1. YAZARLAR

  2. Hasan Durucan

  3. ELENEN ŞAMPİYON
Hasan Durucan

Hasan Durucan

Yazarın Tüm Yazıları >

ELENEN ŞAMPİYON

A+A-

Temsilcimiz Torku Konyaspor bir ilki gerçekleştirmek ve kupada Fenerbahçe’yi saf dışı bırakarak finale yükselmek amacıyla sahayı çıktı. Yeşil-beyazlılar Fenerbahçe ile tarihinde 32 kez karşı karşıya geldi. Konyaspor bu maçlarda dört kez galip gelirken, bir kez de puanları paylaştı. Bu oynanan maçlarda deplasmanda puan çıkaramamıştık. Yani Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanan on beş maçın tamamını Fenerbahçe kazanmış ve ilk galibiyetini almak için yeniden rakip Fenerbahçe'ye konuk olduk. Ama Fenerbahçe’nin ilk maçta elde etmiş olduğu skor avantajı sanki bu ilkin yine yarınlara devredeceği hissiyatı veriyordu. Nitekim de öyle oldu; kaybederek elendik.

Kupa maceramıza geçtiğimiz yılın son ayının ilk gününde 3. eleme turunda kendi sahamızda Kocaeli Birlik’i farklı mağlup ederek başlamıştık. Çekilen kura sonucunda G Grubu’nda Etimesgut Belediye ve Kayserispor’u hem içerde hem dışarda, İnegölspor’u ise kendi sahamızda yenerek deplasmandan ise bir puan çıkartarak lider pozisyonunda uğurlanmıştık. Bu galibiyetler aslında bu yıl çok konuşulacak olan Konyaspor'un başarısının altyapısını yavaş yavaş oluşturmaya başlamıştı. Grubun ikinci maçı yani Etimesgut Belediye maçının haftasında ligde Beşiktaş ile deplasmanda karşılaşmış ve yediğimiz dört golle ciddi bir yara almıştık. Lige verilen bu arayı güzel değerlendiren temsilcimiz sonrasında öyle bir seri yakaladı ki ilklere imza attı.

Kupanın son 16 turunda Torku Arena'da muhteşem bir atmosfer içinde önce Antalyaspor’u maçın son dakikalarında Vukoviç’in kafasıyla bulduğumuz golle saf dışı bıraktık. Çeyrek finalde kura sonucu karşımıza gelen ve hem ligde hem kupada şampiyonluğun ciddi adayları arasında gösterilen Beşiktaş’a yenilir elenir gibi söylemlere gözünü kapatıp kulağını tıkayan Kocaman ve öğrencileri adeta ders verir nitelikte iki maçı da kazanarak kamuoyunun takdirini kazanmayı çoktan başarmıştı. Alınan bu galibiyetler Konyaspor’u destekleyen taraftar kitlesini onurlandırırken kentte adeta bayram havası estiriyordu. Tarihinde kupada ikinci kez yarı final oynayacak olan Konyaspor’un rakibi bu sefer de Fenerbahçe olmuştu.

Nalçacılılar taraftar grubunun ağzından çıkan “Konyaspor Geliyor Bak” tezahüratı neredeyse sağır sultanın kulağına bile gitmişti. Evet Konyaspor geliyordu; çünkü kentiyle, taraftarıyla, hocasıyla, oyuncusuyla, stadıyla uzun süredir ülkemizde görülmeyen birlik ve beraberlik anlayışını yakalamıştı. Bu tutkunun aslında galibiyet endeksli olmadığını kendi saha ve seyircisi önünde yarı final ilk maçında Fenerbahçe karşısında oynadığı ve üç farkla yenilmesine rağmen adeta yenmiş havasında coşkuyla takımlarını destekleyen, sırtlarını sıvazlayan cefakar, vefalı taraftarın cevabı niteliğindeydi.

Bu cevap rövanşta oynanan son maçta da değişmeyince elenen takımın adı Torku Konyaspor oldu. Ziraat Türkiye Kupası'nda 158 takım arasından sıyrılıp zirveyi zorlasak da finali göremeden veda ettik. Ligde ve kupada bu kadar yoğun maç trafiğine alışık olmayan temsilcimiz başarılarıyla bu sene ajandasına Avrupa’yı da ekledi. Böylelikle seneye üç kulvarda yarış vermenin hesapları şimdiden yapılırken Avrupa'da da varlık gösterebilmek, ülkemizin adını layıkıyla temsil edebilmek adına eller semaya yükseliyor. Kupaya verdiği renkten ötürü başta Aykut Kocaman ve öğrencilerini, yönetimi, teknik heyeti ve bu başarıların elde edilmesinde çok ciddi pay sahibi olan taraftarımızı, emeği geçen herkesi yürekten kutluyor; tebrik ediyorum. İstikrarı sağlayabilmek adına seneye de en az bu başarıyı yakalayıp o kupayı Konya'ya getirmek temennisiyle diyelim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT