1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. "Bir 15 Temmuz"
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

"Bir 15 Temmuz"

A+A-

15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin  işgali  teşebbüsü olayı, bir “milat” olup, Türkiye Devleti’nin “ebet müddet” olduğuna dair önemli, ama çok önemli bir zaman dilimidir.

2023 tarihi, T.C. Devleti’ne Büyük Britanya’nın devlet başkanlarından Çörçil tarafından biçilmek istenen bir asırlık ömrün dolum tarihidir. Başımıza gelen musibetleri kendimizden bilmekle birlikte Lozan Antlaşması’nın gizli maddelerine uyulmadığından ve küresel sistem içerisinde, bize biçilen rolün üstünde kendi coğrafyamızda daha başka ve başımızdan büyük roller üstlendiğimiz içindir ki, bizden “ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız” isteniyor.

Küresel emperyalist güçler, bizi, yâni Türk milletini ve Türk devletini terörle terbiye etmek istiyorlar.

Türkiye, bu küresel satranç oyunda “ben de varım” diyerek Türk-İslâm coğrafyasının lideri olduğunu ve kendisinden ayrı ve içerisinde kendisinin olmadığı bu güç kaymasını kabul etmediğini, Ortadoğu ile Uzakdoğu’da sınırların yeniden çiziminde söz sahibi olmak istediğini dünyaya haykırıyor.

KONSİAD’ın panelinde, küresel politik açılıma değinen panelist ise Doç. Dr. Metin Aksoy oldu. Küresel gücün Batı’dan Doğu’ya doğru kaydığını ve bu kayma ekseninde Türkiye’nin nerede durduğu veya duracağının önemini 15 Temmuz işgal girişimiyle kavradığını da üstü kapalı olarak dile getirdi. 15 Temmuz akşamı olan olayları “sert güç”, bu olayları organize eden malûm örgütlenmeyi de, küresel emperyalist ülkelerin hizmetinde “yumuşak güç” olarak ifade eden Aksoy, Çin, Hindistan, Afganistan, Rusya ve Doğu Türkistan’ı da içine alan Uzakdoğu’ya doğru bir güç kayması ve yayılmasının sancılarının yaşandığını da dile getirdi.

15 Temmuz’a sosyolojik açıdan bakarak işgal girişimine karşı halk ve milletin sergilediği kararlı duruşun önemini; “toplum sözleşmesi” şeklinde dile getirdi. Olaylara toplumsal olarak ve sosyolog gözüyle bakarak değerlendiren Akın, Türk siyasi tarihinde, bir asır sonra böylesine önemli Toplumsal Sözleşme’nin elde edilmesini “BİZ KİMİZ?” sorusunu sorarak “Bu toplumsal sözleşmeye sahip çıkalım” uyarısında da bulundu. “Toplum sözleşmesine farklılıklarımızla birlikte sahip çıkarak katkıda bulunalım” sözü de ona akın.

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Kurban Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor, Yüce Mevlâ’dan  İbrahim’ce kararlı ve metanetli, İsmail’ce tevekküle sahip dirayetli olmayı niyaz ediyorum. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT