1. YAZARLAR

  2. Nurullah Çetinkaya

  3. Ermeni Terörü: Asala
Nurullah Çetinkaya

Nurullah Çetinkaya

Yazarın Tüm Yazıları >

Ermeni Terörü: Asala

A+A-

Armenia Secret Army for the Liberetion of Armenia (Ermenistan’ın Kurtuluşu için Ermeni Gizli Ordusu) isimli örgütün kısaltılmış hali olan ASALA, temas ve psikolojik desteğini Hınçak Partisi’nden alan Ermeni terör örgütüdür. Kurucusu Agop Agopyan takma adını kullanan ve yandaşları tarafından “mücahit” olarak çağırılan ancak gerçek adı hâlâ bilinmeyen bir kişidir. Lübnan asıllı bir Ermeni olduğu tahmin edilmektedir.

Uluslararası terör hareketinin bir parçası olduklarını kabul eden, Ermeni mücadelesinin de ancak silahlı olarak gerçekleşeceğini ilan eden ASALA, 20 Ocak 1975’te Lübnan’da kurulmuştur. ASALA terör örgütü amaçlarını; işgal altında olduklarını iddia ettikleri Ermeni topraklarını kurtarmak; birleşik, demokratik ve sosyalist bir Ermenistan kurmak; topraklarına döndüklerinde, Ermeni halkına en azından kendi kararını belirleme hakkının tanınmasını sağlamak ve sözde Ermeni soykırımının tarihi bir gerçek olarak Türkiye tarafından kabulünü temin ettirerek, Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkûm etmek olarak açıklamıştır.

Ermenilere göre bu örgütün ilk organize faaliyeti 1975’te başlamıştır. Arapça yayınlanan Al-Majallah gazetesinde ASALA temsilcisi ile yapılan röportajda ilk eylemlerinin 1975’te Dünya Kiliseler Birliği’nin Ermenileri ABD’ye göç etmeye teşvik eden Beyrut bürosuna yapılmıştır.

ASALA sol görüşlü bir örgüttür ve sözde Ermeni sorununa Marksist bir bakış açısından yaklaşmıştır. ASALA’nın kuruluşunu Lübnan olaylarına bağlayan, Lübnan’daki Filistin Kurtuluş Örgütü’nün faaliyetleri içerisinde gören, onlardan esinlenerek ortaya çıktığını savunan görüşler olduğu gibi; birkaç Ermeni’nin bir araya gelerek kurdukları yeni bir terör örgütü olduğu ve bu örgütün kısa zamanda çarpıcı ve etkin terör olaylarını gerçekleştirdiğini iddia edenlerde bulunmaktadır.

Bu örgütün ilk terörist eylemleri 22 Ekim 1975’te Viyana’da Türkiye’nin Avusturya Büyükelçisi Daniş Tunalıgil’in öldürülmesi ile başlamaktadır. 24 Ekim 1975’te Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Erez ve şoförü Talip Şener şehit edilir. Saldırıları ASALA üstlenir. Ermeni teröristler, 21 ülkenin 38 kentinde, 39’u silahlı, 70’i bombalı, biri de işgal şeklinde olmak üzere 110 eylem gerçekleştirmişlerdir. Bu terör saldırılarında Türkiye’nin 42 diplomatı şehit olmuş 4 yabancı uyruklu kişi de hayatını kaybetmiştir. 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişi de yaralanmıştır. ASALA’nın Türkiye’deki ilk terör eylemi ise 7 Ağustos 1982’de Ankara Esenboğa Havalimanı’nda gerçekleştirdiği bombalı saldırıdır. Saldırı da 9 kişi hayatını kaybetmiş onlarca kişi de yaralanmıştır.

ASALA kurulduğu dönemde Filistin Halk Kurtuluş Cephesi ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nden geniş ölçüde eğitim ve lojistik destek almıştır. Lübnan’daki otorite boşluğu ASALA’nın yaşama geçmesi ve gelişmesi açısından önemlidir. Hamas’a bağlı Filistinli gerillaların el-Fetih ve Suriye istihbaratı denetimindeki el-Saika gerillalarıyla birlikte; 1970’li yıllarda Kırım’daki Simferepol Rus Askeri Akademisi’nde eğitildikleri, teorik eğitimlerinin ise KGB ve Sovyet askeri istihbaratı GRU tarafından Filistin Kurtuluş Örgütü Moskova temsilcisi Hikmet Ebu Zaid gözetiminde verildiği bilinmektedir. ASALA’nın en önemli yayın organı “Hayastan”dır.

Ermeni terör örgütleri, dış dünyanın tepkileri üzerine 1980’li yıllarda taktik değiştirerek, pkk terör örgütüyle işbirliğine girmişlerdir. 1984 yılında pkk sahneye itilmiş ve ASALA-Ermeni terörü geri plana çekilmiştir. Nitekim bölücü terör örgütü pkk, 21-28 Nisan 1980 tarihini “Kızıl Hafta” ilan etmiş ve 24 Nisan tarihini sözde Ermeni sokırım günü olarak anmaya başlamıştır. 8 Nisan 1980’de Lübnan’ın Sidon kentinde pkk ve asala terör örgütleri ortak basın toplantısı düzenlemiş ve toplantı sonucunda yayınladıkları bildiride Ermeni ve Kürt federe devleti üzerine anlaşmaya varılmıştır.

Çeşitli zamanlarda yapılan anlaşmalarla ASALA-pkk ilişkisi kuvvetlendirilmiş, Hem ASALA hem de pkk, Türkiye’yi bölme ve zayıflatma politikasının maşaları olarak belirli bir dönemde çıkar birliği yapmak suretiyle ortak hareket etmişler, Türkiye’ye daha fazla zarar vermek ve amaçlarına daha hızlı erişmek için birbirlerine destek vermişlerdir. ASALA 1984’ten sonra yerini pkk terör örgütüne bırakmıştır, Ermeni komiteleri faaliyetlerini Ermeni diasporası aracılığı ile sürdürmeye başlamışlardır. Çeşitli ülkelerde 1915 tehcir olayının kabul edilmesini sağlamışlardır ve bu süreç hala devam etmektedir.

Asala lideri Agop Agopyan’ın 28 Aralık 1988’de Atina’da öldürülmesinden sonra örgüt parçalanmış ve kısa süre sonra da etkinliğini kaybetmiştir.

Yukarıdaki yazımda amacım sizleri bilgilendirmektir. Barış içinde yaşama arzusu olan herhangi bir topluluk hedef alınmamıştır. Son zamanlarda Ermenilerden özür furyasının başlaması üzerine yazımı kaleme alma ihtiyacı hissetim. Zira herhangi bir özür söz konusu ise öncelikle Ermeni liderlerinin çıkıp 1915’te katlettikleri Müslümanlardan ve onların torunlarından ve ASALA’nın yaptığı eylemler nedeniyle hayatını kaybeden insanlar ve onların torunlarından özür dilemelidirler.

SAYGILARIMLA

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT