Ahmet Çapanoğlu

Ahmet Çapanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Başörtüsü

A+A-

 

Kısa bir süre önce; yıllardır çözümsüzlüğe mahkûm edilen başörtüsü problemi çözülmüşken, boş kalan iç siyaset, iktidarın ilköğretimde kız çocuklarının belli sınıflardan sonra serbest bırakmasıyla tekrar hareketlendi.

Toplum aydınları ve aydın siyasetçilerin toplumu yanıltmak, insanların inançlarıyla alay edercesine olsa da, ana rahminde ki çocuğa başörtüsü takma seviyesizce karikatürler, başörtü serbestliğini ilköğretime kadar indirgenmesinin “beyin yıkama, kız çocuklarının geleceğinin ipotek altına alınması” algısı yaratılmaya çalışılmaktadır. Belli bir kesimin de, asıl modernlik adına aynı yaştaki çocukları bikini giydirerek reklamlarda ve televizyonlarda gözlerin içine sokulup fiziksel gelişimleri sağlanmadan beyinleri yıkanarak kendi istekleri doğrultusun da kendi hayatlarını benimsetmeye çalışmaları olarak algılanmakta ve toplumsal çatışmayı ortaya çıkartıyor. Bu iki ayrı tezat düşünce, toplumsal hoşgörüyü ve saygıyı ortadan kaldırıyor.

Bir yanda inancı gereği başını kapatmayı düşünen bir gurup, diğer yanda hayat tarzından dolayı sözde alternatif çağdaş gençlik yetiştirme adına “çocuk masumdur” yaftasıyla, çağdaşlık adına çocuğa reva görülen kıyafet ve davranışlar.

Başörtüsü ilköğretime indirgendi dedik ya, hemen bizim cumhuriyet ve laiklik savunucusu muhalefet partimiz, algı yanıltmasıyla bu indirgenen başörtüsü yaşını, 5-6-7 yaşlarındaki çocuklar olarak kabul etmiş.

Oysa hükümet bunun mecburiyet olmamaksızın isteğe bağlı olarak, 5. sınıfta, yani 11 yaşında gerçekleşebileceğini belirtiyor.

Başörtüsüzlük, çağdaş ve modern dünyaya uyum olarak kabul edilirken başörtüsünün IŞİD zihniyeti olduğunu söyleyecek kadar cehalet düşüncesindeler. Tamam, üniversitelerde serbest bırakıldı, bari 18 yaş altının başörtüsü takmasını yasaklayalım, bu kadarda indirgemeyin irtica hortlar, büyükler yıkamadı, Cumhuriyeti bu çocuklar yıkar korkusu içerisinde karşı çıkılıyor galiba…

Kusura bakmayın beyler. O yaşa gelene kadar dini kuralları veremezseniz, sizin isteğiniz olan inançsız bir toplum ortaya çıkar.  Sözde modernlik adına, beyinlere yerleştirmeye çalıştığınız çağdaşlık anlayışı algısıyla motive ederseniz, o saatten sonra dönüşün zor olacağı ve istediğiniz tipte insan yetişmesini sağlamış olacaksınız.

Üniversitede yıllarca karşı koyduğunuz, laiklik elden gider, Cumhuriyet yıkılır diye ikna odalarında başörtülerini çıkarttığınız mazlum öğrencileri okullara almadınız da, şimdi serbest bırakılınca ne oldu? Tabu yaptığınız korkularınız Cumhuriyeti yıktı mı?

Özgürlükler konusun da, kendi düşünceleriniz doğrultusunda ki eylemlere alkış tutarak evet dediniz, inanç özgürlükleri konusunda yapılmak istenen eylemlere hayır dediniz. Allah aşkına siz neyin kafasını yaşıyor, hangi dinin ve hangi milletin değerlerini ve inançlarını savunuyorsunuz?

İşte hukuka saygınız ve hukuk tanımazlığınız burada da ortaya çıkıyor. 18 yaş altı çocukların vesayetlerinin kime ait olduğu, alınacak kararları ailenin onaylayıp sorumluluğu da alıyorsa da uygulamada da bir problem olmamalı. Yani ailenin çocukları üzerinde denetim yetiştirme yükümlülüğü olduğu için, yetiştirme açısından çıplaklığı ve din eğitiminden kaçmayı modernlik görenlerin, yetiştirme tarzına müdahale edilmediği gibi, inancı doğrultusunda yetiştirene de söz söylenmemeli, çocuğa verilecek algıya karşı çıkılmamalı.

Sen modernlik adı altında çocuklara verdiğin hayat tarzını veya buna müsaade edenleri alkışlayıp tek tipe yönlendirmeye çalışırken, inancı doğrultusunda, ailesi tarafından belli bir yaştan sonra örtünen çocuğa verilen algıyı neden zulüm olarak görüyorsun.

Maalesef Cumhuriyet tarihin de bu iki davranış şekli hep çatışma haline getirilmiş bizim aydın sosyal demokratlar tarafından. Modernlik kisvesi altında inancından dolayı insanlarımız “yobazlık, gericilik ve irtica” ile suçlanmışlardır. Bence bu üç terimi, insanların şekillerine, giyinişlerine karşı çıkan, yaşantılarının kendileri gibi olmadığından dolayı horlayanlara verilmesi gerekir.  Çünkü hayat tarzlarını belirlemek, kişilerin ve ailelerin özgürlük hakkı ise, bu özgürlük haklarına karşı çıkmakta özgürlük kavramını bilmeyen aydın cahillerin işidir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT