1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Dördüncü Ulusal Bağışıklama Sempozyumu
Dördüncü Ulusal Bağışıklama Sempozyumu

Dördüncü Ulusal Bağışıklama Sempozyumu

Prof. Dr. Şenol: - "Eğer aşılar istenilen düzeyde yapılırsa, her yıl gripten ölen 500 bin insanın yüzde 80'i, zatürreden ölen 4 milyon insanın da 3'te biri kurtarılabilir"- Prof. Dr. Azap: - "Aşıda iğne korkusunu aşmak üzere, iğnesiz, sprey, bandaj şeklin

A+A-

İSTANBUL (AA) - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Esin Şenol, "Eğer aşılar istenilen düzeyde yapılırsa, her yıl gripten ölen 500 bin insanın yüzde 80'i, zatürreden ölen 4 milyon insanın da 3'te biri kurtarılabilir." dedi.

KLİMİK 4. Ulusal Bağışıklama Sempozyumu’nda erişkinlerde aşı uygulamaları masaya yatırıldı.

Prof. Dr. Şenol, burada yaptığı konuşmada, yetişkinlerde aşıların istenilen düzeyde yapılmasının önemine işaret ederek, "Eğer aşılar istenilen düzeyde yapılırsa, her yıl gripten ölen 500 bin insanın yüzde 80’i, zatürreden ölen 4 milyon insanın da 3’te biri kurtarılabilir." dedi.

Erişkinlerde en önemli ölüm nedenleri arasında aşı ile önlenebilir hastalıkların yer aldığını belirten Şenol, şunları kaydetti:

"Grip ve zatürre, aşı ile önlenebilir iki önemli hastalık. Ülkemizde maalesef zatürreden ve gripten ölünebileceğine ihtimal verilmiyor. Oysa zatürre trafik kazalarından 4 kat daha ölümcül. Gribin de öldürücü ve farklı seyirleri olabilen bir hastalık olduğu bilinmiyor. Aşı ile ilgili dayanaksız spekülasyonlar nedeni ile 'bu yılı da atlatayım' şeklinde davranılabiliyor. Risk gruplarında grip aşısı geçen yıl sadece yüzde 5 oranında, zatürre aşısı yüzde 1, zona aşısı ise daha düşük düzeyde yapıldı."

KLİMİK Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap da yetişkinlerde aşı yaptırmaya karşı direncin en önemli sebeplerinin, aşılarla ilgili yapılan sorumsuzca açıklamalar ve aşıların olası yan etkilerinden duyulan korku olduğunu ifade etti.

Azap, şunları kaydetti:

"Aşılar üretilme aşamasında bilim insanlarının ve sağlık yöneticilerinin güvenlik açısından en çok üzerinde durduğu ve en yakından izlediği maddelerdir. En ufak bir şüphede dahi o aşı kullanıma sokulmaz. Aşıların çok sınırlı yan etkileri vardır ve bu yan etkiler örneğin sağlıklı olmak adına tüketilen bitkisel gıdalar veya tıbbın kullandığı tüm tedavi yöntemlerinde de az veya çok vardır. Dolayısıyla bir aşının baş ağrısı için alınan bir ağrı kesiciden yan etki açısından çok farkı yoktur."

İğneden korktuğu için aşı olamayan çok sayıda insan bulunduğuna işaret eden Azap, iğne korkusunu aşmak üzere iğnesiz, sprey, bandaj şeklinde aşı çalışmalarının sürdüğünü ve bunların yakın gelecekte hayata geçebileceğini aktardı.

65 yaş üzeri herkesin her yıl grip ve bir defaya mahsus zona ve zatürre aşılarını yaptırmaları gerektiğini belirten Azap, "Çocuklar için yapılan tüm aşılar, erişkinlerde yapılabilir. Ancak bazıları örneğin suçiçeği, kızamık, kabakulak gibi aşıları çocukluk çağında yapıldıysa veya hastalık geçirildi ise artık erişkinde yapmaya gerek yoktur. Erişkinlere mutlaka yapılması gereken aşılar Hepatit A ve Hepatit B aşıları, her on yılda bir tetanos ve difteri aşısı, bir doz boğmaca aşısı, her yıl grip aşısı, 65 yaş ve üstündekiler için zatürre ve zona aşıları." diye konuştu.


Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT