1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. GAZETECİLER SUSTURULAMAZ!
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

GAZETECİLER SUSTURULAMAZ!

A+A-

NTV’deki canlı yayında önemli açıklamalar yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’i pürdikkat dinledim.
Belediye başkanı olduğu ikinci aydan itibaren belediye dahilinde Paralel Yapı’yla ilgili nasıl mücadele ettiğini anlattı. İhalelerde ve imar işleri ile paranın aktığı muslukların başını nasıl tuttuklarını, mücadele ederken de ne kadar “aymaz” olduklarını gördüklerini dile getiren eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bakanlık döneminde de onlarla mücadele ettiğini tahmin edebilirsiniz. 
Keşke, Ak Partili belediye başkanları “Fatma Şahin” gibi olabilselerdi de paralel yapılanmayı “şahin” gibi bakıp, yakalayabilme ve bir yıl içerisinde bu yapıyı çözme cesaretini gösterebilmiş olsalardı… Ha bu arada şahin bakışlı Fatma Başkan, bir iyilik daha yapmış. Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı çöplüğünde yakılmak istenen evrak ve vesikaların da kurtarabildiği kadarını kurtarmış.
Helâl olsun sana Fatma Şahin!

***
Bendeniz, “Konya’daki resmî ve gayrı resmî ihaleler ile belediyelerdeki imar ve paranın çok döndüğü “örtülü ödenek”ler dahil her şey yeniden gözden geçirilmeli” diyorum.  “Merkez Üssü Konya” olduğu ifade edilen Paralel Yapı’yla kimlerin, ne kadar ve ne zamandan beri mücadele ettiği veya etmediği de böylece ortaya çıkar.
Özellikle ‘Örtülü Ödenek’lerden kimlere ve nereye ne kadar para aktarıldığı da böylece anlaşılır. Devlet ve resmî kurumlar üzerine kara bulut gibi çöken bu yapının elemanlarının “bukalemun” özelliği taşıdığını bilerek ve ön görerek Konya’da, paralel çete elemanlarıyla çok ciddi ama çok ciddi bir mücadele içerisine girilmesi gerekiyor. 
Duvar yazılarından bir tanesi hâlâ gözlerimin önünde; “Ya Ak olacaksın ya Kara!” diye.
Daha önce de yazdım. Yola “Hizmet Hareketi” ve “Cemaat”le çıkan Ak Parti, kendi içindeki ve partisinin ismindeki “Adalet”i eğer sağlamlaştırmak istiyor, bir başka deyişle ‘AK’lanmak istiyorsa; paralel temizliği kendi içinden de başlatarak çuvaldızı önce kendine batırma cesaretini gösterebilmeli. Bu sadece AK Parti için de değil, diğer partiler için de geçerli.

***
FETÖ ve Paralel Çete elemanlarının birbirleriyle haberleşme şifrelerini çözen MİT’in, tarihinde belki de ilk defa çok önemli bir işlevi devletin ve milletin selameti açısından yerine getirdiği de unutulmamalı.  
Allah muhafaza MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik girişim başarılı olur ve MİT de paralel yapının eline geçseydi, Türkiye’nin hali ne olurdu?
Hiç düşündünüz mü?..
Bunun üzerine sinema ve dizi filmler bile çekerlerdi..
Konya’da kaplarını ilk defa Refahyol döneminde gazetecilere açan MİT’i o yıllarda hem övmüş hem de eleştirmiştim. Türkiye’de MİT’in içlerine adam sokmadığı STK ve cemaat yoktur. Fethullah Gülen Cemaati, yapılandığı, ilerlediği ve palazlanarak devlete çöreklendiği yıllar itibariyle elbette istihbaratın takibi altında her zaman kalmıştır. 15 Temmuz’da istihbarat zafiyetinin nereden kaynaklandığı ve nasıl çıktığı hususları ise özeleştiriyle birlikte devletin ilgili kurumlarında elbette enine boyuna masaya yatırılacaktır.

GAZETECİLER SUSTURULAMAZ
Kapısının önüne mermi çekirdeği bırakılan, Paralel Yapı ve diğer yapılarla 17-25 Şubat darbe teşebbüsüyle birlikte beraberce mücadele ettiğim Rasyonel Haber’e geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. 
Gazete, gazeteler ile gazetecilere tehdit kimden gelirse gelsin asla kabul edilemez. 
Gazete ve gazeteciler, gerçekleri yazmak ve kamuoyuna doğru bilgileri vermekle yükümlüdür.  Halkı aydınlatmak ve toplumun önünde yürümek gibi önemli bir yükümlülüğü de bulunan medya, 4. Kuvvet olarak her zaman var olmaya devam edecektir.
Nitekim, 15 Temmuz’da Türk Medyası bu gücünü dost-düşman herkese göstermiştir.

AZİZİM DİYOR Kİ…
“Kalem” üzerine yemin eden Allah’a and olsun ki bu kalem, vatanı, milleti, devleti ve mukaddes değerleri için kendini fedâ etmeye her zaman hazırdır.
Kur’an-ı Kerîm’in 68. sûresi olan Kalem Sûresi, 52 âyetten ibaret olup, adını ikinci ayette geçen “Kaleme ve (onunla) yazılanlara andolsun” mealindeki kalemden alıyor.  Bu kalemin “Allah’ın kalemi” olduğunu ve Allah’ın kelâmını yazdığını da biliyoruz. 
Cenab-ı Hakk, Kalem suresinde kimlere yakınlık gösterip/göstermeyeceğimizi bize emrediyor. Kalemini satmayan, oraya buraya kiralamayan benim gibi gazeteciler; “izzet ve ikbâl”lerini Allah katında arayıp, “çevresi geniştir, güçlüdür” diye kimseye boyun eğecek de değiller.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT