1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Dünya Basın Özgürlüğü Günü
Dünya Basın Özgürlüğü Günü

Dünya Basın Özgürlüğü Günü

CHP Genel Başkan Yardımcısı Budak:- "Basın özgürlüğünün olmadığı bir ortamda, demokrasiden, özgürlüklerden, ilerlemeden söz edilemez"- CHP Genel Sekreteri Sındır: - "Basına yönelik yürütülen sindirme ve yıldırma politikaları darbe döneminin uygulamaları i

A+A-

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, basın özgürlüğünün olmadığı bir ortamda, demokrasiden, özgürlüklerden ve ilerlemeden söz edilemeyeceğini belirtti.

Budak, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, demokrasinin sağlıklı işleyebilmesi ve halkın haber alma hakkının sağlanabilmesi için basının özgür çalışması gerektiğini bildirdi.

Türkiye'de gazeteci olmanın ve gazeteci kalabilmenin giderek zorlaştığını iddia eden Budak, Anayasa'nın "Basın hürdür, sansür edilemez" hükmünün ise siyasi iktidarın müdahaleleriyle rafa kaldırıldığını savundu.

Budak, "Basın özgürlüğünün olmadığı bir ortamda, demokrasiden, özgürlüklerden, ilerlemeden söz edilemez. Bugün Türkiye böyle karanlık bir dönemden geçiyor. Meslek onurunu ve etiğini koruyan gazetecilerin çabalarıyla bu karanlık dönemin aşılacağına inanıyorum." ifadesini kullandı.

- "Demokrasi anlayışı ile bağdaştırılamayacak durum"

CHP Genel Sekreteri Kamil Okyay Sındır da yaptığı yazılı açıklamada, basın özgürlüğü alanında Türkiye'nin geldiği noktanın çok karamsar olduğunu öne sürdü.

İktidar tarafından sindirme politikaları uygulandığı, yazılı, görsel ve internet medyasının görevini özgürce yapamaz hale getirildiği iddiasında bulunan Sındır, Türkiye'nin, dünyada basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 151'inci sırada yer aldığını ifade etti.

Sındır, ülkenin bu durumu hak etmediğini belirterek, şunları kaydetti:

"Basın emekçilerinin yargılandığı davalar siyasi hesaplaşma ile anılır olmuş, ortaya çıkan hukuk zaafları gizlenemez bir duruma gelmiştir. Basın ve gazeteci özgürlüğünün engellenmesi, siyasi kasta dayalı uzun tutukluluk halleri düşünce ve ifade özgürlüğüne büyük bir darbe niteliğindedir. Demokrasi anlayışı ile bağdaştırılamayacak bu durum, hukuk devleti ve demokrasinin önündeki engellerin başında yer almaktadır. Basına yönelik yürütülen sindirme ve yıldırma politikaları darbe döneminin uygulamaları ile yarışır olmuştur. Bunun seçimle iş başına gelen bir hükümet tarafından uygulanıyor olması, demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçecektir."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT