1. YAZARLAR

  2. Ziya Uysal

  3. “Elinden gelse sen ne yapardın” sorusuna verilen bazı cevaplar
Ziya Uysal

Ziya Uysal

Yazarın Tüm Yazıları >

“Elinden gelse sen ne yapardın” sorusuna verilen bazı cevaplar

A+A-

Elimden gelse Sevr’i hortlatmak isteyenlere inat, Türkiye’deki bütün yer isimlerinin, iş yeri tabelalarının, markaların, firma, otel ve ürün isimlerinin Türkçe olmasını zorunlu tutardım.

Elimden gelse, belli bir amaç için elde tutulanlar hariç, kamuya ait bütün arazileri halka satardım. Çünkü kiraya verildiğinde üzerine sulama tesisi, ahır, ağıl, ev, bağ, bahçe gibi sabit tesis yapılamıyor. Bu yüzden milli servet tam olarak değerlendirilememiş oluyor.

Akillerin ne yapabildiğini gördük. Elimde olsa bir de ariflerin, düşünürlerin, bilgelerin fikrini sorardım. Önemli konularda onların da görüş ve önerilerine, desteklerine yer verirdim.

Güvenlik güçlerimizi yanıltmak için teröristler gizlendikleri evlerde sesli kuran okutuyormuş, o evlerin kapılarına da Mushaf asıyormuş.  Büyükler, “ İçin Hakla, dışın halkla olsun” diye ne güzel söylemişler. “Dışı Hakla içi şeytanla olanlar” keşke sadece teröristler olsaydı. Elimden gelse teröristlere de şeytanın diğer uşaklarına da bu fırsatı vermezdim.

Terörist hamisi Belçika’daki son olaylar da gösterdi ki Batı, şimdiye kadar kendi gözündeki merteği görmüyor, sürekli Müslümanların gözündeki çöpe bakıyormuş. Kafa yine o kafa ama bakalım şimdi değişen bir şey olacak mı? Elimden gelse oralarda da operasyon yapardım.

Ülkeye yeni bir üretim tesisi kazandırmaya niyetlendiyseniz, mevcut mevzuata göre tesisi bitirip, üretime açıncaya kadar inşaattan doğan KDV alacağınızı unutmanız gerekiyor. “Yorgunu yokuşa sürmek” diye buna diyorlar her halde. Elimden gelse kalkınmanın önündeki, bu tip takozların hepsini kaldırırdım. Nefsiyle kavgalı olanlara, kavga olarak bu yetiyormuş. Kendi yanlışlarını görecek olgunluğa erişenler, kendinin o kadar çok yanlışını görüyormuş ki, bunlardan başkalarının yanlışını görmeye yer kalmıyormuş. Huzur veren bir durum olsa gerek. Elimden gelse, kendini “Sütten çıkmış ak kaşık” gibi görenler azalsın diye, okullara zorunlu tasavvuf dersi koyardım.

“Gülü hiç görmüyor, gözü hep dikeninde” diye, eşine sitem ede ede öldü gitti Ümmü Nine. Gülün dikeniyle güzel olduğunu Ümmü Nine’yi kaybedince anlamıştı Ali Dede ama giden gitmişti artık. Elinden geleni yaptı: Ölürken mezarına gül dikilmesini vasiyet etti

Eskinin ünlü düşünürleri tüm dünya da artık yetişmiyor. Düşünce itibar görmediğinden olabilir mi acaba? Elimden gelse bunun sebebini güzelce bir araştırırdım. Çocuklarımıza internet pranga vurmaya başladı. Onları zararlı yayınlardan korumak için elimden gelse Milli Eğitim önderliğinde bütün yetkin kurumlara, özel çocuk programları yaptırır, bunları medyada tanıtırdım.    

“Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki, (Bu hükme uyarak)  korunursunuz” (Bakara suresi, 179). Elimden gelse, masum insanların canına kastedenleri, onlara yardım ve yataklık edenleri, terörü icat ve organize edenleri, suçu sabit görüldükçe ölüme mahkûm ederdim. Onları bir de bu millete hapiste besletme vebaline hiç girmezdim.  Ülkemizde reel faiz oranları çok yükselmiştir. Bu yüzden yerli yatırımcı, yatırım yapamıyor. Yine bu sebepledir ki, fert başına düşen milli gelirimiz yükselecek yerde gerilemiş ve on bin doların altına düşmüştür. İşsizlik oranı da azalacak yerde artmış, yüzde onu geçmiştir.  Elimden gelse bizdeki faiz oranlarını da ABD ve AB deki faiz oranlarına endeksler, sürekli onlarla eşit tutardım. Yokuş aşağı koşanla yokuş yukarı koşan yarışabilir mi? Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT