1. YAZARLAR

  2. Muzaffer Kırmacı

  3. Bugün Siyaset Yok
Muzaffer Kırmacı

Muzaffer Kırmacı

Yazarın Tüm Yazıları >

Bugün Siyaset Yok

A+A-

“Bal yiyen baldan usanır” demiş atalarımız. Her gün siyaset, her gün siyaset. Okuyucuları bıktırmamak gerek

Bugün de iki fıkra ile yüzleri güldürelim istedim.

Aslında hepinizin bildiği bir fıkradır ya, olsun. Tekrardan zarar gelmez.
Nasrettin Hoca evinin çatısını onarırken bir adam kapıyı çalar. Hoca yukarıdan,
-Ne istiyorsun, diye seslenir.
Adam cevap verir:
-Hele bir aşağı gel.
Hoca aşağıya inince, adam,
-Allah rızası için bir sadaka, der.
Hoca bu duruma çok sinirlenir. Ama belli etmez. Adama,
-Yukarı gel, der.
Adam, Hoca ile çatıya kadar çıkar. Tam çatıya vardıklarında Hoca adama
-Allah versin, der.

            Nasreddin Hoca bu. Ne zaman ne yapacağı pek belli olmaz.

            Ülkenin birinde bir Başbakan varmış. Halk o başbakanı çok severmiş. Tabi sevdiği kadar sevmeyeni de varmış. Muhalifleri onu halkın gözünden düşürmek için çok uğraşırlarmış. Ama bir türlü  başarılı da olamazlarmış.

            Bakmışlar ki  tek başlarına baş etmek mümkün olmuyor, hadi demişler beraber mücadele edelim. Belki o zaman başarılı oluruz.

            Oysa  onlar birbirlerini hiç sevmezlermiş ama, başbakanı aşağı indirmenin bir başka yolu da yokmuş. Başbakan iki düşmanı dost etmiş.

            “Hadi gülsenize” diyeceğim ama, dilim varmıyor. Pek fıkraya benzemedi. Sanki biraz “Kıssadan Hisse” gibi oldu değil mi?

            Adı her neyse işte. İster gülün, ister düşünün. Size hangisi daha yakın gelirse.

            Ama son anlattığım rivayet değil ha. Gerçekten ülkenin birinde yaşanıyormuş bu olay. İki muhalefet partisi kapı-kapı dolaşıp o başbakanı düşürme planları yapıyorlarmış. Bir ihtimal o başbakan Cumhurbaşkanı olmak isteyebilirmiş. Bunun korkusu ile kendilerinden daha güçlü birini arayıp bulmuşlar. Kendileri Cumhurbaşkanı adayı olmaya cesaret dahi edemiyorlarmış çünkü.

            Sonunda “Evraka…Evraka…” demişler. Sahi onu Arşimet söylemişti değil mi?  Ne fark eder?  Ha Arşimet, ha bizimkiler. “Buldum…Buldum…” anlamında yani. Bulduk diye zil takıp oynuyorlarmış ama, kendi partililerine bile bulduklarını beğendirememişler.

            Buldukları adam çatıyı onarırken, Nasreddin Hoca kapıyı çalmış. Çatıdaki “Ne istiyorsun” demiş. Hoca “Hele bir aşağı gel” demiş. Çatıdaki “Ben o hikayeyi biliyorum” demiş. “İstiyorsan sen yukarı gel” demiş. Miş…Miş…Miş…

            Amaaan. Her neyse işte. Anlayan anladı. Anlayanlar anlamayanlara (bi zahmet) anlatsın.

            Son bir şey: Çatıya çıkanlar aman ha. Bastıkları yere dikkat etsinler.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT