1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. (GRAFİKLİ) Gündüz açlıkla savaşıp gece İngiltere'ye geçmeye çalışıyorlar
(GRAFİKLİ) Gündüz açlıkla savaşıp gece İngiltere'ye geçmeye çalışıyorlar

(GRAFİKLİ) Gündüz açlıkla savaşıp gece İngiltere'ye geçmeye çalışıyorlar

Yaklaşık 5-6 bin kişinin yaşadığı Calais'deki sığınmacı kampı Jungle'da sığınmacılar geceleri İngiltere'ye geçmeye çalışırken gündüz de yemek bulma telaşına düşüyor- Sığınmacılar karşıya (İngiltere) geçebilmek için insan kaçakçılarına bin 500 ile 9 bin po

A+A-

CALAİS/JUNGLE - İZLENİM- Fatma Esma ARSLAN - Fransa'nın Manş denizi kıyısında bulunan Calais kentine 5 kilometre mesafede bulunan Jungle isimli sığınmacı kampından kaçmanın bedeli bin 500 (6 bin 400 lira) ile 9 bin pound (38 bin 300 lira) arasında değişiyor.

2011'den bu yana sığınmacıların İngiltere'ye geçmek için bekledikleri Jungle, yaklaşık 6 bin kişilik nüfusu ile tarihinin en kalabalık dönemini yaşıyor. İngiltere tarafının Fransa'ya baskısı sonucu artan güvenlik önlemleri nedeniyle 3-4 aya öncesine kadar çok kolay olan karşıya geçiş şu an hem çok tehlikeli hem de çok zor.

Sığınmacılar genelde Calais’den İngiltere yönüne giden trenlere tutunup karşıya geçmeye çalışırken bugün tren raylarının etrafı ve trenin geçtiği güzargah tamamen tellerle kapatılmış.

Hava karardıktan sonra tren raylarının belli noktalarında ise köpekli özel güvenlik görevlilerinin beklediği görülüyor.

Jungle ile İngiltere’nin liman kenti Dover arasında 55 deniz mili (101 kilometre) mesafe var ancak sığınmacılar için belki de burası dünyanın ulaşılması en zor noktası.

Bu mesafe normal araç ve tırlar tarafından yaklaşık 1,5 saatte katedilse de Jungle’daki sığınmacılar bu yolu geçmek için aylarını harcıyor, canlarını tehlikeye atıyor. Ancak Jungle’da aylarını geçirmiş sığınmacılar şartlar ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın İngiltere umudundan vazgeçmiyor.

- İngiltere’nin bedeli bin 500 pound ile 9 bin pound arası değişiyor

Jungle’daki hemen hemen her sığınmacı, İngiltere’ye geçmek için önce insan kaçakçılarına para ödüyor. Kaçakçılara ödenen para verilen hizmete göre değişiyor.

Sahte İngiltere pasaportu kişi başı bin 500 pound iken, şoförlerin haberi olmadan, sığınmacıların, tırlar park alanındayken gizlice tırlara yerleştirilmesi ise kişi başı 4 bin ila 5 bin pound arasında değişiyor.

Sığınmacılar arasında en çok bu yöntem kullanılıyor. Ancak daha “güvenli” ve “garanti” sayılabilecek ama daha maliyetli başka bir yöntem daha var. Bedeli kişi başı 9 bin pound olan bu yöntemle, sığınmacılar, kaçakçıların tır ve kamyonlarına saklanıyor ve şoförler sığınmacılardan haberdar olduğu için karşıya geçiş ihtimali artıyor.

Her iki yöntemde de polis köpeklerinin sınır aramalarında sığınmacıları fark etme riski bulunuyor. Önlem olarak vücutlarına bir çeşit krem süren sığınmacılar, köpeklerin kokularını fark edemediğine inanıyor. Her sığınmacının çantasında 1 adet krem ve tırmandıkları tırların tentesini keserek içeri girebilmek için bir adet jilet bulunuyor.

Kaçakçılara hali hazırda para ödemiş ama karşıya geçememiş sığınmacılar ise kendi buldukları yöntemlerle tırlara tırmanmaya çalışıyor.

En yaygın ücretsiz yöntem ise, Jungle'da yol kenarında kestikleri ağaç ve çalıları, tırların geçiş saatlerinde otoyola atarak trafiği tıkamak ve o sırada hızlıca tırlara tırmanmak.

Gece 3'den sabah gün doğana kadarki zaman diliminde, birçok sığınmacı N16 otoyolunun Manş Denizi yönüne gece boyu hazırladıkları çalıları yola atarak şansını deniyor.

Ancak yol kenarındaki dikenli teller ve gece devriye gezen polis araçları nedeniyle sığınmacıların şansı zor.

N16 otoyolunda gece boyu polis sireni duyulurken yol temizleme araçlarının ışıkları sabaha kadar sönmüyor.

Bir diğer yöntem ise, yola çıkmadan kampın arka yolundan kilometrelerce yürüyerek, Calais yakınındaki bir şehre gitmek ve oradaki tırlara tırmanmak.

Ancak tırmanılan tırların İngiltere tarafına gidip gitmediğini bilmek imkansız. O nedenle sığınmacılar bu yöntemi tırların güzergahını bilmeden deniyor.

Sığınmacılar şanslarını genelde hafta içi deniyor. Cuma, Cumartesi ve Pazar yoldan geçen tır ve kamyon sayısı azaldığı için, genelde o günü dinlenerek enerji toplamakla geçiriyorlar. Zira gece boyu otoyolda şansını deneyen ama başarısız olan sığınmacılar kampa oldukça yorgun dönüyor.

- 3 günlüğüne geldi 7 aydır Jungle’da

Kampa dönen sığınmacıları yeni bir mücadele daha bekliyor: Yemek bulabilmek. Fransız devletinin yemek dağıtımı yapmadığı kampta sığınmacılar karınlarını gönüllülük esasına göre çalışan 3 mutfak sayesinde doyuruyor.

İngilizler ve Belçikalıların denetimindeki 2 mutfakta yaklaşık 2 bin - 2 bin 500 öğünlük yemek çıkıyor. Malezyalı bir çiftin denetimindeki mutfakta da bin öğünlük yemek pişiyor.

Ancak kampta geçişlerin zorlaşmasıyla artan sığınmacı sayısı buna karşılık azalan yardımlar Malezya ve Belçika mutfağını zora sokmuş durumda. Belçika mutfağı, kendi Facebook hesabından eğer gerekli yardım malzemesi gelmezse 3 gün içerisinde pişirecek bir şey kalmayacağını duyurdu.

Malezya mutfağında da benzer sıkıntılar yaşanıyor. Kampa eylül ayında sadece 3 günlüğüne gelen Malezyalı Cemal İsmail ve Sofinee Harun çifti o günden bu yana kamptan bir daha ayrılamamış.

İngiltere’nin Caterpillar kentinde mekanik mühendisi olan Cemal, kamptaki sefaleti gördükten sonra bir daha İngiltere’ye dönememiş.

“Hayata dair hırslarım ve ihtiraslarım yok. Ben 3 günlük yaşıyorum; dün, bugün ve yarın. Bu insanlar açken İngiltere’de tok yatamayacağımı anladığımdan beri buradayım” diyen Cemal, son günlerde gelen yardım malzemesinin azaldığını ve kendilerinin de zorlandığını anlatıyor.

Cemal ve Sofinee aslında kendilerinin sığınmacılara değil, sığınmacıların kendilerine yardım ettiği görüşünde. “Onlar bizim kardeşlerimiz, biz onlara acımaz yardım etmezsek Allah bize niye acısın” diyen Cemal’in gözleri doluyor.

Cemal, Sofinee ve 13 yaşındaki oğulları Ömer Sayf’e dünyanın dört bir yanından gelen gönüllüler de yardım ediyor. Bazen 1 hafta bazen 3 ay kalan gönüllüler günde yaklaşık 10 saat çalışıyor.

Çift, genelde pilav, sebze yemeği ve meyve servis ediyor. Ancak gönüllülerden gelen sürprizlerle menünün zaman zaman nasıl değiştiğini Cemal şöyle anlatıyor:

“Boulogne’da yaşayan kebap dükkanı olan Türk bir kardeşimiz yaklaşık bin kişiye kebap yaptırıp getirmişti. Koku kampın her tarafını sarmıştı. Binlerce kişi sıraya girmişti. İnsanlar ilk başta kebap olduğuna inanamasa da gördükleri manzarada karşısında şok oldular. Çünkü uzun süredir pilav ve sebze yemeği dışında bir şey yemiyorlardı.”

Cemal, 13 yaşındaki oğlunun okula gidip gitmediği sorusuna ise, “Bu mutfak ve Jungle onun için en güzel okul” yanıtını veriyor.

Malezyalı çift, sosyal paylaşım sitesi Facebook'taki "Kitchen in Calais" isimli sayfadan Jungle için gıda ve para yardımı bekliyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT