Ahmet Öztemel

Ahmet Öztemel

Yazarın Tüm Yazıları >

Beyin küsmesi

A+A-

BBC’de yayınlanan bir OECD raporuna göre Türkiye çalışma süresi en uzun ancak üretkenliği en düşük ülkeler arasında yer alıyor. Günümüzde çalışanlara değer verilmesi, çalışanların karar mekanizmalarına katılması verimliliğin olmazsa olmaz şartlarından kabul ediliyor. İnsan kaynakları  kurumların başarısında en önemli departman olarak görülüyor.

Ülkem kurumsallaşma açısından çok başarılı yapılara sahip değil. Devlette objektif performans kriterleri uygulamada değil maalesef. Kuruluşlarda tabandan yükselip idareci konumuna gelenlerin sayısının da yüksek olduğu söylenemez. Devlet kuruluşlarında üst yönetim genelde kurumu tanımayan tepeden inmelerle dolar. Yıllardır hep tartışılan liyakat konusunda uç nokta yakın geçmişte gazetelere konu olan önemli bir kuruluşta diplomasız (sahte diplomalı)  üst düzey yönetici ki burada meslek sınavında bilgisizliği fark edemeyen sınav komisyonu üyelerini de saygıyla anmak gerek.

Fonksiyonlarının çoğunu halâ bilemediğimiz, sınırsız kapasiteli beyin de küser. Kullanmazsanız, kullandırmazsanız, kişiyi bilgi, beceri ve donanımlarına itibar etmeksizin bir kenara iterseniz, önünü tıkarsanız, verim almazsanız beynimiz de küser. Ülkemin önemli bir sorunudur bence beyinlerin küsmesi. Ben Belediyelerde eski dönem müdürü denilerek bir köşede beş yıl bekletilenlere tanık oldum. 1980 öncesinde sağ tandanslı yaftasıyla sol tandanslı şehirlere tayin edilen memurlara da bunun tersi örneklere de rastladım. Aynı iktidar döneminde bakan değişmesiyle görevden alınıp ortak odada inzivaya mecbur edilen 5-6 daire başkanı örnekleriyle doludur hafızam. APK daireleri bir zamanlar Araştırma-Planlama-Koordinasyonla değil boş oturmayla zaman dolduran idarecilerin kamplarıydı adeta. Göreve gelmek kadar gitmek de doğaldır, kimseye hiçbir makam ebedi değildir; suçu kanıtlanan, performansı düşük olan elbette yerini daha iyisine bırakacaktır ancak görevden alınanın yerini hamili kartların belirlemesi bir teamüldür bizde. Ya müşavir/danışman benzeri unvanlarla  bankamatik memuru yapılır ya da mahkemelerde hak aramaya mecbur edilir. Bilgi, birikimleri anılarını yazacaklara zamana kalır, beyinleri küser, üretkenlikleri biter; devlet hem para hem performans kaybeder. Yakın çevrenizde birçok örnekler görebilirsiniz.

Ülkem büyümek, gelişmek, zenginleşmek zorunda. Kaynaklarını rasyonel kullanmak durumunda. İyi eğitim almış insanlara, ciddi meslek eğitimlerinden geçmiş üretecek ehil ellere gereksinimimiz var. İş arayanların yanı sıra nitelikli eleman arayanların sayısı da çok fazla. “Ne iş olsa yaparım” sıradanlığından  da “devlete kapağı atayım, salla başı, al maaşı” mantığından da vazgeçmek; bunların çıkar yol olmadığını anlamak zorundayız. Kalkınmanın özelde de devlette de ehil ellerle olacağı gerçeğini unutmamalıyız. Objektif performans değerlendirmesi de kurumsallaşma da acilen uygulanmak zorundadır. Çok sözü edilen 10000 dolar kritik eşik üzeri kişi başı gelir radikal tedbirler alınmadan gerçekleşemez. Bugün bu hedefe adımlar atmaya başlasak gerçekleşmesi için gene uzun zamana ihtiyacımız vardır. Hamili kart illa ki devrede olacaksa rahmetli Vehbi Koç’un vasiyetinde sözünü ettiği gibi “eşit iki kişi arasında tercih yapılacaksa “ geçerli olabilir. Dileğim makamların ehil ellere teslim edilmesi, hak ve adaletin tesisi, “bizden olsun nasıl olursa olsun” mantığının terki ve güzel ülkemin yücelmesi, yükselmesidir. Beyinler küstürülmesin.  Saygı ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum