1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Forum İstanbul 2017
Forum İstanbul 2017

Forum İstanbul 2017

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü:- "Taşıt yan sanayisinde, otomotiv yan sanayisinde görev alan şirketlerimizin de Ar-Ge merkezi açmaları için gerekli personel sayısını 15'e indireceğiz"-"Türkiye'deki sanayicilerin kendi bünyelerinde Ar-Ge merkezi aç

A+A-

İSTANBUL (AA) - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, "Taşıt yan sanayisinde, otomotiv yan sanayisinde görev alan şirketlerimizin de Ar-Ge merkezi açmaları için gerekli personel sayısını 15'e indireceğiz." dedi.

Özlü, bu yıl "Türkiye Geleceğini Yeniden Tasarlıyor" ana temasıyla gerçekleştirilen Forum İstanbul 2017 kapsamında düzenlenen "Sanayide ve ekonomide dijital dönüşüm" başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, geçen sene sonunda Patent Yasasını meclisten geçirdiklerini ve bu sene yürürlüğe girdiğini anımsattı.

Bakan Özlü, bu yasayla ilgili uygulama esaslarını da çıkardıklarını belirterek, şu anda Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) standartlarında bir Patent Kanunu olduğunu kaydetti.

Bu kanunun hem araştırmacıların, tasarımcıların haklarını koruyacağını hem de yurt dışından Türkiye'ye gelip yatırım yapacak olanların haklarını koruyacağını ifade eden Özlü, şunları söyledi:

"Gerçekleştirdiğimiz ikinci çalışma Türkiye'nin teknoloji yönetiminde yapısal dönüşümü öngören, kısa adı TÜBİTAK Yasası'dır. Bakanlar Kurulu'nda kabul edildi. Mecliste ilgili komisyonda kabul edildi. Önümüzdeki dönemde inşallah kanunlaştıracağız. Bu önemli çünkü Türkiye'de hem Ar-Ge ve teknoloji harcamalarındaki fonlama noktasındaki dağınıklığı topluyor hem de özel sektörün Ar-Ge merkezi açan şirketlerimizin Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesinde önemli bir adım oluşturuyor. Bunu çok önemsiyoruz. Biz teknoloji transfer eden değil üreten bir Türkiye istiyoruz. Şahsen transfere karşı değilim. Ama her zaman transfer eden bir durumda olmak iyi bir şey değil. Biz Türkiye'nin kendi teknolojisini üreten bir ülke olmasını istiyoruz."

Özlü, üçüncü önemli konunun da Üretim Reform Paketi olduğunu, üzerinde bir yıla yakın çalıştıklarını anlatarak, "Yaklaşık 726 STK, oda ve kuruma ilk taslağı gönderdik. Taslak üzerine gelen görüşleri konsolide ettik. En son EKK'da ilgili bakanlarımıza arz ettik. İki toplantı sonucunda pakete son şeklini verdik. Bakanlar Kurulu onayından geçti. Bunu inşallah önümüzdeki hafta TBMM'ye sevk edeceğiz. Bu paket aslında madde bazında belki küçük maddelerden oluşuyor ama etkisi büyük olan bir tasarı. Sanayicimizin daha uygun şartlarla sanayi parseli bulmasından, ödediği vergilerde indirim yapılmasına, sıfırlanmasına kadar giden hususları içeriyor. Toplam 72 madde. Bunu da inşallah önümüzdeki günlerde mecliste ilgili komisyonda önce görüşeceğiz, daha sonra Genel Kurul'da yasalaştıracağız. İnşallah mayıs ayında kanunlaştıracağız." şeklinde konuştu.


-"2018 yılında sanayide kullanılacak robot sayısı yaklaşık 3 milyon olması öngörülüyor"


Diğer çalışmalarının piyasa gözetim ve denetimi ile ilgili olduğunu aktaran Özlü, kendi alanlarını ilgilendiren kısımla ilgili çalışma yürüttüklerini bu yılın ikinci yarısından sonra meclise sevk edeceklerini söyledi.

Özlü, Türkiye'nin kendi sanayi devrimine ilişkin yapılan çalışmalara da değinerek, "Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda politik ağırlıklı çabalardan daha büyük bir tehlike ekonomimizi tehdit etmektedir. Bu tehdit teknik bir tehdit. Teknolojinin baş döndürücü hızda ilerlemesinin oluşturduğu bir tehdittir." dedi.

2018 yılında sanayide kullanılacak robot sayısının yaklaşık 3 milyon olmasının beklendiğini, yine 2018'de birbirine bağlı cihaz sayısının 13 milyardan 29 milyara çıkacağını vurgulayan Özlü, şunları söyledi:

"2020 yılında nesnelerin interneti pazarının büyüklüğü 1,7 trilyon dolara yükselecek. Endüstriyel robotların yaratacağı ekonomik etki 1,2 trilyon dolar olacak. 2025'ler için yapılan tahminlere göre gelişmiş ülkelerde imalat süreçleri yüzde 15 ile yüzde 25 oranında otomasyona dayalı olacak. OECD ekonomilerindeki yenilik aracılığıyla GSYH artışı verimlilik artışına bağlı hale gelecek. 2030'lara geldiğimizde dijital teknolojilerin verimlilik, gelir dağılımı ve çevre üzerine güçlü etkileri olacak. Küresel ticaret hacminin yarısı akıllı nesnelerin etkileşimini kullanacak. Yapılan çalışmalardan sonra aslında gelişmiş birçok ülke bu durum karşısında kendi yol haritalarını geliştirmeye çalışıyor."

Özlü, önceki sanayi devrimlerinin geriden takip edildiğini belirterek, şimdi böyle bir lüksün bulunmadığını, Almanya'dan 3,5 yıl geriden gelindiğini, dünyadaki çoğu ülkenin de benzer durumda olduğunu kaydetti.

Dördüncü sanayi devriminin başlangıcında Türkiye'nin iyi durumda olduğunu aktaran Özlü, "Eğer Sanayi 4.0'ın getireceği dönüşümle üretimde verimliliği sağlayamazsak küresel ölçekte elimiz büyük ölçekte zayıflayacak." dedi.


- "Akıllı üretim sistemlerine yatırım yapılmazsa düşük katma değerli üretim yapısı çok değişmeyecek"


Akıllı üretim sistemlerine yatırım yapılmazsa veya yatırım yapmakta gecikilirse düşük katma değerli üretim yapısının çok değişmeyeceğini belirten Özlü, sonuç olarak da rekabet gücünün daha da zayıflayacağını kaydetti.

Özlü, Türkiye'de Sanayi 4.0'a doğru yatırımlar yapılmasıyla oluşan ekosistem sonucunda, sanayi üretiminde yıllık yaklaşık yüzde 3'e kadar ulaşabilecek bir artışın yaşanabileceğini dile getirdi.

Bakanlıkta bir çalışma grubu oluşturdukları bilgisini veren Özlü, bu çalışma grubunun kamu ve özel sektörün katılımıyla teşekkül eden bir platform olduğu bilgisini verdi.

Özlü, daha önce Türkiye'de Sanayi 4.0 ya da Endüstri 4.0'a yönelik detaylı bir çalışma yapılmadığını, oluşturdukları bu grubun buna yönelik detaylı bir çalışma yapacağını anlattı.

Türkiye'de Ar-Ge merkezi sayısının artmasını istediklerini ve buna yönelik bir çalışma yürüttüklerini aktaran Özlü, Türkiye'deki sanayicilerin kendi bünyelerinde Ar-Ge merkezi açmalarını istediklerinin altını çizdi.

Özlü, ilk aşamada 500 Ar-Ge merkezi hedefleri olduğunu anımsatarak, sözlerine şöyle devam etti:

"Buna epey yaklaştık. Son rakam 456. Her gün bunun sayısı artıyor. İkinci aşamada 1000 Ar-Ge merkezi hedefliyoruz. Tabi ki her Ar-Ge merkezi nitelik olarak aynı seviyede olmayacaktır. Bu işi iyi bilenler, yapanlar var; bir de yeni başlayanlar var. Bunların hepsinin aynı olmasını beklemiyoruz. Ama her bir şirketimizin Ar-Ge yapma ve teknoloji geliştirme kültürü ile tanışmasını istiyoruz. Ar-Ge merkezi açmak için gerekli personel sayısını 15'e düşürmüştük. Bunun kapsamını biraz daha genişleteceğiz. Özellikle taşıt yan sanayisinde, otomotiv yan sanayisinde görev alan şirketlerimizin de Ar-Ge merkezi açmaları için gerekli personel sayısını 15'e indireceğiz."

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT