1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. FAO 30. Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Konferansı
FAO 30. Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Konferansı

FAO 30. Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Konferansı

Çiftçi-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Çobanoğlu:- "Her yıl binlerce dekar tarım toprağı, kimyasallar ve erozyonla yok oluyor. Baklagiller bu alanların korunmasını sağlar"- "Gıda güvenliği ve gıda egemenliği üzerindeki zararlı etkileri sebebiyle GDO teknol

A+A-

ANTALYA (AA) - Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen) Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu, "Her yıl binlerce dekar tarım toprağı, kimyasallar ve erozyonla yok oluyor. Baklagiller bu alanların korunmasını sağlar" dedi.

Antalya'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) 30. Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Konferansı'nın ikinci gün oturumları başladı.

Lara'da bir otelde düzenlenen ve Almanya'nın FAO'nun daimi temsilcisi Hinrich Thölken'in başkanlık ettiği konferansta, 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı, FAO'nun ülke ofisleri ağı, FAO'nun 2014-15 ve 2016-2017 programı ve bütçesi, bölgesel öncelikler, FAO'nun Avrupa ve Orta Asya'daki öncelikleri başta olmak üzere farklı konularda sunumlar gerçekleştirildi.

Çiftçi-Sen Genel Örgütlenme Sekreteri Çobanoğlu, konferansta "Dengeli beslenme ve sağlıklı gıda sistemlerinin geliştirilmesinde bakliyatın rolü" konulu sunum yaptı.

Çobanoğlu, 68. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 2016 yılını Uluslararası Bakliyat Yılı ilan etmesini değerli bulduklarını belirterek, bakliyatların besin değerini, sağlık açısından ve ekolojik açıdan faydalarını kabul ettiklerini söyledi.

Bu konuda toplumsal farkındalığı artırmanın önemli olduğunu ancak yeterli olmadığının altını çizen Çobanoğlu, "FAO, bakliyat politikalarının devlet politikalarına entegre edilmesi için çalışmalar yürütmelidir. Bakliyatlar, insan sağlığı açısından özellikle de yoksul kesimler için önemlidir, temel gıda ve protein kaynağıdır. Bakliyatlar sadece ekonomik değer oluşturmaz, insanlar ve hayvanlar için de bir yaşam kaynağıdır." diye konuştu.

Çobanoğlu, bakliyatların, havadaki nitrojeni toprağa ve bitkilere bağlayarak, toprağı zenginleştirdiğini ve koruduğunu ifade etti.

Her yıl binlerce dekar tarım toprağının, kimyasallar ve erozyonla yok olduğuna işaret eden Çobanoğlu, "Baklagiller aynı zamanda bu alanların korunmasını sağlar. Fakat bakliyat üretimlerinde kimyasallar, tarım ilaçları ya da ekolojik olarak zarar verici üretim yöntemleri kullanılırsa, bakliyatların faydalı rolleri ekolojik olarak yıkıcı hale gelir." ifadelerini kullandı. Çobanoğlu, bunun küresel iklim değişikliğini desteklediğini söyledi.

- "Bakliyatlar, iklim değişikliğine çözüm sunar"

Bakliyatlar, agroekolojik yöntemlerle üretildiğinde iklim değişikliğine de çözüm sunduğuna dikkati çeken Çobanoğlu, biyoçeşitliliğin korunabilmesi için tohumların tektipleştirilmemesi gerektiğini dile getirdi.

Çobanoğlu, şunları kaydetti:

"Bu nedenle gıda güvenliği ve gıda egemenliği üzerindeki zararlı etkileri sebebiyle GDO teknolojisinin ve aynı zamanda bakliyat da dahil olmak üzere yeni bitki ve hayvan türlerinin geliştirilmesinde kullanılan biyoçeşitliliği yok edici mutasyon ıslahı ve yeni ıslah teknolojilerinin kullanılmasına şiddetle karşı çıkıyoruz. Biz, yerel bilgiye dayanan, daha güvenli ve sosyal olarak daha kapsayıcı olan geleneksel ve katılımcı ıslah yöntemlerini destekliyoruz. Devlet desteğinin, kimyasallarla bakliyat üretimine değil, ekolojik bakliyat üretimine verilmesini talep ediyoruz."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT