1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

  3. EMSALİ OLMAYAN ÖRNEK MÂBET: EŞREFOĞLU CAMİİ
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Yazarın Tüm Yazıları >

EMSALİ OLMAYAN ÖRNEK MÂBET: EŞREFOĞLU CAMİİ

A+A-
  • Ortasında yer alan karlık denilen havuza çatıdaki karların doldurulmasıyla ortamın nemlendirildiği ve bu sayede sütunların çatlayıp kurumasının engellendiği 719 yıllık cami, bu özelliği ile büyük dikkat çekiyor.

 

 

Birisi taç kapısı ve iki tahliye kapısı olmak üzere 3 kapısı, 35 penceresi olan camide 47 ahşap direk, tavanında ise 480 adet tali kiriş bulunuyor. Anamas Dağları'ndan getirilen sedir ağaçlarının 5-6 ay gölde ıslatılıp, fırınlanmasının ardından adeta betonlaşmasıyla elde edilen sütun ve kirişler, bu sayede ilk günden beri hiç değiştirilmeden camiyi ayakta tutuyor.

Eşrefoğlu Camii, Selçuklu Ulu Camilerinde görülen özellikleri barındırması açısından da tek örnektir: Çoğul ahşap sütunlu, tavanı tamamen ahşap ve kalem işçiliği ile süslenmiş, minber tamamen ahşap ve Kündekârî tekniği ile yapılmış, mihrabı çinilidir.

Camide tavan kirişleri, konsol araları ve mukarnas başlıklardan bazılarında çok ince kalem işleri vardır. Altı metreyi aşan yükseklikte firuze, lacivert ve mor renkli çini mozaiklerden mihrabın nişi içinde, güneş gibi açılan yıldız kompozisyonu, Konya Karatay medresesi kubbesindeki çini ile kaplı mihrap kubbesinin baklava örneği, geçiş bölgesindeki yelpaze üçgenlerde Konya’da İnce Minareli Medrese ve Sahip Ata türbesi kubbelerini hatırlatır.

 

MİNBER VE AHŞAP SÜSLEMELER…

Ceviz ağacından yapılmış İsa ustanın eseri olan minber, caminin adeta sarayı andıran zengin ve gösterişli üslubuna uygun bir incelikle işlenmiştir. Eşrefoğlu Camii 1900, 1934, 1937, 1941, 1956, 1962, 1965, 1968 yıllarında onarımlar görmüş, 1996 yılındaki harimindeki zemini açılarak, demir ve beton kirişlerle takviye edilmiştir. Yapıda bozulmaların en yoğun yaşandığı yer kuzey cephede yer alan taç kapıdır. İç kısımda ve mukarnasları oluşturan taşlarda bozulmalar çok fazladır. Ahşap malzemenin de bozulduğu noktalar vardır. Ahşap liflerinin hastalanarak mukavemetinin azalması bozulmanın temel sebebidir. Havanın oksijeni ile uzun süre temas eden bir ahşap yavaş yavaş kül rengini alır. Bu renklenme rüzgârdan, yağışlardan, oksijenden, karbon asidinin ahşap hücresini asitlemesinden ileri gelir. Caminin kapı ve pencerelerinde de ahşap kanatlar seçilmiştir. Kapı ve pencere kanatları üzerindeki ahşap süslemeler eşi benzeri olmayan eserler olarak kabul edilmiştir. Süslemeler yoğun olarak mihrap önündeki parmaklıklarda ana ve tali kirişlerde görülür. Cami içinde bölümleri birbirinden ayıran ahşap parmaklıklar da oldukça ince bir ustalıkla geometrik şekillerle bezenmiştir.

Mihrabın hemen yanındaki minber tamamen ceviz ağacından yapılmıştır. Minberin etrafına oyma sanatıyla Ayetel Kürsi yazılmıştır. Kemerin üzerinde minberi yapan ustanın vasfı ve ismi gizlenmiş. Minberin yan cephelerinde muhteşem bir işçilik var. Eğri kesim tekniği, oymacılık, kakmacılık tekniğinin uygulandığı bir sanat görüyoruz. Minberin tam ortasında yer alan şekiller güneşi sembolize ediyor. Çevresindeki yıldızlar ve büyük şekiller ise gezegenleri… Cumhuriyet döneminde 1934′ten itibaren zaman zaman tamir edilmiştir. Bu tamiratlar sonucu toprak çatı, önce kiremitle örtülmüş; sonra bakırla kaplanmıştır. Emir Seyfettin Süleyman’ın 1301 tarihli türbesi, camiinin doğu duvarına bitişiktir.

 

UNESCO DÜNYA MİRASI LİSTESİNDE

Eşrefoğlu Camii hakkında görüşlerine başvurduğumuz Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Erdemir, caminin Anadolu'da inşa edilen ve günümüze kadar gelebilen ahşap direkli, en büyük ve orijinal cami olduğunu dile getirerek şu ifadelere yer vermişti: “Ahşap olmasının yanında içindeki süslemelerle emsali olmayan bir örnek. Sadece ahşap süsleme değil taş, tuğla, alçı süslememeleri ile Türk süsleme sanatında kullanılan dekorasyonların hepsini bir arada Eşrefoğlu Camii'nde görmek mümkün.”
Konya Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile cami hakkında bir rapor hazırlanarak Kültür ve Turizm Bakanlığı'na sunduklarını belirten Erdemir, “UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınan bu caminin önümüzdeki yıllarda daimi listeye alınmasını bekliyoruz” dedi.

 

Devam Edecek.

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT