Abdullah Yıldırım

Abdullah Yıldırım

Yazarın Tüm Yazıları >

GİDİŞ NEREYE?

A+A-

Son yıllarda o kadar hızlı bir dönüşüm yaşanıyor ki, nereye doğru gittiğimizi süratten anlayamıyoruz. Şehirlerarası 110 kilometre ile sınırlı, ama devletin sürati 200’ü geçmiş durumda. İşit isimli, yaklaşık 10 bin kişiden oluşan, dağınık bir orduya benzer güruh çıktı, tüm ezberleri bozdu, önce Irak ordusunu, sonra peşmergeleri dağıttı. Son anda Amerika hava kuvvetleri ile müdahale etmese, kürtlerin öve öve bitiremediği Kuzey Irak Kürt bölgesinide silmek üzereyken, durduruldu.

Anlayamadığımız, Işid"in bu kadar kısa sürede yaptığını, Türk ordusu niye başaramıyor, 30 yıldır, bir PKK"yı silmediler, siyasi irademi yok, yoksa ordumu yetersiz veya içerden mi hançerleniyor, bir türlü netleşmiyor. Devletin istihbarat müsteşarları, bakanları, milletvekilleri, sırayla İmralı adasına gidip, adeta brifing veriliyor, dünün eli kanlı örgüt lideri bu günün müzakerecisi oluyor, öyle ki Şırnak valisi Türkiye’nin iki büyük insanından birisinin, Öcalan olduğunu bile söyledi.

Türk milleti oldu, Türkiye toplumu, sanki iki devlet var gibi resmen mütareke yapılıyor, Güneydoğu elektrik, su parası vermiyor, öyle ki dağıtım şirketinin başkanı, elektrik abonelerinin yüzde sekseninin para ödemediğini açıkladı. Çok rahat bir şekilde, silahlarla geziyorlar, karakolları basıyorlar, iş makinalarını yakıyorlar ama devletimiz bir anlaşsak diye adeta yalvarma noktasına geliyor, sanki ülke içinde ikinci bir ülke varmış gibi oluyor. . .

Devlet niye bu kadar yalvar yakar oluyor anlayamıyoruz, batıda mesele MEDAŞ denilen kuruma bir gün borcunu ödeme, başına gelecekler belli iken, doğu ayrı bir devlet mi oldu, hani Dünyanın en güçlü ekonomisi ve ordusu bu olayı çözemiyor mu?

Birde bunların üstüne bir milyonu aşkın Suriyeli, ülkenin tüm bölgelerine dağıldı, ipin ucu kaçıyor gibime geliyor, vizyon iyide bunları biz yanlış mı görüyoruz. . . Geçen gün şehrimizin önemli bir iş adamı ile oturuyorduk, önemli dediğim kendisi önemliyim dediği için, yoksa bizim gözümüzde kimse önemli falan değil. . . Dedi ki, siz görmüyorsunuz, ülke kalkınıyor, yatırımlarımız artıyor, istihdam edecek adam bulamıyoruz, Porscheler, Ferrariler bile sıradan araba oldu, Konya’da 800 milyara, daireler kapış kapış gidiyor, bu ekonominin gücünü gösteriyor dedi. . .

Belki de öyledir, bizim pencerelerden öyle şeyler göremiyoruz ama, belki de inanılmaz bir kalkınma oluşuyor, belediyeler çağ atladı, kurumlar hamle üstüne hamle yapıyor, her taraf dahi insanlarla, Bill Gates’i bile kıskandıracak servetleri ile dolu, lükste Dubailerle yarışıyor, bu kalkınma ile Dünyaya parmak ısırtıyoruz olabiliriz, biz belki de göremiyoruz, bunu yaşayan insanlar böyle söylüyor, bizlerin hala devlet, millet, Türklük gibi kelimelere takılmamıza inanamıyorlar, nasıl biz bu servetlere inanamıyorsak, onlarda bu kavramların modasının geçtiğini söylüyorlar,

Kavramları bilmiyoruz, modası geçer mi geçmez mi, o ayrı bir konu, ama bu kadar hızlı değişim kesinlikle iyi sonuç vermeyecektir, devlet halkının bir kısmına çok müşfik, gereğinden fazla tavizkar. Bir kısmına da kuralları tam uyguluyor gibimize geliyor. . . Dış politikada da Osmanlıyı fazla özler gibi ama, Osmanlı devletinin sonu ders olmalı, elde ettiği topraklarda da sanıldığı gibi hükmetmesi son derece gevşektir, Öyle ki, milli mücadele olmasa idi, Fatih döneminde yıkılan Rum devletinin yerine, 500 sene sonra aynı isimle Rum devletinin kurulması bile son anda engellendiğini görmemiz gerek. . . Bir değişim, bir gidiş var ama, ne yöne nasıl gittiğini içinde oturduğumuz için tam anlayamıyoruz…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT