1. YAZARLAR

  2. Hasan Durucan

  3. Damlaya Damlaya
Hasan Durucan

Hasan Durucan

Yazarın Tüm Yazıları >

Damlaya Damlaya

A+A-

Spor Toto Süper Lig'in 5. hafta mücadelesinde M.Sivasspor ile T.Konyaspor Sivas 4 Eylül Stadı’nda karşı karşıya geldi.  Maçın başlama düdüğünü çalan hakem Serkan Tokat, bitiş düdüğünü çaldığında takımlar birbiri üzerinde üstünlük sağlayamayıp golsüz berabere kaldılar. Maçın genelinde Sergen Yalçın’lı Sivasspor kazamak, Aykut Kocaman’lı Konyaspor ise kaybetmemek için sahaya çıkmış bir görünüm içindelerdi. Ve maçın sonuna geldiğimizde skor tabelasını değiştiremeyen takımlardan temsilcimiz Konyaspor kaybetmemek adına konuk olduğu deplasmandan bir puan çıkarmasını bilerek hedefine ulaşmış oldu. Aslında bu maç için bu kadarını yazmış olsak kafi gelir. Çünkü sahada ne oyun vardı, ne zevk vardı, ne de gol vardı. Sahada varolan sadece mücadeleydi. Oysa ki daha geçen hafta Osmanlıspor karşılaşmasında ben oynanan güzel oyundan ve skora yansıyan tabeladan çok hoşnut kalmıştım. Bugün oyun anlamında her iki takımında kısır kaldığı mücadele de biz neredeyse maçın belli dakikaları dışında hiç yoktuk. Evet, gol yemiyoruz ama gol de atamıyoruz. Gol atamamız bizim en büyük sorunumuz haline geldi. Geçen sene kocaman bir ligi bir maçta üç gol atamadan bitirdik. Elbette kazanıyoruz ama bu fark sadece iki olabiliyor. Bu sene de golcülerimiz lige çok suskun başladılar. Beşinci haftada rakip fileleri sadece beş kez havalandırdık. Bugün de maçın son on dakikasında sonuca galibiyet etkisi yaratacak golü bulabilirdik fakat yakaladığımız birkaç fırsattan maalesef faydalanamadık. İlk yarının 20.dakikasında Ömer Ali Şahiner’in serbest vuruşunda Vukoviç altı pasta dokunamadı. 22.dakikada ise Sissoko ceza alanı dışından şutu dışarı gitti. 33.dakikada Barrales'in vuruşu kaleci Serkan'a takıldı. 41.dakikada ise Chahechouhe'nun ceza alanı dışından sağ çaprazdan şutu direğin üstünden auta çıktı. İlk yarı neredeyse pozisyon açısından ölüydü. İkinci yarı ilk yarıya nispeten daha hareketlenen bir oyun vardı. Sergen Yalçın Abola’nın yerine orta alana Hakan Özmert’i, kaptan Adem yerine ise Yekta’yı aldı. Aykut Kocaman ise Vedat Bora’nın yerine Uğur İnceman’ı, Sissoko’nun yerine Traore’yi ve son olarak kaptan Ali Çamdalı’nın yerine Bajic’i alarak maçı dengede tutmanın yollarını aradı. İlk yarıya oranla daha baskılı başlayan Sivasspor 52.dakikada Burhan’la, 64.dakikada ise Cicinho ile kalemizde tehlike yarattı. Suskunluğumuzu bozamadığımız dakikalarda ataklarını kısmen de olsa sürdüren Sivasspor 72.dakikada Burhan ile yüzde yüz bir golü kaçırınca maçın kırılma anı da bu oldu. Baralles’in 77.dakikada Serkan’a yaptığı hareket nedeniyle ikinci sarıdan gördüğü kırmızı kartla Sivasspor sahada on kişi kaldı. Bu dakikadan sonra üzerindeki baskıyı yıkan temsilcimiz 85. dakikada Ali Çamdalı'nın ara pasında sağdan ceza alanına giren Rangelov ile birlikte maçın en ciddi pozisyonunu yakaladı fakat meşin yuvarlağı filelerle buluşturamayınca oyun bu skorla tamamlandı. Sivasspor gibi dirençli bir takımdan deplasmanda bir puan almak her daim iyidir. Bir puan alırken karşı takımı iki puandan ettiğimizi de düşünmekte lazım. Zevksiz futbol izlesek de Kocaman ve ekibinin iyi yolda ilerlediğinden benim şüphem yok. Zorlu bir ligdeyiz ve emin adımlarla ilerliyoruz. Takımımızda, bazı mevkilerde bir oyuncunun birden fazla alternafi var. Bu sebeple hala kemikleşmiş bi kadro içerisinde değiliz. Birkaç hafta içerisinde daha kendinden emin bir Konyaspor izleyeceğiz. Hep dedim, yine diyorum ve daha ligin başlarında hem takım adına hem Teknik direktör adına olumsuz hava yaratmamak lazım. Takımınıza güvenin, inancınızı kaybetmeyin, sabredin. Güzel şeyler sabredince geliyor. Bunun en güzel örneğini geçen sene gördük. Düştü düşecek diyen kitleye inat ligi sekizinci sırada bitirdik. Bazı şeyler biranda değil, damlaya damlaya olur. Keyifsiz futbolunu izlediğimiz bu takım, ligin başlamasından bu yana en çok koşan takımı oldu. Olumsuz şeyleri gördüğümüz kadar olumlu şeylerden de kendimize pay çıkartmasını bilelim. Yani bir nebze skordan ziyade verilen mücadeleyi de unutmamak lazım. Sabrın sonu selamettir, daha güzel günler göreceğiz.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT