilik hakkına sahip olmaması gerektiği kayda geçirildi.

Parti programında sığınmacı akınının radikal bir şekilde durdurulması benimsenirken, Avrupa Birliği'nin (AB) kullandığı yetkilerin yeniden üye ülkelere devredilmesi, bunun gerçekleşmemesi halinde Almanya’nın AB’den çıkması, AB’nin dağılması ve yeni bir ekonomi birliğinin kurulması hedefi ifade edildi.

Avro "deneyimine" son verilmesi, federal mecliste karar alınamaması halinde referanduma gidilmesi, Türkiye’nin birliğe üyeliğinin önlenmesi de programda yer alan ifadeler arasında.

Kongre’de Almanya’nın NATO’dan ayrılması tartışılırken, ülkedeki nükleer başlıkların ve yabancı askerlerin Almanya’dan çıkartılması gerektiği de programa eklendi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT