1. YAZARLAR

  2. Namık Ceyhan

  3. Bildiğimiz havaların sonu mu?
Namık Ceyhan

Namık Ceyhan

Yazarın Tüm Yazıları >

Bildiğimiz havaların sonu mu?

A+A-

Mayıs ayına ilkbaharın son ayına sayılı günler kala, bahar yerine kışı yaşıyoruz, geçen hafta da hem soğuktu hem de 23 Nisan’da iç ve doğu bölgelere kar yağdı, gece ayazı meyveleri vurdu. Peki ne zaman ısınacak bu havalar?

Meteoroloji kurumu günler öncesinden uyarıyor ve maşallah yüz de yüze yakın bir isabet oranıyla beklenen hava durumu gerçekleşiyor. Geçen haftalarda yurdun büyük bölümünde yağış ve soğuk ve hatta don hadisesi yaşandı. 23 Nisan günü Konya’ya kar yağdı. Peki ama hani ilk baharın güneşi ve bereketli Nisan yağmurları?

Gerçekte bu tür havalar olağan üstü hadiseler değil. Bu tarz havalar eskiden de yaşandığı için bu havalara atalarımız -Halk takvimine göre - Sitte-i Sevr ismini vermişlerdir. Sitte-İ Sevr: Güneş'in Sevr burcunda bulunduğu Nisan ayında fırtınalarıyla meşhur olan altı gün. 20 Nisan’da başlayıp 6 gün sürecek olan soğuk hava ve fırtınaya denk gelen havanın bir yağmurlu, bir güneşli, bir bulutlu olma halleri yaşanır ki, geçen hafta yaşadığımız hava koşullarıyla örtüşüyor.

İlkbahar mevsiminde güneşin görüldüğü anlarda yaz, güneş kaybolduğunda ise kış havasını anımsatır, bu mevsimde gece ile gündüz sıcaklık farkı fazla olduğu için hastalık havasıdır. Kışlık giyinilse terleriz, ince giyinsek üşürüz. Bu nedenle sıcaklığın dengeye oturacağı haziran ayına kadar kıyafet seçimine özen göstermek gerekiyor

Özellikle uzun süreli deneyim ve bilgi birikiminin bir ürünü olan halk takvimine göre; henüz soğuk günler bitmedi. Eskiler 365 günlük yılı 'Kasım' ve 'Hızır' günleri olarak ikiye ayırmışlar. Bu inanışa göre; Kasım 179, Hızır ise 186 gündür. Yılın kasım kısmı yani kış devresi 8 Kasım’da başlar, 6 Mayıs’a kadar sürer, 6 Mayıs’ta da Hıdırellez ile birlikte yaz devresi, yani Hızır günleri başlar ve 7 Kasım’a kadar sürer. Bu nedenle Hıdırellez gününe yani 6 Mayıs’a kadar kışlıkları ve sobaları kaldırmamak, kaloriferleri her an hazır tutmak gerekir.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Şen, Türkiye'de mevsimlerin yarı kurak ve tropik iklim özelliklerine doğru gittiğini belirterek, "Son yıllarda sonbahar ve ilkbaharın yarısı kışa, yarısı da yaza döndü. Şu an küresel ısınmaya bağlı 2 derecelik bir sıcaklık artışı var, yani dünyanın sıcaklık ortalaması 15 derece iken 17 derece oldu. Bu artışı 2040-2050'de bekliyorduk ancak günümüzde yaşadık" dedi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümünden öğretim üyesi Prof. Dr. Orhan Şen hocamızın ve pek çok uzmanının da vurguladığı gibi, hızla artan nüfus ve sanayileşmenin atmosfere etkileri ve küresel ısınmanın bir takım iklimsel değişiklere yol açtığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Ve her ülke bu gerçeğe göre geleceğini planlaması gerekir.

Son yıllarda değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte tüketicilerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için birçok ürünün geliştirildi, Bu ürünleri yapmak için dev sanayiler oluşturuldu, enerji ihtiyacı arttı. Bu enerjiyi fosil yakıtlar dediğimiz kömür, doğalgaz, fuel-oil gibi maddeleri kullanarak üretiyoruz. Bunlar, küresel ısınmaya yol açan sera gazlarını atmosfere bırakıyor ve bunun sonucunda iklimsel değişimler yaşanıyor.

Yine, Prof Dr. Orhan Şen’e göre “Asrın sonunda beklenen iklimsel riskler, birer birer öne çıkmaya başladı, Şu an küresel ısınmaya bağlı 2 derecelik bir sıcaklık artışı var, yani dünyanın sıcaklık ortalaması 15 derece iken 17 derece oldu. Bu artışı 2040-2050'de bekliyorduk ancak günümüzde yaşadık. Bazı bölgeler bundan olumlu etkilenip faydalandı bazıları da zarar gördü.

Örneğin, Almanya'nın kuzeyindeki ülkelerde aşırı yağan kar sıcaklık artışı sonucu yağmura döndü ve tarımda verim arttı. Akdeniz çukuru dediğimiz Türkiye'nin bulunduğu bölgede ise kuraklık baş gösterdi. Bu etkenler sonucunda bazı bölgelerde iklim şartları değişmeye, doğal afetlerin şiddet ve sayıları da artmaya başladı. Türkiye'de mevsimler yarı kurak ve tropik iklim özelliklerine doğru gidiyor.

Son yıllarda sonbahar ve ilkbaharın yarısı kışa, yarısı da yaza döndü. Biri sıcak yaz mevsimi, diğeri daha soğuk veya ılık kış mevsimi. Türkiye'de iklim yavaş yavaş buna doğru yöneldi.”

Yani bizim bildiğimiz 4 mevsim yerini iki mevsime mi bırakıyor ne? (Tıpkı Halk takviminde olduğu gibi Kasım ve Hızır mevsimleri mi demeliyiz? Bundan sonra)

Son olarak sizlere bir müjde vereyim. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tahminlerine göre bu hafta başından itibaren yazı anımsatır sıcak günleri yaşamaya başlayacağız. Yurdun batısında sıcaklıklar 25 dereceye yaklaşacak, güneyde ise deniz sezonu başlayacaktır. Ancak özellikle kuzey ve iç bölgelerde kısa süreli sağanak yağışlar yine olacak ancak artık geçen günler ki gibi çok soğuk günler yaşamayacağız inşallah. Kalın sağlıcakla.

ÇEVRECİ SÖZÜ: Havalar nasıl olursa olsun; sizin sağlık, huzur ve neşeniz daim olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT