1. YAZARLAR

  2. Namık Ceyhan

  3. GERÇEK ENGELLİ (ÖZÜRLÜ) KİMDİR?
Namık Ceyhan

Namık Ceyhan

Yazarın Tüm Yazıları >

GERÇEK ENGELLİ (ÖZÜRLÜ) KİMDİR?

A+A-

Hayat bir imtihandır. Herkesin imtihan şeklini belirleyen Allah (c.c)’tır. Her kul imtihan bilinciyle hayatını yaşamalı, her durumun bir imtihan olduğunu akıldan çıkarmamalı ve bu bilinci hep diri tutmalıdır.

Cenab-ı Hak Kur-an’ da mealen “ Andolsun sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden eksiltmekle behe-mehal imtihan edeceğiz. Sabredenleri müjdele” (Bakara,155) demiyor mu? Herkes bir vesile imtihan ediliyor. Kimimiz sağlığımızdaki engellerle,  hastalıkla, kimimiz eşle, evlatla,  kimimiz mevki ve makamla kimimiz para ve zenginlikle ya da yoksullukla. 

Normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki doğuştan ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlara özürlü- engelli- diyoruz. Bu durum bu kişiler için bir eksiklik değil şüphesiz bir imtihan vesilesidir.

Engelliler haftası geride kaldı. Gördük ki engelli ya da özürlü kişiler hayata hep sitemkâr bakıyorlar, sözde sağlamlardan kendilerini eksikli hissediyorlar. Ancak gerçek engelliler zihinsel, bedensel ya da duyusal eksikliği olanlar değil, bütün azaları tam olup da aramızda hep özürlü olarak dolaşanlardır.

Sapasağlam olup da aramızda dolaşan gerçek özürlüleri (engellileri) size tanıtmak istiyorum. Şöyle bir etrafınıza bakın:

Devletin bütün imkânlarından yararlandığı halde- hatta milletvekili dahi olan-  ay yıldızlı bayrağımızı taşımaktan çekinen, istiklal marşımızı okumayan, terör örgütleriyle kol kola gezen, güvenlik güçlerimize taş atan,

İşe girmeden önce ne iş olsa yaparım abi deyip, işe girince daha ikinci gün bu paraya bu iş yapılmaz, “ne kadar ekmek o kadar köfte misali” işini savsaklayan, şükredeceği yerde işverenin ya da devletin arkasından küfreden,

Bakıyorsunuz eli ayağı bütün azaları sağlam ama yan gelip yatıyor birilerinin kendisine yardım etmesini bekliyor veya sakat numarasıyla dilenmeyi tercih ediyor. Çalışmayı ekmeğini namusuyla kazanmayı değil asalak yaşamayı tercih eden,

Temizlikten titizlikten bahseden ama sokakta yere tüküren, çöpünü rastgele atan, içtiği sigaranın izmaritini çevresine fırlatan, gereksiz yere gürültü yapan, her türlü yasağı ihlal etmeyi marifet sayan,

Trafikte seyrederken makas atan, trafiği felç eden, kurallara uymayan, kırmızı ışıkta geçen, ters yöne giren, bayan sürücüleri sıkıştıran, gereksiz yere korna çalan, kaldırımlara park eden, bisiklet ve yaya yollarını işgal eden,

Ağzını açtı mı dinden imandan bahseden ama inancının gereklerini yerine getirmeyen, kul hakkı yiyen, dili olup gıybet yapan, gözü olup harama bakan, zina yapan, eli olup hırsızlık yapan, ayağı olup kötü yola giden, aklı olup gereksiz şeyler düşünen, üçkâğıtçılık yapan,

Evine barkına eşine çocuğuna sahip çıkmayan, kadınlara şiddet uygulayan, hayvanlara eziyet eden, yeşil dokuya zarar veren, ormanları yakan, verimli tarım topraklarını işgal eden, çevreyi kirleten, tüketim alışkanlıklarını israf çılgınlığına çeviren, milyonlarca insanı görebilirsiniz.

Sağlam olarak geçinen bu insanlar mı gerçek engelli yoksa herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlamaya, hayata tutunmaya çalışanlar mı?

Allah (c.c) hepimizi gerçek engelli (özürlü) sağlamların şerrinden korusun. Kalın sağlıcakla.

ÇEVRECİ SÖZÜ: En büyük engel sevgisizliktir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT