1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Fetö'den Astsubaya "Fişleme" Talebi
Fetö'den Astsubaya "Fişleme" Talebi

Fetö'den Astsubaya "Fişleme" Talebi

FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişiminde Yalova'daki Hava Harp Okulu öğrencilerini İstanbul'a sevk eden askerler hakkında hazırlanan iddianamede, FETÖ bağlantısını kabul eden şüpheli Astsubay Hasan Yıldırım'ın ifadelerine yer verildi- Şüpheli Yıldırım:- "

A+A-

İSTANBUL (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz darbe girişiminde Yalova'daki Hava Harp Okulu öğrencilerini İstanbul'a sevk eden askerler hakkında hazırlanan iddianamede, örgüt bağlantısını kabul eden şüpheli Astsubay Hasan Yıldırım, ifadesinde kendisinden birlikteki personelin düşünce ve ahlaki yapısı ile hükümete bakış açıları gibi konularda istihbarı bilgi istendiğini belirterek, "Ben de çeşitli bahanelerle bu bilgileri vermekten kaçındım." dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Can Tuncay ve Ergün Güçlü tarafından hazırlanan iddianame, darbeci askeri kanat tarafından hazırlanıp tüm askeri birliklere gönderilen "Harekat Yıldırım" ibareli tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildiğine ilişkin "Sıkıyönetim Direktifi" ekinde yer alan sözde atama listesinde, darbe sonrası kurulacak sıkıyönetim düzeninde Hava Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Fethi Alpay'ın mevcut görevinin yanı sıra İstanbul Valisi olarak yer aldığı belirtildi.

İddianamede, söz konusu listede, Hava Harp Okulu Dekanı Kurmay Albay Ahmet Gümüş'ün mevcut görevinin yanında İş Bankası Genel Müdürü, Hava Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı Kurmay Albay Hüseyin Ergezen'in mevcut görevinin yanı sıra TRT İstanbul Müdürü, Yalova Hava Meydan Komutanı Kurmay Albay Metin Yıldırım'ın ise Yalova Sıkıyönetim Komutanı olarak atamalarının yapıldığı kaydedildi.

Darbe girişimine bazı unsurlarıyla iştirak eden Hava Harp Okulu ve Yalova Hava Meydan Komutanlığının üst düzey komuta kademesindeki personelin, darbe sonrası mevcut görevlerinin yanı sıra sıkıyönetim rejiminin devamı için kritik konumda başka görevlere atandıkları vurgulanan iddianamede, "Bu şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri'nin terör örgütü mensubu darbeci kanadı tarafından gerçekleştirilmesi planlanan mevcut ve meşru hükümeti devirme eylemi neticesinde, darbe sonrası muhaliflerin sindirilmesi fonksiyonu gören görevlere atanmış olmaları veya devam etmelerinin darbeci askeri kanatla fikir ve eylem birliği içerisinde olduklarını açıkça ortaya koyduğu anlaşılmıştır." denildi.

- "Maaşımızın yüzde 20'sini istiyordu"

İddianamede, şüpheli ve tanık ifadelerine de yer verildi.

Şüpheli Astsubay Hasan Yıldırım, ifadesinde terör örgütüyle bağını kabul etti. Küçükçekmece'de doğup büyüdüğünü, FETÖ mensuplarıyla ilk olarak amcasının götürdüğü bir evde tanıştığını dile getiren Yıldırım, 2003-2004-2005 yılları arasında sohbet için bu kişilerle görüştüğünü anlattı.

Göreve başladıktan sonra yine FETÖ üyelerince "Sefa" adlı birisiyle tanıştırıldığını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

"Sadece hafta sonları dışarı çıkabiliyordum. Sefa, İzmir'e gelerek bizimle buluşuyordu. Her görüşmede de bir sonraki görüşmenin nerede, ne zaman olacağını söylüyordu. İki ya da üç haftada bir görüşüyorduk. Görüştüğümüz yer İzmir Karabağlar'da ara sokaktaki bir esnafın eviydi. Biz eve geldiğimizde evde kimse olmuyordu. Sefa ile buluştuğumuzda ben, Erkan Altıparmak oluyordu. Aynı sınıfta eğitim gördüğüm kişiydi. Biz evde buluştuğumuz süre dahilinde Fetullah Gülen'in vaazlarını dinliyorduk. Kitap okuyorduk. Namaz kılıyorduk. Okul iki sene sürdü ve biz görüşmeye devam ettik."

Yıldırım, okul bitiminde Sivas'ta görev yaptığını anlatarak, burada iki kişiyle ev tuttuklarını söyledi.

"Hakan" isimli bir kişinin 2 haftada bir evlerine geldiğini dile getiren Yıldırım, şunları kaydetti:

"Sonrasında bize eve 'İnternet bağlatmayacaksınız.' dedi. Ayrıca maaşımızın yüzde 15-20 kadarını kendisine elden vermemiz gerektiğini söylemişti. Ekonomik durumumuz müsait olmadığı için karşı çıktım. İnterneti de bağlattım. Ayrıca birliktekilerle yakın ilişkiye girmemizi istemiyorlardı. Birlikteki personelin düşünce ve ahlaki yapısı ile hükümete bakış açıları gibi konularda istihbarı bilgi istedi. Ben de çeşitli bahanelerle bu bilgileri vermekten kaçındım."

- "Mutlak itaat istiyorum"

Tanık Kadir Fırat, Hava Meydan Komutanlığında istihbarat astsubayı olarak görev yaptığını anlatarak, görevi gereği Hava Meydan Komutanlığında personelin istihbarat takipleri ile personel yazışmalarını yaptığını söyledi.

Olay günü Hava Meydan Komutanlığında nöbetçi astsubay olarak nöbet tutarken saat 11.30 sıralarında helikopterle Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, Hava Harp Okulu Komutanı Tümgeneral Fethi Alpay, Hava Eğitim Komutanı Korgeneral Hasan Küçükakyüz ve general rütbesindeki komutanların geldiğini anlatan Fırat, heyetin Kurmay Albay Metin Yıldırım ve Kurmay Albay Hüseyin Ergezen'i ziyaret ettikten sonra saat 16.30 sıralarında ayrıldıklarını kaydetti.

Hava Meydan Komutanı Kurmay Albay Yıldırım'ın normal zamanların aksine 15 Temmuz'da mesaisi bitince misafirhaneye çekilmek yerine makam odasında kaldığını ifade eden Fırat, "Saat 21.00-22.00 sıralarında cep telefonumdan rehberimde kayıtlı olmayan birisi aradı. Konuştuğum kişinin Hava Meydan Komutanı Metin Yıldırım olduğunu anladım, acilen beni yanına çağırdı. Yanına giderken yolda cephanelik depo sorumlumuz Alaettin Mercan arkadaşımın telaşlı bir şekilde karargaha gittiğini gördüm. Ne olduğunu sorduğumda Yıldırım'ın kendisini acil çağırdığını, oraya gittiğini söyledi. Birlikte komutanımızın yanına karargahın önüne gittik. Yıldırım, Başçavuş Alaettin Mercan'dan mühimmat deposunu açmasını istedi. Mercan anahtarın yanında olmadığını söyleyince acil anahtarı getirip, cephaneliği açması emrini verdi."

Yıldırım'ın Güvenlik Bölük Komutanı Üsteğmen İsa Akar'a 25 çelik yeleği acil şekilde getirmesini emrettiğini dile getiren Fırat, cephaneliğin olduğu yere kasalı kamyonet isteyen Yıldırım'ın sürekli "Kimse emirlerime yorum yapmasın, mutlak itaat istiyorum. Turuncu alarm." dediğini aktardı.

- "Dışarıdan gelen kim olursa olsun vurun" emri

Tanık Teğmen Serkan Demirkan, olayın emir komuta dışında gerçekleşen bir askeri kalkışma olduğunu öğrendikten sonra beklemeye başladıklarını dile getirerek, "Hava Harp Okulu öğrencilerini taşıyan otobüsler çıktıktan hemen sonra Komutan Metin Yıldırım'ı 'Dışarıdan gelen kim olursa olsun vurun.' emrini verdi." dedi.

Tanık öğrencilerden Oğuz Kılıç, 15 Temmuz'da uyuduktan 10 dakika sonra içtima alanına çağrıldıklarını belirterek, komutanların da tam teçhizatlı olarak içtima alanında bulunduğunu söyledi.

İçtima alanında Binbaşı Ferhat Günay'ın kendilerine "Sabah akşam yatıyoruz artık hazırlıksız eğitim yapalım." dediğini aktararak, şunları kaydetti:

"Filomuzdan 5 kişi rastgele seçilerek Silahhane'ye götürüldü, ben de onların içindeydim. Silahhane'ye gittik, kamyonet mühimmat deposunun önüne yanaşıyordu. Depo önünde yaklaşık 10 mermi kasası vardı, aynı zamanda cipin kasasında da 10 sandık vardı, bunlar askerler ve birkaç Harbiyeli tarafından kamyonete yükleniyordu. Bu esnada soyadı Yıldırım olan Albay da oradaydı. Ceyhun Özak Üsteğmen, silahhaneye girdi, sis bombası ve ses bombasını cebine koydu."


Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT