1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Finansal Kurumlar Birliği 4. Olağan Genel Kurulu
Finansal Kurumlar Birliği 4. Olağan Genel Kurulu

Finansal Kurumlar Birliği 4. Olağan Genel Kurulu

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Şimşek:-" Türkiye'nin tekrar bir üst sınıfa atlayabilmesi için yapısal reformları güçlü bir şekilde önümüzdeki dönemde uygulamaya geçirmesi gerekir "- "Varlık yönetim şirketlerini yakında bir yasal düzenleme ile sizi

A+A-

İSTANBUL (AA) Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “Türkiye'nin tekrar bir üst sınıfa atlayabilmesi için yapısal reformları güçlü bir şekilde önümüzdeki dönemde uygulamaya geçirmesi gerekir." dedi.

Finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerini tek çatı altında toplayan Finansal Kurumlar Birliği'nin (FKB) 4. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Şimşek, bugünkü Türkiye'nin inanılmaz bir başarı hikayesi olduğunu vurgulayarak, 2007'den bu yana bankacılık dışı finans sektörünün ortalama yüzde 20 büyüdüğünü söyledi.

Şimşek, 40'tan fazla ülkeye borç yönetimi konusunda ders verdiklerini belirterek, "Borç yönetimi konusunda Türkiye çok mesafe kat etti. Çünkü 10-15 sene önceki Türkiye'nin resmiyle bugünkü resmi çok farklı. 15 yıl önce Türkiye'de kamu açıklarının kronik yüksek düzeyde olduğu, hazinenin borçlanma ihtiyacının neredeyse zaman zaman imkansız olduğu, bütün finans sektörünün hazinenin finansman ihtiyacını doyurmak için seferber olduğu bir dönemden bahsediyoruz." şeklinde konuştu.

Kamunun artık borçlanma gereğinin geçen sene itibarıyla sıfırlandığı ve kamunun kaynak iştahında artık son derece mütevazı bir döneme gelindiğine işaret eden Şimşek, "O yüzden, Türkiye'nin 40 ülkeye borç yönetiminden tutun teknik bir takım çalışmaların, sempozyumların yapılması çok sürpriz değil." ifadelerini kullandı.

Sağlıklı bir bankacılık sektörünün Türkiye'nin olmazsa olmazı olduğuna dikkati çeken Şimşek, şunları kaydetti:

"Türk bankacılık sektörü 2007 sonrasında ortaya çıkan küresel finans krizinde büyük bir stres testinden başarıyla geçti. Demek ki 2000'li yılların başında yaptığımız reformlar ve bu reformların güçlü bir şekilde uygulanması Türkiye'ye çok şey kazandırdı. Aslında son 2,5 yıldır da Türkiye'de bankacılık sektörü büyük bir stres testinden geçti, farkında değilsiniz. Çünkü liranın yüzde 40'a yakın değer kaybettiği, kredilerin büyüme hacminin yüzde 40'lardan tek haneli rakamlara doğru gittiği bir süreçten bahsediyoruz."

Şimşek, bankacılık dışı kurumların ve sermaye piyasalarının gelişmesinin Türkiye için çok önemli olduğunu belirterek, "O nedenle FKB Genel Kurulu'nu bu anlamda önemsiyoruz. Sizin birliğinizi, beraberliğinizi ve bu anlamda sektörün daha da gelişmesi için ortaya koyduğunuz çabaları en güçlü bir şekilde destekliyoruz ve desteklemeye devam edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.

İstanbul Finans Merkezi projesine değinen Şimşek, "Bu projenin en tarihi kısmı fiziki mekanlardır. Esas olan burada kurumsal altyapının güçlendirilmesi, insan kaynağının güçlü olması ve bir ekosistemin parçası olarak gelişmesi. O nedenle Türkiye'nin reform süreci, finans sektörü için olmazsa olmazdır." diye konuştu.

Şimşek, "Türkiye eğer güvenilirliği artırabilirse, katma değer zincirinde yukarı çıkabilirse, 25 sektörel dönüşüm programını başarıyla uygulayabilirse o zaman sizin için iş imkanlarının sınırı yok. Çünkü reform demek büyüme demek, Türkiye'nin sınıf atlaması demek. O yüzden dikkat ederseniz bu hükümet reformcu bir hükümet olarak başlamıştır ve Allah'ın izniyle bu reformların tamamı peyderpey uygulanacaktır. Neden? Çünkü Türkiye reformları uygulayarak başarısını kanıtlamıştır. Reformların sonuçları ortada. Türkiye sınıf atladı. Şimdi Türkiye'nin tekrar bir üst sınıfa atlayabilmesi için bu yapısal reformları güçlü bir şekilde önümüzdeki dönemde uygulamaya geçirmesi gerekir." ifadelerini kullandı.


- "Reklamla, fiziki mekan ve söylemlerle finans merkezleri oluşmaz”


Şimşek, reform konusunda heyecan gerektiğini kaydetti.

Ancak büyüyen ülkelerde finans merkezlerinin olacağını aktaran Şimşek, reklamla, fiziki mekan ve söylemlerle finans merkezlerinin oluşmayacağını dile getirdi.

Şimşek, varlık yönetim şirketlerini yakında bir yasal düzenleme ile Finansal Kurumlar Birliği'nin bir parçası haline getireceklerini ifade etti.

Maliye Bakanlığı'ndan yakın dönemde ilgili arkadaşları çağırdıkları bilgisini veren Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

"Vergi düzenlemeleri itibarıyla benzer uygulamaları hayata geçirmek için güzel bir çalışma yapılmış. Maliye Bakanımızı buradan tebrik ediyorum. Vergi uygulamalarında bir harmoniye ihtiyacımız var. Benim döneminde de biz epey bu konuyu çalıştık. Özellikle finans sektörünün vergilendirilmesinde, Türkiye'nin menfaatlerini gözeterek, minimal düzeyde. Niye? Çünkü Türkiye'nin kaynağa ihtiyacı var. Türkiye'nin en büyük sorunu kaynak sorunudur. Bu yeni bir şey değildir. Eskiden kamudan kaynaklanıyordu. Şimdi özel sektörün yatırımları için kaynağa ihtiyacımız var.

Bizim yatırımlarımızın daha da artması lazım. Yatırımların milli gelire oranı yüzde 20 civarında. Bunu sınırlayan ne? Cari açık. Yani iç tasarruflarımızın yetersiz olması. İşte o nedenle bu sektörün önünü açıp, dünya fonlarını Türkiye'ye çekmemiz lazım. İçeride atıl duran, üretken olmayan alanlara kaydırılmış olan, orada tutulan kaynakları daha güçlü bir şekilde finans sektörüne, sermaye piyasalarına çekmemiz lazım."

- "Bu işler rasyonel bir zeminde götürülmediği zaman cezayı vatandaş ödüyor"


Şimşek, dünyada en cömert bireysel emeklilik teşviklerinin Türkiye'de olduğunu söyledi.

Hazine olarak bir reform çalışmasını daha bitirdiklerini belirten Şimşek, Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) otomatik katılım meselesini tamamladıklarını dile getirdi.

"Kalıcı bir şekilde daha düşük bir maliyetle finansa erişimin önünü açacak düzenlemeler, heyecan verici reformlar şu anda mutfakta pişirilmiş, hazır durumda" diyen Şimşek, yakında Meclisin bunları çalışacağını ve peyderpey hayata geçirileceğini kaydetti.

Şimşek, Türkiye'nin genel devlette sıfır açık veren bir bütçe ile yılı kapattığının, borcun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya (GSYH) oranının devlette yüzde 33'e kadar indiğinin altını çizerek, "Bankacılık sektörü. Liradaki değer kaybına, kredi hacmindeki yavaşlamaya, hatta bir takım aleyhteki düzenlemelere rağmen sağlam, ki tüketici hakem heyetlerinin bazı yanlış uygulamalarını biliyoruz, bu konuda da çalışmalarımız var. Sigorta sektöründeki yanlış uygulamaları gidermek üzere önemli bir yasal düzenleme yaptık. Bu işler rasyonel bir zeminde götürülmediği zaman eninde sonunda cezayı, faturayı vatandaş ödüyor. Rasyonel zemini korumak o yüzden önemlidir." değerlendirmesinde bulundu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT