1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin Duyarlı hocaları…
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin Duyarlı hocaları…

A+A-

Şu bizim gazetecilik büyük vebal işi.

Dolayısıyla çok büyük veballer altındayız. Yaşlandıkça mı nedir bilmiyorum ama, artık kelimeleri yazarken bile çok daha dikkatli düşünerek yazmam gerektiğinin bilincinde korkuyorum. Huzursuzum.

Bu yüzden de çok sinirlendiğim zaman bu vebal işi aklıma geliyor, o kızgınlığımı da bahane ederek mesleği bırakmayı bile düşünüyorum.

……………..

Geçen gün Büyükşehir Belediyesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü, liseler arasında bir münazara düzenlemiş. Konusu “Toplum mu basını yönlendirir, basın mı toplumu yönlendirir?” gibi bir şeydi.

Bana gelip bunu soran çocuklara, “Toplum bizi yönlendirir” dedim ve 38 yıllık gazetecilik yaşantımdan örnekler verdim. Sonradan duydum ki bizim bile yaşadıklarımızla söylediğimizin tersini savunan, “Basın toplumu yönlendirir” diyenler kazanmış.

Bana göre yanlış taraf kazanmış.

Neden mi?

Alın size bir örnek. Hadi bunu da savunun da “Basın toplumu yönlendirir” diyenler haklı çıksın.     

Dün Konya’mızda yayınlanan yerel gazetelerin bir kısmında küçük küçük de olsa şöyle bir haber vardı;

“SOKAKTA KALAN AİLE YUVAYA YERLEŞTİRİLDİ

Konya’da ev kirasını ödeyemediği için eşyaları sokağa atılan 6 kişilik aile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne bağlı yurda yerleştirildi. Zihinsel engelli olan anne ve zihinsel engelli bir çocuğun tedavilerinin kurum yetkilileri tarafından yapılacağı bildirildi. Ailenin sürekli oturabileceği bir ev alınması için yardım kampanyası başlatıldı.”….

……………..

Bazı gazetelerde bu, haber olarak bile yer almadı. Bunun neresi haber ki. Zihinsel engelli anne ve zihinsel engelli bir çocuk, baba ve kardeşlerle tam altı kişi Konya’da bir sokak başında soğuktan donsa ölse, açlıktan ölse kimin umurunda ki?

Dünyanın neresinde olursa olsun karda kışta anne ve çocuğu zihinsel engelli olmak üzere altı kişilik bir ailenin 800 lira borcu için çulu battaniyesi ile sokağa terk edilmesi haber mi ki?

Bu asla haber olamaz.

Çünkü siyasilerimizin gücüne gider.

Ya Başbakanımız Sayın Ahmet Davutoğlu bu haberi manşetlerde filan görürse ne kadar büyük ayıp değil mi? 

Ama bu acı haber üzerine hemen devletimiz bu aileye sahip çıkıyor.

Yine de manşet yapamaz mıyız?

Ya-pa-ma-yız.

İşte o münazaraya not veren hocalarımıza buradan küçük bir not.

Çünkü biz bunu manşet yapsak kimse okumuyor ki.

Toplum için insanlık kimin umurunda?

Çünkü biz millet olarak insani özelliklerimizi kaybettik.

Her şeyimiz görüntü ve gösteriş. Cenab-ı Allah’ım günahlarımızı affetsin ve en başta da beni ıslah etsin yardımda, zekatta namazda…. korkuyorum her şeyi birilerine göstermek için yapıyoruz.

Kul hakkı, vicdan, Hak, hukuk, …. rasgele (Allah’ım günahlarımızı affet)

…………….

Biz bile PUSULA Yayın Grubu olarak yazı işlerinde bu haberi dünkü gazetemizde birinci sayfaya taşırken tartışıyorduk !!!

………..

Bu karmaşa içerisinde dün sabah gelen ilk telefon Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden iki hocamızdandı. Bu hocalarımız maaşları ile bu aileye yardım yapmak istiyorlardı. İsimlerinin geçmemesinin ısrarla altını çiziyorlardı. 

Eğer bunları yazacağımızı söylesem belki hocalarımız buna da izin vermeyeceklerdi.

Sonuç…

Bir basın mensubu olarak milletin sesi gözü kulağı olma ve bir noktada da ola-ma-ma adına bu işin vebali altında eziliyorum. 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

İnsanın üzerinde olan değil, o insanın yüreğinde olan önemlidir.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gönülden empati yapmayı becerebildiğimiz zaman ADAM oluruz

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum