1. YAZARLAR

  2. Ahmet Babaoğlu

  3. Bu Çarklar da Değişmeli
Ahmet Babaoğlu

Ahmet Babaoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu Çarklar da Değişmeli

A+A-

Gizlice ve korkarak gelmişti. Soluk soluğa konuşurken etrafı kolaçan etmesinden, birilerinden kaçarak geldiği anlaşılıyordu. Bu gelen, en zeki, en hareketli ve  aynı zamanda okul birincisi olan lise son sınıf bir öğrencimizdi. Yıllar öncesinde olan ilginç bir olaydan bahsediyorum size.

Birkaç gündür evlerinin bulunduğu sokağın başına bir araba gelip duruyor, bunun okuldan dönüş vaktinde içerisinden tanımadığı adamlar çıkıyor ve bununla konuşuyorlardı. Ondaki liderlik özelliğini keşfetmişlerdi. Kendisine; yurt dışında okumak, son model bir araba, iyi bir ev, istediği kadar para gibi fakir bir köylü gencinin reddedemeyeceği tekliflerde bulunuyorlardı. Heyecanla gösterdiği o yabancı şahısların kendisine verdiği bir koli kitabın içinde, Hıristiyan kültürüne ait kitaplar ve İncil dikkat çekiyordu. "Ne yapayım ben hocam, her gün benim yolumu kesip benimle  konuşan bu adamlardan korkmuş ve şaşırmış durumdayım, ne olur bana bir yol gösterin" dedi. 

Kendisine bir müddetliğine kendi evlerinden uzaklaşıp akrabalarının evinde kalmasını, onlar ümidini kesip de gidinceye kadar izini kaybettirmesini söyledim. Öyle de yaptı ve onlardan kurtulmuş oldu. Peki kimdi onlar? Onlar, bizim milletimizin içindeki zeki beyinlerimizi keşfedip, dayanılmaz tekliflerle yurt dışındaki üniversitelere götüren, kendi ideallerine matuf emelleri doğrultusunda yetiştirip onlardan yararlanan devletlerin beyin göçü simsarlarıydı tabii ki. 

Bu gencimiz o yıl liseden mezun olduktan sonra, ülkemizdeki iyi üniversitelerden birine okul birinciliği kontenjanı ile kaydoldu. Orayı da başarıyla bitirdi. Kendisi gibi yüzlerce gencimizi de milletimizin değerlerine uygun bir ağabeylik kültürüyle yetiştirdi. Kendisi belki on sene sonra ikinci el bir araba alabildi ve hala kirada oturuyor. Ama, onun yetiştirdiği gençlerimiz şimdi devletimizin önemli kurumlarında, milletimizin kültürüne ve tarihine yakışır büyüklükte "Yeniden Büyük Bir Türkiye" nin kurulması sevdasıyla önemli çalışmaları yürütüyorlar.

*            *            *

İçinde bulunduğumuz bu günlerde bir kaç haftaya yayılan bir ÖSS (LYS) maratonunun içerisindeyiz. Sınavların sonunda puanlar ve isim listeleri açıklanacak. Ülkemizdeki zeki beyinlerin izleyicisi olan, başta Amerika ve Avrupa ülkelerinden gelen stratejik kuruluşların görevlileri bu çocuklara yine hayal gücünü zorlayan tekliflerde bulunarak kendi ülkelerine götürme gayretinde olacaklar.

Peki ne yapsın bu çocuklar? Üniversite hayatında babasının tarlasından kaldırdığı buğdayın ancak 3 tonunu satarak dış ülkelerin ürettiği bir cep telefonu almaya devam mı etsinler. Mesela, bir mühendis olarak mezun olduktan sonra dışarıya göre çok cazip olmayan bir maaşla bir kurumda çalışmaya razı olup, eski anlayışını terk edememiş, memurunu çağırıp dakikalarca ayakta bekletip azarlayan bazı yöneticilerin gölgesinde sönüp gitsinler mi? Yoksa kendilerine teklif edilen imkanların peşine takılıp 10.000 dolarlık maaşlarla silikon vadilerinde yabancı kültürlere mi hizmet etsinler? 

Artık zamanı gelmedi mi? Bu beyin göçü çarkının değişmesi lazım değil mi? Hatta daha önceki yıllarda yurt dışına götürülmüş olan, milletimizin değerli ve zeki evlatlarının ülkemize katkı yapacak şekilde tersine beyin göçü ile getirilmesi gerekmez mi?

Evet artık bunların vakti geldi. Başta Büyükşehir Belediyemizin yapımına büyük emekler verdiği TÜBİTAK destekli Konya Bilim Merkezi'nin bu doğrultuda içinin iyi doldurulmasını,  bilimsel kalkınmada bir lokomotif görevi yapmasını bekliyoruz. Bunun gibi merkezlerin ülkemizde kurularak tarih ve medeniyetimize yakışır şekilde büyük teknolojik gelişmelere öncülük yapmasını, bu zeki gençlerimizin de kendi ülkemize hizmet etmesini ümit ediyoruz. Eller yapınca oluyor da biz yapınca niye olmasın? Elbette olmalı, olacak inşaallah.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT