1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Fikret Akınerdem

  3. Gıda Kaynakları ve Beslenme GDO ve GDO’lu Ürünler-III
Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

Gıda Kaynakları ve Beslenme GDO ve GDO’lu Ürünler-III

A+A-

Birtakım güncel olaylar dolayısıyla önceden başlatmış olduğum GDO’larla ilgili yazılarıma ara vermiştim. Talep üzerine bu yazı serisini tamamlamak istiyorum.

GDO’larla ilgili son yazımda Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar değişik amaçlar için geliştirilmiş yeni çeşit, hat, bitki modellemeleri olduğunu, bunları elde etmek için başka bitkilerde önceden belirlenen bir mukavemet geninin, elimizdeki genetik potansiyeli yüksek bir çeşide aktarıldığını ve buna da GDO’lu çeşitler olarak ifade etmiştim.

Burada en önemli konu gen aktarılan çeşidin tüm genetik yapısı değişmediğidir. Bu çeşit sadece aktarılan mukavemet geninin özelliği ilave edilir. Çeşidin tüm diğer özellikleri aynı kalır. Yani, yabancı otlara, hastalıklara karşı mukavemet kazandırılmak için gen aktarılmışsa, çeşit sadece bu özelliği kazanır. Tüketiciler özellikle bu konuları bilmedikleri için, bilinmeyenler tarafından da çoğunlukla yanıltıyorlar.

Diğer bir ifadeyle çeşit hastalık ve zararlılara karşı mukavemet olduğu için GDO’lu çeşit  üretimde kimyasallar kullanmadan en üst seviyede verim ulaştırılmış olur. İşin bu tarafı çalışmanın olumlu yanını gösterir.

GDO’ların olumsuz yanları

GDO’lar bu kadar da masum olmayabilir. Kötü niyetli örgütler veya devletlerin biyolojik savaş için kullanma ihtimali, GDO’ların geri dönüşemez olduğu, insanlarda alerjiye sebep olabileceği gibi birtakım teoriler ve şüpheler de söz konusudur.

Ancak, GDO’ların (çeşitlerin) elde edilmesi sıradan bir iş değildir. Yani bir nevi atom bombası üretimi gibidir ve basit laboratuarlarda gen aktarılamaz. Gen aktarılan laboratuarlar ülkesel ve ülkeler arası denetime tabiidir. Bunu illegal yapan bir ülke veya şirket uzun vadede bu zararın bir gün kendine de döneceğinin hesabını yapar. Ancak her ihtimale karşı ülkeler GDO’ların denetimine karşı “biyogüvenlik yasaları” ile tedbirini almış durumdadır.

Bir yandan milyarlarca insanın açlığı, diğer yandan hastalık ve zararlılar için harcanan onca zararlı kimyasallar, öte yandan verimde en üst seviyeye ulaşmak için teknolojik ve biyolojik çalışmalar. Bunlara karşı zararları tam tespit edilmemiş transgenik (GDO) ürünlerin durumu,  Verimi artırmak için zararları kesin belirlenmiş kimyasal ilaçlara verilen milyarlarca dolar.

GDO tam bir uzmanlık işidir ve her önüne gelen bunu yorumlamalıdır. Konu birazda ticaridir. Avrupa geleneksel ürünü, ABD ise GDO’yu tercih etmektedir. Bunun sebeplerinden biri de ABD firmalarının GDO’lu ürün elde edilmesinde Avrupa’dan daha ileri olması ve Avrupa, ABD firmalarının önde olması ile çeşit dağıtımında tekelleşeceği korkusudur.

Kısaca GDO’lu çeşitler o kadar da korkulacak ancak, az oranda da olsa biyolojik savaşlarda kullanılabilecek özellikte çeşitlerdir. Şu haliyle ciddi denetimlere tabidirler ve insanlığın doyurulması için kullanılmaları kaçınılmazdır. GDO savaşlarının çoğu ülkelerin ve şirketlerin çıkar savaşıdır. Tüketici olarak bize düşen GDO’ların denetim altında olduğuna inanmaktır.  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT