1. YAZARLAR

  2. Oktay Mermer

  3. ENGELLİYİ ENGELLİ OLUNCA MI ANLAYACAĞIZ…
Oktay Mermer

Oktay Mermer

Yazarın Tüm Yazıları >

ENGELLİYİ ENGELLİ OLUNCA MI ANLAYACAĞIZ…

A+A-

Türkiye nüfusunun yaklaşık % 10’u engelli.

Engelliler haftasında engelliler anılır, engellerine yönelik çareler konuşulur, paneller yapılır ama sadece konuşulur.

Hafta biter engelliler unutulur.

Yaşadığınız şehirde, yollar, kaldırımlar, otoparklar aklınıza gelen tüm sosyal yaşam alanlarının ne kadarı engellilere göre yapılıyor ya da ne kadarı yapılmıştır?

Hemen hemen yok denecek kadar.

Engelli olmak yaşamın kısıtlanması mı? Engelli olmak kaderine küsmek mi?

Hep birlikte hayır diyoruz ama realitede bir şey yok.

Hafta sonu bir alış veriş merkezinde o büyük asansörlerden birine vatandaşlar hıca hınç doldu, akülü aracı olan bir engellimiz dışarıda kaldı. Asansör kapanırken kapıya ayağımı uzattım ve sensörler kapıyı açtı. Engelli vatandaşımın aracını zorla asansöre iterek o sağlam olduğunu iddia eden vatandaşlar üst üste gelip ezilmeye göz önüne aldılar yinede engelliye yer vermediler. Ben yinede engelli vatandaşımızı kabine yerleştirmeyi başardım.Bu arada acaba utanıp ta birileri dışarı çıkar mı diye bekledim, valla üst üste çıktılar yinede inmediler..

Yine aynı alış veriş merkezinde onlarca engelli oto park yeri var. Fakat çoğunda engelsiz araç var.

İlk defa o gün bu insanlara dedim ki inşallah bir gün sizde aynı acıyı yaşarsınız o zaman engelliyi daha iyi anlarsınız.

Okula gidiyorsunuz, basamaklar var çıkamıyorsunuz. Resmi kuruma gidiyorsunuz tekerlekli sandalye ile tuvalet ihtiyacınızı giderecek yer bulamıyorsunuz. En başta tuvaletin kapısından geçemiyorsunuz.

Görme engeliniz var, yer işaretleri yetersiz, yer işaretlerinin üzerinde araçlar park etmiş ya da yer işaretleri sökülmüş.

Engelli aileleri her gün engelliler ile bir yerden bir yere ulaştırmak için sırtlarında taşıdıklarını kaçınız biliyor? Ya da kaçınız engellileri aşmak için çaba gösteriyor?

Peki engelli eğitimi ile ilgili neler yapılıyor, bu konuda milli eğitimde ne kadar tecrübeli idareci, yönetici, bürokratımız var biliyor musunuz?

Bu soruların cevapları hep olumsuz o yüzden size soruyorum. Ben yoruldum, ben söyleye söyleye bıktım ama bu makamdakiler maalesef hala görevde hala koltuğunda rahat rahat oturup, koltuğunda dönüyor.

Hani diyoruz ya EMPATİ yapalım diye. Hadi gözlerinizi 1 dakika kapatın ve engelli olduğunuzu ve işinize gidip geldiğinizi hayal edin. Sadece 1 dakika yeter.

Sonuç ne?  Allah korusun diyoruz değil mi.. Yaaaaa iş öyle basit değil. Bir taraftan Allah korusun diyor diğer taraftan da  engellinin hakkını gasp ediyoruz.

Yerel yöneticiler, şehir plancıları, çevre şehircilik yetkilileri size sesleniyorum. Şu yazımı lütfen okuyun, arkadaşlarınıza okutun da ne demek istediğimi anlayarak, engellinin yaşam haklarını dikkate alarak şehirleri planlayın.

Mimarlar, mühendisler sizde aynı şekilde binaları tasarlarken, her tür engeli göz önüne alın. Asansörlerin düğmelerini, katlardaki ses uyarı sistemini, görme engelliye göre uygulayın.

Rampaların eğimini % 5’i geçirmeyin.  Giriş kapılarına otomatik açma butonu koyun. Engelimize uygun olan her kolaylığı sağlayın lütfen…

Lütfen engelliye acımayalım, engellinin acınacak değil, engeli ortadan kaldıracak ele ihtiyacı var unutmayalım.

Sadece haklarını gasp etmeyelim bu bile yeter… (Asansörde, engelli otoparkta, kaldırama araç park etmede, alış-verişte, hastanede ) Bunları bir yere not edin çünkü çoğumuz bu kuralları çokça ihlal ediyor ve her gün 155’e ihbar etmekten yoruluyoruz. Engelliye engel olmayın, sonrasında ne engelliyi yorun nede kendiniz üzülün.

Bunları kafamıza  yer edelim ki  bir gün bizde engelli olursak iş işten geçmiş olmasın….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT