1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Gazi Ve Şehit Aileleri İçin Alt Komisyon Kurulacak
Gazi Ve Şehit Aileleri İçin Alt Komisyon Kurulacak

Gazi Ve Şehit Aileleri İçin Alt Komisyon Kurulacak

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Yeneroğlu:- "İnşallah İnsan Hakları İnceleme Komisyonunun yapılacak ilk toplantısında başkan olarak mutlaka gazilerimizin, şehit aile ve yakınlarının sorunlarının masaya yatırılıp raporlanması ve takip edilm

A+A-

ANKARA (AA) - MUHAMMED BOZTEPE - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, komisyonun yapılacak ilk toplantısında, gazilerin, şehit aile ve yakınlarının sorunlarının masaya yatırılıp, raporlanması ve takip edilmesi için bir alt komisyon kurulmasına karar verildiğini söyledi.

Yeneroğlu, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yatan gazileri ziyareti sırasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, hem Türkiye hem de yurt dışında insan hakları ihlalleriyle ilgili kendilerine başvurular yapıldığını, bunun ötesinde kendilerinin de resen araştırma alt komisyonları kurmak suretiyle çalışmalar yaptıklarını belirtti.

İnsan hakları mücadelesinin baş kahramanları olan gazilerin, yaşam koşullarının iyileştirilmesi konusunda üzerilerine düşen çok ciddi sorumluluklar olduğunu vurgulayan Yeneroğlu, ziyaretlerde gaziler ve şehit aileleriyle ilgili daha sistematik bir çalışma yapılması gerektiğini düşündüklerini bildirdi.

Yeneroğlu, "İnşallah İnsan Hakları İnceleme Komisyonunun yapılacak ilk toplantısında, başkan olarak mutlaka gazilerimizin, şehit aile ve yakınlarının sorunlarının masaya yatırılıp, raporlanması ve takip edilmesi üzere bir alt komisyon kurulmasına kanaat getirdik. İnanıyorum ki, özellikle şehit ailelerimizin ve gazilerimizin sorunlarıyla ilgili İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun da üzerine düşen birçok yükümlülük var." diye konuştu.

- "Türkiye insan hakları konusunda örnek olacak bir ülke"

İnsan hakları ihlalleri konusunda Türkiye'nin dünyada kaçıncı sırada olduğuyla ilgili sürekli soruların geldiğini aktaran Yeneroğlu, şöyle devam etti:

"Ben böyle bir sıralamanın gerçekçi olmadığı kanaatindeyim. Şimdi etrafı kan gölüne çevrilmemiş, coğrafi şartları kolay, toplumsal yapısı homojen batı Avrupa ülkeleriyle dünyanın en zor coğrafi şartları ve günlük terör tehdidine maruz ülkemizin mukayese edilmesi çok gerçekçi değil. Terörle mücadele eden her gün şehit veren bir ülke ile 8-10 milyonluk refah seviyesi çok yüksek homojen ulus devletleri mukayese edemeyiz. İsveç'in insan haklarıyla ilgili karnesini, Türkiye ile mukayese edebilmemiz ne kadar anlamlı? Aynı şartlara haiz olan ülkelerin mukayese edilmesi ancak anlamlı olur. Aynı şartlara haiz olan ülkelerle mukayese ettiğimiz takdirde, Türkiye'nin gerçekten olağanüstü fark attığını ve insan hakları konusuyla ilgili çok ciddi manada örnek olabilecek bir ülke olduğunu tüm samimiyetimle söylüyorum. Fransa ve Belçika'da 10 yılda bir belki yaşananlar maalesef Türkiye'de her gün hiç olmazsa her hafta yaşanıyor. Dolayısıyla zaten bu konuyla ilgili algı yürütenler, Türkiye'nin terörle mücadelesi konusunda en ufak bir hassasiyet gösterselerdi, Türkiye'ye yönelik eleştirileri de kamuoyumuzun tepkisi de farklı olurdu. Bunun hareket noktası samimiyet. Samimiyet noktasında toplumumuzun çok ciddi kaygıları var. Türkiye'nin istikrarı ve kamu düzeninin korunması konusundaki en tabii hassasiyetine Batı dünyasının yaklaşımının samimi olmasını beklemekte hakkımız."

- "Meselenin bağlamına ve motivasyonuna bakmamaya çalışıyoruz"

OHAL çerçevesinde tutuklananlarla ilgili hakaret, kötü muamele ve işkence iddialarının dile getirildiğini, ancak ciddi algı operasyonlarının da yürütüldüğünü, buna rağmen her başvuruyu ciddiyetle takip ettiklerini belirten Yeneroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Suç olguların bağlamına ve motivasyonuna bakmamaya çalışıyoruz. Gözaltı ve tutukluların haklarıyla ilgili ihlal söz konusu mu bunun üzerinde duruyoruz. Devletin tüm kurumlarıyla tarihte eşi benzeri görülmemiş bir biçimde bir saldırıya maruz kaldığını unutmamamız gerekir. Bu saldırılara karşı devletin kendi varlığını koruması konusunda ilk önce kendi kurumlarını işgal etmiş bulunan Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının deşifre edilmesi ve bunların da özellikle kilit noktalardan uzaklaştırılması konusunda ciddi bir sorumluluğu var. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi ancak OHAL çerçevesinde mümkün olmuştur. Bunun ötesinde normatif ideallerin ihlali konusundaki iddiaların takip edilmesiyle ilgili OHAL komisyonu temmuz ayının sonunda çalışmalarına başlayacaktır. Ben bu çerçevede başvuruların ele alınacağını ve Türkiye'nin normalleşme süreci verilmesi konusunda önemli bir aşamanın kaydedileceğini, OHAL Komisyonu kararı neticesinde de yargı yolları üzerinden sürecin takip edilebileceğini, zamanla ülkemizin tekrar arzu ettiği huzura kavuşacağını inanıyorum."

Yeneroğlu, ülkenin zor şartlardan geçtiğine değinerek, "Türkiye'nin içinde bulunduğu terör tehdidi karşısında batı dünyasında mukayese ettiğimizde, Türkiye'nin yaşadığının 10'da biri, Batı Avrupa ülkelerinde yaşanmış olsaydı kesinlikle totaliter refleksler gösterilirdi. Bu çok net." dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT