1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. Banka bari “yüzde 83 engelliye ve gönlü yaralı babaya bu eziyeti yapmasa
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

Banka bari “yüzde 83 engelliye ve gönlü yaralı babaya bu eziyeti yapmasa

A+A-

Bugün bir baba ve yüzde 83 engelli evladın bir bankadan bir eziyeti en acı şekilde nasıl çekebileceğinin bu şehirde daha yeni yaşanmış halini sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Ve dinlediklerimizi biz anlatamayız diyerek yaşayan babanın kaleminden sizlere sunuyoruz. İnşallah bu şehirde duyarlı bir yönetici çıkar da Allah rızası için en yetkili isme “Bu sizin bankanıza yakışıyor mu?” der.

Buyurun babanın evladı ile yaşadıkları;  

“SA, Uğur abi

Bir özel banka ile (İsteyen vicdan sahibi yetkiliye bu bankanın ismini çok rahat veririz. Burada yazamıyoruz. Çok büyük isimler ya. Çok paraları var ya bizi de ezmesinler diye korkuyoruz)  Telefonla müşteri hizmetleri ve doğrudan temas anlamında son 3 haftadır % 83 engelli oğlum ve ben enteresan, acayip ve halkla ilişkiler anlamında yerlerde sürünen ve özellikle “bizi seçtiler de nasıl çile ve işkence çektirsek” diye deneme tahtası mı yaptılar? Düşüncesiyle ben ve oğlum dün 15-17 arası muhatap olduğumuz “teknik hakaret”, “aşağılanma ve muhatap alınmama” duygularımızı sizinle paylaşmak istiyoruz.

Birinci hafta ilk temas: Oğlunuzun kimliği, babası olmanız ve sizin göreviniz enterese etmez, oğlunuz kendi gelecek,

İkinci hafta oğlum ve ben: “Bugün şimdi olmaz, saat dörtten sonra telefon aç “Ayrıca belirli müddet alınmayan kart iptal olur ha… Haberiniz yok mu?

11.45’te oğlumla şubeye vardık, Gişedeki görevli “yanlış zamanda geldiniz, kartların iptal olduğunu 16’dan sonra öğrenebiliyoruz, ya o zaman gelin” diyor, “çocuğun izni yok” deyince bana bir telefon ve ismini yazıp “telefon açın sorun” diyor.

Üçüncü hafta telefon açtım: “Sen değil kart sahibi oğlun açacak, yanınızda mı?” diye sordu… Ben de “Manyak mısınız hanımefendi telefon açarken oğlumun yanımda olması diye bir şart nerden çıktı?” diye çıkıştım. “Niye?” diyerek, “kardeşim ya kart iptal olmuş ya da olmamış diyeceksiniz ne sakıncası var” dediğimde; “müşteri bilgisi gizli bunu dahi söyleyemem” diyor. Ben de “dalga mı geçiyorsunuz kardeşim, 2 haftadır ben geldim olmadı, oğlumla geldim olmadı, telefonla sorun dediniz. Bunu derken de bu telefonu illa kartın sahibi açacak diye bir şey dediniz mi hanımefendi” diyorum, o da “talimatlar böyle veremem” diyor.

4. Oğluma bilgi verdim sen telefon açacakmışsın diye

5. Ya SABIR ALLAHIM: Sonra bankanın BÜSAN’da bulunan İç Anadolu Bölge Müdürlüğüyle irtibat kurmak istedim. Bölge Müdürü’nün ismini söyledim “öyle biri yok burada” dediler. Ben de “aldığım bilgi bu değişti mi” dedim, “yok ama Bölge Müdürünün santral telefonunu dahi veremem, onlar üst düzey adam sizinle muhatap olacak zamanı yok…”

Ufak bir karşı görüş; sekreteri bağlanır var, yok toplantıda Konya dışında vs…. Bir bilgi alınır, “ziyaret programı doludur” denir değil mi? Halkla ilişkiler nerde başlayıp bitiyor. Ya sabır…

6. Kart sahibi arıyor, telefonda olmaz bu iş NALÇACI ŞUBE’ye gel; oğluma sordum “ne oldu” diye en son oğlum arıyor, Nalçacı Şube müşteri hizmetleri 10 dakika. 3 tur attırdıktan sonra verdiğiniz bilgilerle olmuyor, Nalçacı Şube’ye geleceksiniz diyorlar.  Oğlum çalıştığı fabrikadan izin alıp, 2 araç değiştirip önce otobüsle Zafer’e gelip, sonra tramvayla Kunduracılar kavşağına geliyor. Şimdi kart iade olanların bir listesi olur, 2- orda gelip aşanlar işaretli olur, 3-siz süresi içinde gelmediğiniz için …..tarihinde imha edilmiştir diye bilgi vermek yerine  ne deseler ya sizin kart muhtemelen iptal olmuştur, siz telefonla müşteri hizmetlerini arayın.

7.Oğlum zaten birkaç gündür telefon açtığını, kart yenileme talebini iletemediğini ve müşteri hizmetlerinden şikayetçi olduğunu iletince buradan Kiosk’tan açın belki olur deyince ‘vaktim yok işyerinden iznim yok, deyip banka web sayfasından da başvuru yapılabiliyor ben oradan yapayım’ deyince, önündeki görevli diğerine dönüp adeta bizim Gonya tabiriyle “ordan oluyor muydu kız annem” diye arkadaşına soruyor o da “bilemiyorum canım” diye baştan savma, ekabir ve ukela bir beden diliyle muhatap olan oğlum sinirle şubeden ayrılıyor.

8.Bunu duyunca benim sinir katsayım 2’den 4’e çıktı Vallah-ül azim. Bildiğim küfürlerin tamamını salladım.

Arkadaş;

-kart iade işlemleri şu saatlerde yapılır demiyorsun,

-kart iade …..şu kadar gün içinde yapılır demiyorsun,

-alınmayan kart imha edilir demiyorsun,

-Şimdi gidin telefon aç bilgi al diyorsun, illa kart sahibi telefon açacak demiyorsun,

-Kart sahibi telefon açıyor, kartınız var yok veyahut imha olmuş DİYEMİYORSUN,

-Kart sahibi 40 dakika. 2 araç yol geliyor, ya iptal olmuştur diye OLASILIK konuşması yapıp, Müşteri hizmetlerini ister buradan ister telefonla ara diye İŞGÜZARLIK ve DENSİZLİK ve MÜŞTERİYE BENİM TABİRİMLE TEKNİK HAKARET yapıp % 83 ortopedik engelli bir işçiyi tekrar 10 dakika tramvayla Zafer’e 20 dakika otobüs bekleme ve 20 dakika Meram Eskiyol’a varış olmak üzere 50 dakika toplamda tam 90 dakika 1.5 saat dolandırıyorsun…

Sonuç:

Ne ilk temas anında temel bilgileri verip, beyefendi kart sahibi 16dan sonra bizi arasın kartı burada ise bizzat gelip kendisi alsın, şu kadar gün süreniz var dikkat edin, yalnız kart alamazsanız imhaya girer siz tekrar kart talep edersiniz dese hiçbir sorun yok…

Telefon açmak 1 dakika, kart bankamızda uğrayın alabilirsiniz 2 dakika ve teşekkür 30 saniye toplamda 4 dakikada bitebilecek bir enformasyon yerine ben bir kamu kurumunda İl Müdür Yardımcısı olarak 2 hafta içinde 2 kez şubeye geliyorum. Şehir içi trafik, park vb. 1 saat harcıyorum.

3. kez 3 kere 15 dakika telefon açıyorum bilgi alamıyorum,

Oğlum telefon açıyor, olmuyor, 2 araç değiştirip bir buçuk saat zaman harcıyor, boşa gidiyor.

Bir de kart yenileme talebini niye yerinde anında almıyorsun onu anlayamadım. Böyle takoz bir zihniyet, halkla ilişkilerde fecaat, değil müşteri odaklılık, ön bankoda parlak delikanlı, genç güzel, dekolte ve makyajlı ve yalancı tebessümle sırıtan çalışanlarla cafcaflı dekorasyonla banka değil bakkal dükkanı bile olamazsın kardeşim…

Biz de kamu çalışanıyız, 180 personelden sorumluyuz, her gün onlarca insan bize başvuruyor, iletişim kazaları ve bazen çatışmalar olabiliyor.

Hizmeti veren de alan da insan olduğu için kamu görevi ve halkla ilişkiler baştan aşağı sitem ve gerilim doludur. Ancak sihirli anahtar kimseye zulmetmemek, sabır, güleryüz, halka hizmetin hakka hizmet olduğu bilinciyle toplam kalite felsefesine sahip olarak yurttaşla kurumun ilk temas sağladığı “zincirin zayıf halkası” olan personelde en iyi hizmeti vermekten geçer…

Müşteri her zaman haklıdır. Bu değerlendirmeyi yaparken 2000’li yıllarda TSE ve Kalder’den toplam kalite eğitimi almış, Toplam Kalite Eğitmenliği ve Eğiticilerin Eğiticisi pozisyonunda yüzlerce personele eğitim vermiş, hem kurumsal hizmetlerin müracaat dahil, alo …. Hatlarında telesekreter olan, VHKİ, Şef, Eğitim Uzmanı, Şube Müdürü, İl Müdür Yrd. Sendika Genel Başkanlığı dahil onlarca pozisyonda çalışan biri olarak bunu bilir bunu söylerim. Selamlar…”

…………….

El insaftan başka ne denir.

Yatalım kalkalım ve Allah’a dua edelim. Cenab-ı Allah’ım bizleri bankaların eline düşürmesin.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Çalışarak ün kazananların sayısı, doğuştan ünlü olanlardan daha fazladır.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Işıklarda bekleyen aracın camın yarı belimize kadar sarkıp yere tükürmediğimiz zaman daha iyi ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum