1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Erdoğan Yeniden Ak Parti'de
Erdoğan Yeniden Ak Parti'de

Erdoğan Yeniden Ak Parti'de

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (4) - "(CHP'nin halk oylaması sonuçlarına ilişkin AİHM'e başvurma kararı) Yüksek Seçim Kurulu nihai karar mercidir ama Yüksek Seçim Kuruluna gidiyorsun, nihai kararını veriyor, sen onunla tatmin olmuyorsun, 'Anayasa Mahkemesi' diyor

A+A-

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'nin halk oylaması sonuçlarına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurma kararıyla ilgili, "Yüksek Seçim Kurulu nihai karar mercidir ama Yüksek Seçim Kuruluna gidiyorsun, nihai kararını veriyor, sen onunla tatmin olmuyorsun, 'Anayasa Mahkemesi' diyorsun. O arada Anayasa Mahkemesi bir açıklama yapıyor, oradan da umudunu kesiyorsun. Şimdi de AİHM'e gidiyorsun. Ya AİHM'in böyle bir görevi yok. Görev alanının içinde böyle bir şey yok. Bu ülkenin seçimle ilgili iç işlerine karışma yetkisi yok. Yenilen pehlivan yenilgiye doymuyor." dedi.

Parti genel merkezinde, AK Parti'ye üyelik töreninde konuşan Erdoğan, devlet içinde devlet anlayışını kabul etmediklerini, Türkiye Cumhuriyeti Devletinden başka bir devlet anlayışlarının asla olmadığını dile getirdi.

Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminin hemen ardından "Başaramayacaksınız" diye haykırdıklarında milletin gözyaşlarıyla kendilerine eşlik etmesinin bu irfanın sonucu olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15 Temmuz gecesi sokakları, meydanları dolduran milyonlarca insan bayrağının indirilemeyeceğini, ezanların susturulamayacağını, ülkesinin işgal edilemeyeceğini söylerken, bu uğurda hayatını ortaya koyarken aynı zamanda bizim üzerimizdeki sorumluluğu da kat be kat artırmıştır. Onun için yükümüz ağırdır." dedi. Erdoğan, 15 Temmuz gecesi ve terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlere Allah'tan rahmet diledi ve gazileri minnetle andığını belirtti.

Hukuken AK Parti'den uzak olduğu dönemin en son ve en önemli sınamasının 16 Nisan halk oylaması olduğu aktaran Erdoğan, Türkiye'nin 16 Nisan tarihine durup dururken gelmediğini, bunun yıllardır dillendirdikleri, konuştukları bir konu olduğunu söyledi.

Bu meselenin bir yönetim sistemi tartışması olduğunu hep dile getirdiklerini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu açıdan bakarsanız 200 yıllık, daha güncel gelişmeler açısından da bakarsanız 10 yıllık geçmişi var. Türkiye için parlamenter sisteme geçiş Osmanlı döneminde yapılmış bir tercihti. Cumhuriyet döneminde de bu tercihte ısrar edilmiş ve böylelikle 2007 yılına kadar gelinmiştir. Darbeler, muhtıralar, koalisyonlar, krizler, kaoslar içinde geçen bu uzun dönemi kimsenin dikensiz gül bahçesi gibi göstermeye hakkı yoktur. Böyle bir şey yok. 2007'de sistem bir kez daha tıkandığında artık bu işin böyle gitmeyeceği ortaya çıkmıştır.

Anayasa'ya, teamüllere, açık hükümlere rağmen dayatılan 367 garabeti amaçlananın tam tersi bir sürecin başlamasına vesile olmuştur. O yıl Türkiye sadece meclisini yenilemekle kalmamış, cumhurbaşkanının seçim yöntemini de değiştirmiştir. Bu kararın verildiği gün Türkiye'de yönetim sisteminin fiilen değiştiği gündür aslında. 16 Nisan'da bu karar ete kemiğe büründürülmüş Anayasaya dercedilmiştir. Dünyanın hiçbir yerinde her ikisi de halk tarafından seçilen her ikisi de yürütme yetkileriyle donatılmış iki yönetici yoktur, olamaz. Ülkemizde cumhurbaşkanları darbe yönetimleri tarafından vesayetin bekçisi olarak tasavvur edilerek, sembolik olmanın çok ötesinde yetkilerle teçhiz edilmişti. İşte bu çarpıklık, yönetim sisteminin kökten değişimiyle cumhurbaşkanını bambaşka bir konuma getirmiştir."

- "Dünyada benzeri yok"

Halk oylaması kampanyası boyunca bu sistemin ne olduğunu, ülkeye hangi faydaları sağlayacağını millete anlatmaya çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"16 Nisan'da demokratik haklarını kullanan 50 milyon vatandaşımızın tamamına şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Dünyada bu işin benzeri yok. Yüzde 85'in üzerinde bir katılımla bir değerlendirme. Anayasa değişikliğine 'evet' diyerek bu tarihi dönüşüme katkı veren 25 milyon 200 bine yakın vatandaşımıza hassaten şükranlarımı sunuyorum ama bu vesileyle tabi ki 'hayır' diyenlere de aynı şekilde demokratik haklarını kullanma yolunda gayret sarf ettikleri için onlara da teşekkür ediyorum. Fakat, bizim onlara şükranımız en azından herhalde onların da 'evet' diyenlere şükranını gerektirir. Olur veya olmaz, çok da önemli değil. Biz yolumuza zaten devam ediyoruz. Şunu da tabi burada açık ve net söyleyeyim, yüzde 51,4 bir AK Parti oyu değildir ama şunu da söyleyeyim, yüzde 48,6 da bir CHP oyu değildir. Onun için kimse kimseyi aldatmasın, önümüzde yerel seçimler var, önümüzde inşallah 2019 Kasımında parlamento ve başkanlık seçimi var. Orada her şey daha net ortaya çıkacaktır."

CHP'nin halk oylamasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurma kararına da değinen Erdoğan, şunları söyledi:

"Yüksek Seçim Kurulu nihai karar mercidir ama Yüksek Seçim Kuruluna gidiyorsun, nihai kararını veriyor, sen onunla tatmin olmuyorsun, 'Anayasa Mahkemesi' diyorsun. O arada Anayasa Mahkemesi bir açıklama yapıyor, oradan da umudunu kesiyorsun. Şimdi de AİHM'e gidiyorsun. AİHM'in böyle bir görevi yok. Görev alanının içinde böyle bir şey yok. Bu ülkenin seçimle ilgili iç işlerine karışma yetkisi yok. Yenilen pehlivan yenilgiye doymuyor. Onun için sabırlı ol. Bak, önümüzde 2019'da seçimler var. O seçime iyi hazırlan, milletin gönlüne gir, millet de gönlünde size bir yer ayırsın ama bunu yapmıyorlar. Hala Türkiye'yi ne kadar Türkiye düşmanı varsa, teröristler varsa onların kapılarına gidiyor ve teröristlerle beraber kampanya sürdürecek kadar ne yazık ki seviye kaybına uğruyorlar."

- "Türk demokrasisinde rekor"

16 Nisan'da kullanılan oyun ve çıkan "evet" rakamının da Türk demokrasisinde bir rekor olduğuna işaret eden Erdoğan, "Demokrasimiz milletimizin 15 Temmuz'da kanlarıyla, 16 Nisan'da ise sandığa yansıttıkları güçlü iradeyle rüştünü ispat etmiştir. Bundan sonra demokrasimiz hakkında görüş beyan eden herkesin bu gerçeği göz önünde bulundurmasını istiyoruz." dedi.

Erdoğan, hem kendileri açısından hem hukuki olarak hem de milletin gündemindeki yeri itibarıyla 16 Nisan'ın artık geride kaldığını belirterek, bundan sonra tüm enerjilerini, dikkatlerini, planlarını 2019 seçimlerine göre yapmak mecburiyetinde olduklarını, diğer partilere de aynı tavsiyede bulunduklarını söyledi.

Yaşananlardan ders çıkarılmaması halinde yarın benzer sıkıntıların tekrar edebileceğini ifade eden Erdoğan, milletin verdiği desteğin devam etmesi için böyle bir hataya düşmemeleri gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, "Bunun için hiçbir terör örgütüne karşı müsamaha gösterme, bu ülkenin tek bir kuruşunu dahi çarçur etme hakkımız yoktur. Bizim, milletimizin huzuru, refahı, geleceği için yapılması gereken hiçbir çalışmayı öteleme, savsaklama hakkımız yoktur. Tabi, bugün burada belediye başkanlarımız yok, bakanlarımız var ama inanıyorum ki onlar da televizyonlardan izliyorlar. Bizim hizmetimizde şuna dikkat etmemiz gerekir, hizmet gereklidir ama hizmet yeterli değildir. Aslolan yeterli olanı yapmaktır. Yeterli olan nedir? Yeterli olan halkımızın gönlüne girmektir, gönlünü kazanmaktır." diye konuştu.

- "Bu fakir mahçup olmak istemiyor"

Rehavete kapılmaya, milletin rotasından çıkmaya haklarının olmadığını söyleyen Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş yatırımların AK Parti döneminde 15 senede yapıldığını, yapılmaya da devam edileceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aksi takdirde şehitlerimize mahçup oluruz, gazilerimize, evlatlarımıza mahçup oluruz. Bu fakir mahçup olmak istemiyor. Sizlerin de mahçup olmak istemediğinize inanıyorum. Öyleyse çalışacağız, daha çok çalışacağız, daha samimi, daha verimli çalışacağız. Daha çok insana ulaşacağız. Bizi duymamış olana kendimizi duyuracağız. Bizi tanımamış olana kendimizi tanıtacağız." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile Kars'ı ziyareti sırasında, daha önceden planlamadıkları şekilde iki eve gittiklerini, ev sahiplerinin kendilerini büyük bir konukseverlikle karşıladığını anlattı.

Erdoğan, "Bu insanlar bizim insanlarımız. Onlar Kürt müdür, Zaza mıdır, şu mudur, bu mudur, böyle bir şey bilmiyorum. Çat kapı yaptım. Bizim bu anlayışı yaygınlaştırmamız lazım. Durmayacağız, çat kapı yapacağız. Özel davet yok. Parası pulu olanlara gidelim de diğerlerini kenarda bırakalım yok. Parası pulu olanın zaten her şeyi var, gerek yok. Biz öbürlerine gidelim. Bizimle yürüyenler, ağırlıklı onlar. Öbürlerini öteleyelim mi? Hayır. Onu da demek istemiyorum ancak buradaki samimiyet, orada yok. Onun için de biz kuradan çıkar gibi çat kapı yapalım gidelim ve bu bambaşka bir heyecan bambaşka bir zevk. Bunu yapalım. Bizi yanlış bilene doğrusunu da anlatalım." diye konuştu.

(Sürecek)


Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT