1. YAZARLAR

  2. Ahmet Çapanoğlu

  3. Dün 11 Mart’tı
Ahmet Çapanoğlu

Ahmet Çapanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Dün 11 Mart’tı

A+A-

Dün 11 Mart’ta. Gezi zekâlıların hayatı durdurma isyan çağrısı vardı. Fazla televizyon izlemediğimden dün internette, hâlâ içlerinde az da olsa insanlık kırıntılarının var olduğunu zannettiğim GEZİ ZEKALILAR’ın, o insanlık kırıntılarını filizlendirmek yerine, sömürü aracı olarak gördükleri çocukları kullanarak, “katilimi arıyorum” diye ortaya çıkıp, yapacak işleri kalmamış sönmüş fenerleri gördüm.

Katil mi arıyorsunuz?

Kendi idealleriniz için İstanbul’un, bilmem hangi cafesinde, elinizdeki içki kadehleriyle Zap deresine ağıt yakıp planlar kurarak, sahneye çıkmaya korkup masum çocukları öne sürüp, kafanıza göre ayaklanma tertip etmeye çalışacaksınız, sonra da onların kanından nemalanmaya çalışma planları yapacaksınız. İşte bu planları yapıp masumların kanının dökülmesine sebep olan sizlersiniz katil.

Katil mi arıyorsunuz?

Bu ölümü en çok kullanan sizlersiniz katil.

Bu masumları kullanarak, hayatı durdurma çağrısı yapan sizlersiniz.

 Saklamayın, çıkın itiraf edin.

Çocukların ölümü sizin umurunuzda mı?

Keşke birkaç tane daha olsa da onların kanından yüklensek” diyecek kadar vicdan yoksunusunuz. Komiğinden alkoliğine, patlamaz olmuş tüfekler çıkmış “rahat mısınız, uyuyabiliyor musunuz, vicdanınız rahat mı?” diye soruyor.

İnanın çok rahatsızım. Sizin gibilerin yüzüne tüküremediğim için rahatsızım, hangi çocuğu kullanacaklar, sırada hangi masum can var diye korkudan uyuyamıyorum.  Sizinle aynı gemide olmaktan bile rahatsızım.

Sen, “nasıl gülebiliyorsunuz” diye bize soracağınıza, katıldığınız partilerde kahkahalarla ortalığı şenlendirmeye çalışmanızı nasıl tabir edersiniz. Siz, onların katili olarak, onlar üzerinden pirim yapmaya çalışırken, biz hiçbir çocuğun ölümünden nemalanmak şöyle dursun, kendi canımızdan can gitmiş gibi yaralanırız.

Suçlunun bulunmasını mı istiyorsunuz?

Gidin en yakın karakola teslim olun. “Ben kışkırttım, sahneye çıkmaya kıçım yemedi, bana kan lazımdı, o kanı kullanmam lazımdı, ben o masumları sokağa döküp ön saflara sürdüm, şimdi az kalan vicdanımla bunu anladım, pişmanım. Suçlu benim” diye ifade verin. 

Hâlâ sömürü peşindesiniz. Hâlâ korkuyla sindiğiniz bar köşelerinden videolar yayınlamaya çalışırken, eline ekmek verdiğiniz çocuğu “Ben Berkin Elvan, katilim nerede?” dedirtecek kadar vicdansız ve sömürücüsünüz. Daha bir kaç gün önce Berkin’in babası çıktı, “oğlum ekmek almaya gitmedi, haklarını savunmaya gitti” diyordu. O yaştaki bir çocuğun hangi hakkı gasp edilmiş ki de, hak arama savaşında olsun.

Adalet mi istiyorsunuz?

İnanın biz de unutamıyoruz. İnanın bizler sizden çok adalet istiyoruz. Gerçek katiller olan sizlerin çıkıp “biz kullandık, ailelerin evlerine ateş düşmesini biz istedik” diyerek gerçekleri haykırmanızı istiyoruz. “Devlet öldürdü halk yaşatıyor” diyecek kadar utanmaz ve vicdansızsınız. Teslim olun, adalete teslim olmasanız da, vicdanınıza teslim olun ve susun. Katili ararken, kin, nefret ve öfkeyle kendinizi sakladığınızın farkında değil misiniz?

Hayatı durdurun?

Hayatı durdurun diyeceğinize, “durdurun dünyayı inecek var” deyip inin lütfen bu gemiden. İnin de o masumlar, piyon olarak ortaya sürülmekten, kanlarından nemalanmak isteyenlere pirim olmaktan kurtulsunlar.

Siz, önce insanlara “hayatı durdurun” demek yerine, içinizdeki kin ve öfkeyi durdurmaya çalışın.

Unutmayın, tarih boyunca böyle olmuştur ve böyle olmaya devam edecek.

Nasıl mı?

“İt ürüyecek ama kervan yürüyecek”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT