Enes Seçilmiş

Enes Seçilmiş

Yazarın Tüm Yazıları >

Dünyalılar

A+A-

Hikayenin sonuydu:

 

Her şey sona ermiş; hayalini kurduğumuz - küçük mutluluklar içeren ama doyumsuz bedenleri tatmin etmeyen – ne o meşhur bilmem ne renk panjurlu ev ne de bin bir cefa çekerek kredisi ödenen arabanın, aslında öneminin kalmadığı hatta zaten hiç önemli olmadığının anlaşıldığı andı.

Ne demekti tüm bunlar?

Hikayenin başıydı:

Adem şu anda yasak meyveyi tadıyor, şu anda hatasını fark ediyor, şu anda af diliyordu. Siyasi liderler şu anda anlık öfkelerle kararlar alıp milyonları arkalarında sürüklüyor, gözyaşları farklı şelalelerden farklı duygularla şu anda akıyordu cennete doğru. Tanrı’nın zaman kavramı yoktu ki zaten.

Kafka söylediği için mi yoksa o söylediğinde fark edildiği için mi bilmiyorum ama birisi insan olmadığımızı; daha doğrusu hangi yönlerimizle diğer canlılardan ayrıldığımızı söylese susmak, en zor ve en zoraki cevap olurdu gerçekten.

İnsanların hayatındaki pasta kreması:

Aslında bizim vazgeçilmezlerimizi ve tüm yüzeysel ilişkilerimizi oluşturuyor. Zaten tek bir aile görmemişizdir ki; yüzeysellikten kurtulup sevgiyi ikram etsin çocuklarına akşam yemeğinde.

Tüm bu karizmatik afili cümlelerden sonra bir de dünyalılara değinmek gerek. Çünkü iki insan yan yana gelince kan aktı hep. İki ulus olduk devam etti yine.

Ortada bir hikaye yoktu:

Sahiplenmişti ve vazgeçemiyordu hiçbir şey den Dünyalılar. Dev bir tüketim kültürü oluşturup hazırda bekleyen arzı onlara sunmak, sonra da kıyasıya bir yarışa girmek. Tüm mesele buydu.

Yüksek binalar yaparak gökyüzüne sahip olunabileceğini zanneden ilginç yaratıklardı şu dünyalılar. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT