1. YAZARLAR

  2. Namık Ceyhan

  3. Camide Çalan Cep Telefonları
Namık Ceyhan

Namık Ceyhan

Yazarın Tüm Yazıları >

Camide Çalan Cep Telefonları

A+A-

İslam dini şereflendirilmenin haklı gururunu yaşayan her Müslüman’ın Allah (c.c) ile en yakın olduğu yerdir camiler. İslam dininin 5 farzından biri olan namaz ibadetini yerine getirmek üzere adımını mescitten içeri atan her Müslümanın dış dünya ile irtibatı kesmesi germez mi?

İstisnasız hangi camiye hangi vakitte girerseniz girin, namazın bir yerinde mutlaka bir cep telefonunun çaldığını duyabilirsiniz. Üstelik her camide girişte veya içeride “Cep Telefonlarınızı Kapatınız “uyarısı bulunmaktadır.  Hatta bazı camilerde ışıklı “Telefonunuzu Kapatınız” ikaz lambası yanar veya namaz öncesi bazı imamlarımız da sözlü olarak uyarırlar. Buna rağmen yine de çalar cep telefonları.

Teknolojinin nimetlerinden yararlanmak tabii ki herkesin hakkı. Teknolojiler nimet olmasının yanı sıra beraberinde külfetini de getiriyor. Tamam belli bir noktaya kadar katlanabiliriz bunlara ki katlanıyoruz. Nitekim cep telefonlarımızın her yerde çekmesini istiyorsak baz istasyonlarına katlanmak zorundayız. Cep telefonuyla istediğimiz kişiyle istediğimiz kadar görüşmek istiyorsak onun maddi külfetinin yanı sıra duyma organlarımıza ve beynimize verdiği zararlara katlanmak zorundayız, tamam.

Ancak kimse camide çalan cep telefonlarına katlanmak zorunda değildir. Gerçekten açık bırakılan cep telefonlarının haklı bir gerekçesini gösterir misiniz? Her telefonda sessiz tercihi var, kapatamıyorsan sessize de mi alamıyorsun Müslüman… Bu kadar mı önemli dünyalı ile irtibat?

Diyelim ki kafanız çok meşgul, uyarıları okumadınız, hatta cep telefonunu yanınıza aldığınızı dahi unutmuş olabilirsiniz. Ancak ilk çaldığında hemen neden müdahale edip kapatmıyorsun. -Namaz sırasında tek elle bir müdahale yapılabiliyor, tıpkı yüzümüzü kaşıdığımız gibi.- İlk selam sonrası telefonu kapatıp, tekrar çalmasına meydan vermemek gerekmez mi?

Sadece cep telefonunun zilinin çalması değil, namaz aralarında resmen masaj yazan, internetine giren gençleri gördükçe kusura bakmayın ama yok artık demekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

Namaz esnasında çalan her telefon-hele bir de oyun havası ise- diğer müminlerin namazlarını etkiliyor, dikkati dağıtıyor, rahatsız ediyor. Kısacası hiç gerek yokken kul hakkı alınıyor. Bir taraftan namaz ibadetimizi yapmaya giriyoruz, sevap kazanacağımızı umarken çalan cep telefonumuzun çevremizdekilere verdiği rahatsızlık nedeniyle kul hakkı alıp çıkıyoruz? Söyleyin bakalım kazançta mıyız, zararda mı?

Yanılmıyorsam bir ara sinyal kesiciler çıkmıştı, camilere takıldığında iletişim otomatik olarak kesiliyordu. Acaba bunlardan takılamaz mı? Ya da her namaz öncesi imam efendi, “Safları sık ve düzgün tutalım” uyarısından sonra cep telefonlarınızı  kapatınız uyarısını da mutlaka yapmalı ki huzur içinde ibadet edilebilsin.

Hatta- olmaz ama-  bir yiğit imam çıkar telefon çaldığında selam verip namazı bozar ve cep telefonu çalana kapattırırsa diğerlerine de örnek olur, o anda herkes telefonlarını kapatır bu alışkanlık haline gelebilir. Hiçbir mümin bir başka müminin ibadetini sakat etme hakkına sahip değildir.

Huzur ve hoşgörünün başkenti Konya’da huzur için hoş görü sınırımızı ve sabır sınırımızı zorlamak istemiyorsak,  başta din görevlilerimiz olmak üzere camilerin kanaat önderleri de huzurlu ve huşu içinde bir ibadet ortamı için çaba göstermek zorundadır.

Camiye giderken mümkünse cep telefonlarımızı evimizde, iş yerimizde bırakalım, Yanımızda götürmüş isek mutlaka kapatalım (ya da sessize alalım) ve rahat bir namaz kılalım. En azından kul hakkı almayalım, huzur içinde bir ibadet edelim. İnşallah...

Yani “Hakla irtibata geçmeden, Halkla irtibatı keselim”.

Kalın sağlıcakla…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT