1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları Konferansı"
"Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları Konferansı"

"Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları Konferansı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)- "Savaştan ve zulümden kaçan 3 milyon Suriyeli ve Iraklı'ya biz sahip çıktık. Dünyada eşi benzeri olmayan bir ev sahipliğini şu anda Türkiye yapıyor. Acaba bize Avrupa'dan para gelecek mi veya dünyadan bize yardım gelecek mi vey

A+A-

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, savaştan ve zulümden kaçan 3 milyon Suriyeli ve Iraklı'ya sahip çıkıldığını belirterek, "Dünyada eşi benzeri olmayan bir ev sahipliğini şu anda Türkiye yapıyor. Acaba bize Avrupa'dan para gelecek mi veya dünyadan bize yardım gelecek mi veya Birleşmiş Milletler Mülteciler Konseyi'nden bize para gelecek mi, biz bunları düşünmedik. Biz kendi milli bütçemizden şu ana kadar 10 milyar doları aşkın harcama yaptık. Ama bir de sivil toplum kuruluşlarımızın, belediyelerimizin yapmış olduğu harcamalar var ki onlarla beraber bu hesabı yapınca yaklaşık 20 milyar dolara ulaşmıştır." dedi.

Erdoğan, "10. Balkan Ülkeleri Genelkurmay Başkanları Konferansı"nın açılışındaki konuşmasında, Suriye meselesinin sonuçları ve yansımaları itibarıyla artık yerel, hatta bölgesel bir sorun olmaktan çıktığını, küresel bir tehdit haline dönüştüğünü söyledi.

Türkiye gibi Balkan ülkelerinin de bu noktada çok ağır bir yükün altına girdiğini, ciddi maliyetlerle yüzleştiğini ifade eden Erdoğan, "Hani derler ya, 'Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar.' Biz bu anlayışla gerek kendimizin, gerek Suriyeli mazlumların, gerekse tüm bölgemizin güvenlik ve huzuru için ilk günden itibaren bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi yönünde yoğun çaba sarf ettik. Savaştan ve zulümden kaçan 3 milyon Suriyeli ve Iraklı'ya biz sahip çıktık. Dünyada eşi benzeri olmayan bir ev sahipliğini şu anda Türkiye yapıyor. Bunun başka bir örneği yok. Acaba bize Avrupa'dan para gelecek mi veya dünyadan bize yardım gelecek mi veya Birleşmiş Milletler Mülteciler Konseyi'nden bize para gelecek mi, biz bunları düşünmedik. Biz kendi milli bütçemizden şu ana kadar 10 milyar doları aşkın harcama yaptık. Bu milli bütçeden. Faturalı olan harcamalar bunlar. Ama bir de sivil toplum kuruluşlarımızın, belediyelerimizin yapmış olduğu harcamalar var ki onlarla beraber bu hesabı yapınca yaklaşık 20 milyar dolara ulaşmıştır bu." diye konuştu.

Erdoğan, şu anda Batı'nın yaklaşım tarzına bakıldığında "verelim mi vermeyelim mi, bu mülteci sorununu nasıl hallederiz, Göç nasıl duracak?" şeklinde olduğunu belirterek, Türkiye'nin zaten böyle bir şeyi düşünmediğini, gelenlere kapılarını kapamadığını, onların üzerine güvenlik güçlerini sürmediğini kaydetti.

"Çünkü o bombalardan, o varil bombalarından kaçan insanlara kapımızı kapamanın da bir zulüm olduğuna inandık. Bunlara kapılarımızı açtık" diyen Erdoğan, şu anda gelenlerin her türlü gıda, giyecek, sağlık-eğitim gibi sorunlarının çözüldüğünü kaydetti.

- "İnsanların ihtiyaçlarını karşılarken bir kuruşun hesabını yapmadık"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şunları söyledi:

"Ama bakın 3 milyar avro yılda destek verme kararına varan Avrupa Birliği daha henüz buraya doğru dürüst desteği, yardımı direkt olarak yapamamıştır. Biz milli bütçemize destek istemiyoruz. Biz Suriyeli ve Iraklı, buradaki mültecilere destek istiyoruz. Ama ne yazık ki Batı hala bu işin farkında değil ve bize bugüne kadar gelen destek Birleşmiş Milletler'den 450 milyon dolardır. Yaptığımız resmi harcama 10 milyar doları aşmıştır. Bu gerçekleri bir defa görmeye mecburuz. Biz insani görevlerimizi yerine getirirken, bu insanların ihtiyaçlarını karşılarken asla bir kuruşun hesabını dahi yapmadık. Türkiye tüm süreci dışarıdan ciddi hiçbir destek almadan tamamen kendi imkanlarıyla yürütmek zorunda kalmıştır. Bakınız şu anda dünyadaki donörlere baktığımızda bir numara Amerika'dır. İki Türkiye'dir, üç İngiltere'dir. Fakat milli gelire oranla baktığımızda dünyanın bir numarası Türkiye'dir. Amerika, İngiltere onun arkasından gelmektedir. Bizim 2015 noktasındaki desteğimiz 4,5 milyar dolardır. "

Erdoğan, bir örnek daha vermek istediğini ve özellikle Balkanların genelkurmay başkanlarının bu hassasiyeti ilgili birimlere ve yerlere gayet ideal bir şekilde aktaracaklarına inandığını söyledi.

DAEŞ ile mücadele konusunda kaynak ülkeler hiçbir adım atmazken, gerekli istihbarat paylaşımına gitmezken, her şeyi Türkiye'nin yapmasının beklendiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hatta bu süreçte birçok haksız, insafsız ve mesnetsiz ithamlarla da mücadele ettik. Bu tablonun ilanihaye devam etmesi mümkün değildir. Türkiye'yi DAEŞ'e yardım eden ülke olarak gösterme gibi, kusura bakmayın biraz ağır olacak ama alçaklığa gidenler olmuştur. Bizim şu anda DAEŞ ile yaptığımız mücadeleyi dünyada hiçbir ülke yapmıyor. DAEŞ'e karşı verdiğimiz kayıpları dünyada hiçbir ülke vermedi. Biz tabii bu kayıpları verirken biz DAEŞ'e de çok ciddi kayıplar verdirdik. Şu anda sadece Suriye ve Irak'ta DAEŞ'in verdiği kayıp bizim onlarla mücadelemizde 3 bine ulaşmıştır. Bu mücadeleyi veren bir ülke DAEŞ'e nasıl destek veriyor. Böyle bir anlayış olabilir mi, böyle bir yaklaşım olabilir mi? Ama biz, DAEŞ'in elindeki silahların Batı'nın hangi ülkelerine ait olduğunu gayet iyi biliyoruz. Hatta ben birçok dostlarımıza 'Yanlış yapıyorsunuz, bu uçakları buralara indirmeyin' dediğimizde, işte 'Filanca yer düşüyor, onun için indirmek zorundayız' diyenler, maalesef gönderdikleri yardımın yarısı DAEŞ'e, yarısı terör örgütü PYD'ye gitmiştir. Bunları bizzat kendileriyle telefonla görüştüğüm için açıkça söylüyorum. Bu sorunu Suriye halkının meşru talepleri temelinde çözmeden ne bölgeye ne de diğer coğrafyalara huzur gelecektir. Biz başta kendi vatandaşlarımızın güvenliğini temin etmek için sınırımızın öte tarafını terör örgütlerinin sığınağı olmaktan çıkaracak adımları atmakta kararlıyız."

(Sürecek)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT