1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Manisa'da
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Manisa'da

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Manisa'da

Kurtulmuş: (3)- "Çanakkale'de 72 millet, bu milletin üstüne bomba yağdıranlar kimlerse bugün Silopi'de de bombaları patlattıranlar aynı insanlardır, aynı çevrelerdir, aynı odaklardır"- "1915'i soranlar Goree adasının hesabını versinler"- "Dün kullanılan

A+A-

MANİSA (AA) - Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bu coğrafyayı darmadağın etmek isteyenlerin Türkiye'nin ruhunu yok etmek için çok uğraştıklarını, bugün de Nusaybin'in, Silopi'nin, Sur'un, Cizre'nin sokaklarının bu nedenle kazıldığını belirterek, "Çanakkale'de 72 millet, bu milletin üstüne bomba yağdıranlar kimlerse bugün Silopi'de de bombaları patlattıranlar aynı insanlardır, aynı çevrelerdir, aynı odaklardır" dedi.

Manisa’daki sivil toplum örgütü temsilcileriyle Rum Mehmet Paşa Bedesteni'nde bir araya gelen Kurtulmuş, burada yaptığı konuşmada, 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarına değindi.

Senegal açıklarındaki Goree adasında Afrikalı esirlerin tutsak edildiğini, daracık mahsenlerde 20-30 kişinin hapsedildiğini dile getiren Kurtulmuş, "150 milyon Afrikalı, Ortaçağ boyunca kimler tarafından kaçırıldı. Kimler tarafından Avrupa'ya, ABD'ye esir olarak götürüldü. 1915'i soranlar Goree adasının hesabını versinler. 1915'i karıştıranlara Goree adasını hatırlatırım. Buyrun herhangi bir soykırımdan bahsediyorsanız hadi bakalım size soykırım." dedi.

- "Buyrun arşivlerimiz ortadadır"

Herkesin gençliğinde Teksas, Tommiks romanları okuduğunu, ABD'ye Avrupalılar gitmeden önce burada milyonlarca kızılderilinin olduğunu dile getiren Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Bırakın sayılarının artmasını bugün ABD'de Kızılderililer sadece sembolik olarak kalmıştır. Birçoğu da kimliğini bilmez, unutmuştur. Az bir kısmı da hala kimliklerini koruyorlar. Acaba oradaki milyonlarca Kızıldereli nerededir şimdi. O milyonlarca Kızılderililerden, ellerinden toprakları, ırmakları, çolukları çocuklarını, varlıklarını acaba kimler almış, kimler talan etmiş, kimler soykırıma tabi tutmuştur. Tarihteki olaylar bir takım hamasetler içerisinde, siyasi tarafgirlikler içerisinde çözülemez. Bir kere daha söylüyorum. Eğer siyasi tarafgirlikle konuşursanız sizin de dinleyeceğiniz çok şey olabilir. Ama insafla, vicdanla ve bilim adamı titizliğiyle bu konularla ilgili herhangi bir durum varsa bunu ortaya koyabiliyorsanız buyrun arşivlerimiz ortadadır. Tarihimizin her yönünü açık bir şekilde inceleyebilirsiniz."

-"Türkiye'nin güçlü olmasını istemezler"

Bugün Silopi'de, Şırnak'ta, Yüksekova'da nelerin olduğunu, bugün DAEŞ gerçeğinin nereden çıktığını anlayabilmek için bir asır öncesine bakılması gerektiğine işaret eden Kurtulmuş, bir asır önce yüzölçümü 4,5 milyon kilometrekare olan bir milletin çocuklarına 20 yılda, 780 bin kilometrekarelik Türkiye Cumhuriyetinin kaldığını, bu coğrafyanın işgal edileceğini düşünerek Anadolu'nun dört bir yanının işgal edildiğini anlattı.

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Fransızların, İtalyanların, İngilizlerin, Yunanların ne işi vardı. Hepsi büyük bir coğrafyayı işgal ederek esas yapmak istedikleri şey bu toprakları ele geçirmek değil bu toprakların ruhunu ortadan kaldırmaktı.Türkiye'nin güçlü olmasını istemezler. Bu toprakların ruhu nedir? Bu toprakların ruhu, bütün insanları yaradılışta bir bilmek, bütün müslümanları da kardeş bilmek ruhudur. Bu ruhu ortadan kaldırırsan bu coğrafyayı paramparça edersin bir daha bir araya hiç gelmezler diye düşündüler. Savaşın galipleri masanın başına oturdular haritaları getirdiler. Cetvellerle haritaları çizdiler 'burası Nusaybin'dir' dediler. Aradan bir yol geçiyor teyze, amca çocuklarını Kamışlı diye şehre koydular. 'Buralar Ceylanpınar' dediler. Amca çocuklarını, dayı çocuklarını Resulayn'a koydular. 'Burası Türkiye burası Suriye, burası Türkiye burası Irak' dediler. Sınırları çizdiler.

"Madem biz bunların sınırlarını ayırdık şimdi artık gönüllerini, zihinlerini, kaderlerini birbirinden ayıralım ve birbirine düşman edelim" diye başladılar, çok uğraştılar. Eğer bu coğrafyayı darmadağın edeceklerse Türkiye'nin ruhunu yok edecekler, bunun için çok uğraştılar."

92 senedir de genç Türkiye Cumhuriyetiyle çok uğraşıldığını, 1980 öncesinde sağ sol kavgasının bunun için yapıldığını, alevi-sünni kavgasının, Türk-Kürt kavgasının çıkartılmaya çalışılmasının bunun için olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Bugün de Nusaybin'in, Silopi'nin, Sur'un, Cizre'nin sokaklarına bombaların kazılması bunun içindir, hendeklerin kazılması bunun içindir. Dün başka şekilde destek veriyorlardı bugün başka şekilde destek veriyorlar. Çanakkale'de 72 millet, bu milletin üstüne bomba yağdıranlar kimlerse bugün Silopi'de de bombaları patlattıranlar aynı insanlardır, aynı çevrelerdir, aynı odaklardır" diye konuştu.

Bu toprakların insanlarının bölünmeye çalışıldığını, buna müsade etmeyeceklerini vurgulayan Kurtulmuş, "Asla birlikten vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bu topraklarda sadece Türkiye coğrafyası için söylemiyorum, bu geniş coğrafyamızdaki halkların kaderi birbirinden ayrı değildir. Türk'ün kaderi Kürt'ün kaderinden Kürt'ün kaderi Türk'ün kaderinden Arap'ın kaderi acemin kaderinden ayrı değildir. Türkler, Kürtler, Araplar bütün bu coğrafyanın unsurları, diğer bütün halklar hepsi aynı coğrafyanın eşit insanlarıdır. Birisinin, birilerinin bunu bu milletlere anlatması lazım. İşte o millet sizsiniz, Türkiye cumhuriyetidir, Türk halkıdır" dedi.

-"Şimdi kullanılan taşeronların da devri bitecek"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz sadece kendimizden sorumlu değiliz. Bu coğrafyadaki herkesten sorumluyuz. Bu coğrafyanın bütün unsurlarının, bütün milletlerinin bölük pörçük edilmesine müsaade etmeyeceğiz. Dün kullanılan başka taşeronlar vardı onların devri bitti. Hiç şüpheniz olmasın, sakın ha üzülmeyin. Şimdi kullanılan taşeronların da devri bitecek. PKK' sının da devri bitecek, paralel çetelerin de devri bitecek, Türkiye'ye karşı düşman olan bütün unsurların devri bitecek. Aynen Asala'nın devri bittiği gibi. Yeter ki birlik, dirlik içinde olalım, kardeşliğimizi koruyalım. Gayretle beraberlik içinde yan yana omuz omuza gelecek hedefler için birlikte yürüyelim."

(Bitti)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT