1. YAZARLAR

  2. Emrullah Nergiz

  3. Davutoğlu: Yeni Türkiye ve Konya
Emrullah Nergiz

Emrullah Nergiz

Yazarın Tüm Yazıları >

Davutoğlu: Yeni Türkiye ve Konya

A+A-

Kamuoyu oluştu. Allah nasip ederse yeni Türkiye’nin Başbakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu olacak. Ak Parti içinde ‘o kadar olur’ cinsinden birkaç cılız tartışma dışında çok fazla başkaldıran çıkmadı. Bu istikrar ve partinin geleceği adına olumlu bir gelişme.

Ahmet Davutoğlu meselesini 2 cepheden değerlendirmek gerekiyor. Birincisi Türkiye diğeri ise Konya.

Türkiye, Davutoğlu adını meşhur 1 Mart 2003 Irak tezkeresiyle tanıdı aslında. O, ilk tezkere günlerinde ‘Irak’a asker göndermenin hatalı olacağını’ savundu.

Kendisine ‘Büyükelçi’ unvanını dönemin Başbakanı Abdullah Gül’ün gayretleriyle Cumhurbaşkanı Ahmet Nejdet Sezer verdi.

Ahmet Davutoğlu, son 12 yılda başta Ortadoğu olmak üzere, Türk dış politikasının belirlenmesinde son derece etkin bir isim oldu.

Bugünlerde bazılarında çatıştırma hevası olsa da özel bir bilgi verelim. Sayın Davutoğlu, Başbakan Erdoğan’dan önce Abdullah Gül’ü tanımıştı. Hatta onunla çok yakın arkadaşlık kurmuştu. Büyükelçilik unvanının akabinde Recep Tayyip Erdoğan’ın hep yanıbaşında durdu. Dış Politika başdanışmanlığı görevini Dışışleri Bakanı olduğu 2009 yılına kadar sürdürdü. 2011 Seçimlerinde ise memleketi Konya’dan vekil oldu.

Onun Başbakan Erdoğan’la bu kadar yakın olmasına rağmen 6 yıl vekillik veya bakanlık unvanı verilmemesini bugünkü 3 dönem kuralının katılığından çok daha izahlı anlayabiliyoruz. Zira Sayın Davutoğlu’nun önünde 2 dönemlik (2015 – 2019) seçim süreci var. Müstakbel Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın da 2023’e kadar Türkiye’nin başında kalacağı düşünülürse; 2003’ten beri omuz omuza vermiş 2 özel isim, -Başkanlık sistemi olsun ya da olmasın- Türkiye’nin geleceğine ışık tutmaya devam edecek. Sözümüz sağlığa. Allah, böyle nadiren yetiştirdiğimiz 2 değerli devlet büyüğümüze uzun ömür, sağlıklı yaşam versin.

Olaya 2003’ten 2023’e doğru geniş bir perspektiften baktığımızda bugünlerde yarısını devirdiğimiz planlamaların yerli yerinde işlediğini görebiliriz. Başbakan Erdoğan 26 Şubat 1954 doğumlu. Sayın Davutoğlu 26 Şubat 1959 doğumlu. Tesadüflere inanmadığımızı bilirsiniz. Bu durum derin Türkiye’nin millete bakan yüzünün dişlileri büyük bir ustalıkla işlettiğinin tezahürüdür bir bakıma.

Sıra bu silsilenin akabinde 1969 doğumlu Yalçın Akdoğan’a da gelecek. Lakin onun daha zamanı var. 2020-30’lu yıllara erişenlerimiz için bu isim çok karşımıza çıkacak.

Gelelim işin 2. ayağına.

Konyalı olarak Sayın Davutoğlu gibi bir değere yeterince sahip çıkamamanın verdiği ezikliği şehrin geneli hissetmeli. Köşelerinden” dış politika çökmüştür” diye naralar patlatan ‘sözde Konya aşıkları’ dizlerini darp etmekten çürütmeli.

Her oturaklarında ‘Yahu, tamam amma Gonya için ni yaptı?’ şeklinde acizce ahkam kesenler başlarını ellerinin arasına alarak şiddetle bastırmalı. Hatta mümkünse bunu amuda kalkmış pozisyonda uygulamalı.

Henüz vekil olmadan Dışişleri Bakanı olduğu günün ertesinden itibaren hatırlayalım. Derin Konya ona hep mesafeli durdu. Şehrin asıl sahipleri olduklarını iddia edenler yükselmesini böylesi makamlara gelmesini içlerine sinmeye sinmeye kabullendi. Her fırsatta bir açığı arandı. Bol bol eleştirildi. Muhalefetin sözleri anlaşılabilirdi lakin vekiller düzeyindeki lakırdılar hiç de hafife alınacak cinsten değildi.

Gün oldu devran döndü. “Ha şu kabine revizyonunda gidecek, yok ötekinde uçuracaklar” diyenler dillerini avuç içlerine doğru kaydırarak manevralı bir şekilde tat alma duyularını test ettiler.

Biliyoruz onun erdemi geçmişi bir kenara bırakacak. Teşkilatlardan yerel yönetimlere kadar tüm kırgınlıklar unutulacak. Amaç yine bu şehre daha iyi hizmet olacak. Artık bu şehirde yaşayan CHP’lisi MHP’lisi ya da Saadet’lisi hiç fark etmez. Konya’yı azıcık seven bir insan Davutoğlu’na destek olmalı. Dille, kalple, duayla. Hiçbir şey yapamıyorsa da susmalı.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT