1. YAZARLAR

  2. Süleyman Sayan

  3. Bir düşünün neden olmasın
Süleyman Sayan

Süleyman Sayan

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir düşünün neden olmasın

A+A-

Azim, sabır, çalışma, destek ve sistem sanırım Konyaspor’u bu sezon 5 kelime ile açıkla deseler bu kelimeleri kullanırdım. Her anlamıyla rüya gibi bir sezonu geride bıraktık, sanırım şimdiden çocuklarımıza torunlarımıza anlatabileceğimiz bir başarı hikayemiz var.

Çok değil tam 3 yıl önce bu günlerde transfer yasağının üzerine kurulmuş genç bir kadro ile çıkmıştı bu takım süper lige, o günlerde bu takım seneye düşer diyenlerde oldu asansör bir kadro diyenlerde oldu ve tabi ki kimseyi dinlemeyen kesim taraftar bu takımın hep yanında oldu, iyi ki de oldu. Konyaspor tarihine baktığımız zaman,  sürekli bir kesim tarafından destek olunurken diğer kesim tarafından karalanan bir tablo görmüşüzdür. Bunu kötü manada söylemiyorum. Mesela genç kadro ile ilk süper lig deneyimine çıkarken bir kesimin görüşleri; bunun takıma fayda, diğer kesimlerinse zarar getireceği şeklinde, tartışmalar uzayıp gidiyordu. Arkadaş sohbetlerinde bile benzer tartışmalara münakaşalara hepimiz girmişizdir. İşte bu yıl Konyaspor’un yakaladığı başarı, ilerleyen haftalara girildiğinde münakaşalar yerini münazaralara bırakmaya başladı ki bu hep itici güç oldu. Konyaspor’un her yaptığını eleştirenler, doğruları göremeyenler bile, ya eridi kayboldu ya da saf değiştirip destek oldu. Stadyuma küfür edip rahatlamak için gelen insanlar, Konyaspor’a tezahürat yapar oldu.  Nasıl böyle kadro çıkar sorusu nasıl daha iyi destek oluruz sorusuna dönüşünce birçok engel de daha başlamadan aşılmış oluyordu.

Peki bizi bekleyen tehlikeler nedir, nelerdir?

Aslında her başarı altında, bir tehlike, bir risk ile gelir bana ister abartıyor, ister sallıyor, isterseniz de böyle bir sezon ardından bunları mı düşünüyorsun diyebilirsiniz. İlk önce bu yıl Konyaspor rekor bir puan ile ligi üçüncü sırada tamamlamayı başarması, önümüzde ki sezonda haliyle beklentileri de peşinde getirdi ve bu beklentilerde günden güne artmaya başladı. Sosyal medya üzerinde Fernando Torres’i de transfer ettik, Demba Ba’ı da ve bu isimler artarak devam edecek gibi.  İnsanların başarıyı yakalaması ve bu başarı ile birlikte heyecana kapılsak da gelecek sezon acaba bu başarının üzerine bir şeyler koyabilecek miyiz,  yerimizi koruyacak mıyız sorularını sormak ve her koşulda desteğe devam edebilmek sanırım gelecek sezon en büyük sorumluluğumuz olacaktır. Önce istikrar sonra başarı bizi büyük takım olma yolunda aşama kaydetmemizi sağlayacaktır. Ortada bir başarı var ise sahiplenen çok olur fakat başarısızlıkta herkes birbirine bakmaya başlarsa, maalesef bu çok da istemediğimiz yerlere gidişatın başlangıcı olur. Çok uzaklara gitmeyelim transfer yapma rekoru kırıp, ligden düşüp, takımın icralık olup, borç batağına girdiği günlerin ardından, taraftar grupları dışında bomboş tribünlerde, Atatürk Stadı’nda çıkılan maçları…

Konyaspor sevgisi çığ gibi büyüyüp artıyor, adına şarkılar söylenip besteler yapılıyor, TV dizilerinde televizyon programlarında her yerde Konyaspor ve taraftarı konuşuluyor. Bu bizleri gururlandırıp hoşumuza da gidiyor. Karalama kampanyaları ile insanların gelmek istemediği yerken, gıpta ile bakılıp örnek gösterilen şehir haline gelmiş bulunuyoruz. Spor programlarında tartışmalı pozisyonlarına bile yer verilmeyen özeti en sona bırakılan takımdan, gün içinde bile her hangi bir kanalda, günün herhangi bir diliminde rastlaya bilmek az şey değil doğrusu. Bu yüz akı bu başarı hepimizin tıpkı başarısız olduğumuz sezonlarda hepimizin olduğu gibi, bu sezon iyisiyle kötüsüyle geride kaldı. Artık ileriye daha ileriye bakmamız lazım önce nasıl bu takımı ilk üç ilk beş içinde sabitleriz, nasıl genel istikrar sağlarız, sonra şuan için rüya gibi görünse de nasıl şampiyon oluruz ona bakmamız lazım. Unutmayalım, Türk futbol tarihinde şampiyon olacağız diye sezona giriş yapıp küme düşen takımlar biliyoruz. UEFA Avrupa Ligi için ise ayrı bir yazı yazmak gerekiyor sanırım. Konyaspor’un geleceği konusunu da unutmamak gerek… Bu kadroya güvenelim hem hocasıyla, hem taraftarıyla, hem basınıyla, hem de işin mutfağında çalışan, hiç görmediğimiz kişileriyle, bu kadrolarda, her zaman hepsini bir arada en iyi yapanlar zirvede olur, zirve güzel ama en üstü daha görmedik eminim orası daha güzeldir. Bir düşünün neden olmasın…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT