1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. Gülen Hareketi ve Sadettin Köpek
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

Gülen Hareketi ve Sadettin Köpek

A+A-

Konya’nın ilim, din ve kültür hayatına yön veren Karatay Medresesi’ni yaptıran Selçuklu Devlet adamı Celâleddîn Karatay, saltanat hırsıyla yanıp tutuşan Sadettin Köpek tarafından zehirlettirilmek suretiyle öldürülen Uluğ Sultan 1. Alâeddin Keykubad için “Memelekette harami ve yol kesiciler (eşkıyalar) zuhur etse gayet mahzun olur, kaygıya batar ve derhal onların helakine çalışırdı. Mazlumlara karşı adîl ve zâlimlere karşı kâhir idi” diyor.

Türkiye Selçuklu Devleti’nin en muhteşem çağında ve zirvede iken 1237’de veziri, oğlu ve aşçısı tarafından Kayseri’de kutlanan bir bayram şenliğinde zehirlenerek vefat eden Dindar Hakan Alâeddin Keykubad’ın yanı başında Celâleddîn Karatay vardır.

Uluğ Sultan, sağlığında bir hata yapmış ve küçük yaştaki I. Gıyaseddin Keyhüsrev’i veliaht tayin etmişti. Bunu fırsat bilen Sadettin Köpek, Sultan Alaeddin’e yönelik suikastı tek başına elbette yapmamıştı. Anadolu’ya 15 sene muhasara altında tutmasına rağmen savaşçı Türkmenlerin birlik ve beraberliği sayesinde bir türlü giremeyen Moğol Hükümdarı Ögeday, Bacu Noyan’dan aldığı bir istihbaratı değerlendirerek Sadettin Köpek’in zaaf noktalarından ve saltanat hırsından faydalanmıştı.

Saltanat hırsıyla annesine iftira atacak ve devlet erkanını ortadan kaldıracak kadar hain ve gözü dönmüş bir adam olan Sadettin Köpek, Sultanın hal edilmesinden sonra II. Gıyaseddin Keyhüsrev’i işbaşına geçirmiş, veliaht Keyhüsrev’i de yok ederek Sultan olmayı düşünürken Beyşehir’de mimarlığını kendisinin yaptığı Kabadâbad Sarayında 1238 yılında, öldürülmek suretiyle tamamen susturulmuştu. 

 

***

Türkiye Selçuklu Devleti o dönemde Moğolların istilasına maruz kalmış ve onların şerrinden korunmak için büyük çaba sarfediyordu. O dönemde sağlam kalan kaleler İran, Suriye ve Mısır’dı. Bugün ise tek düşmeyen kale olarak Türkiye kaldı.

1071’de Malazgirt Meydan Muharebesi’yle Anadolu’nun kapıları Türklere ardına kadar açılmadan önce bu coğrafya; Türklük ve İslâm’ı köy, kasaba, dağ, dere demeden tebliğ ve irşad faaliyeti yapmak üzere Anadolu’ya yayılan veya bazen Selçuklu yönetimi tarafından belli coğrafyalara dağıtılıp bir kısmı da tekke ve dergâhlarıyla kurumsallaştırılan, yüzlerce alperen dervişlerin etkisi altına girmişti.

Günümüzde ise, BOP projesi çerçevesinde Asya, Afrika ve Avrupa’daki ülkelerde 140’ın üzerinde okul açan Fethullah Gülen, o Alp-Eren dervişleri gibi yapmayıp, Amerika adına yurtdışında ve yurtiçinde açtığı onca okul, dersane, ev, yayın organı ve yayıneviyle Ilımlı İslâm’ı yayma görevini üstlenmişti.

 

***

13. Asır Anadolu’sunda Moğol ajanları nasıl fink atıyorduysa, günümüzde de Osmanlı’nın parçalanmasından beri bu coğrafyada ve ülkemizde her türlü ajandan ve paralel hain tayfasından geçilmiyor.  Devlet içerisinde belli bir güç ve hakimiyet kurduklarını elâleme söylemeye başlayan Fethullah Gülen ve CIA’nın içimize yerleştirdiği “Moğol ajanlarına” benzer ajan provokatörler, fısıltı haberleri yayarak ülkemizin ve milletin birlik ve beraberliğine kastediyorlardı. Kendilerinin devlet içerisinde paralel ve benzersiz bir güç ve hâkimiyet kurduklarını kendi medya aracılığıyla yaymaya çalışılıyordu. Gülen Hareketi’nin çıkışı, Ilımlı İslâm’ı bu coğrafyada hakim kılarak Türkiye’yi Batı’nın emellerine alet etmekti. Yâni BOP’u gerçekleştirmekti.

 

***

Bu ülkede ne Sadettin Köpek gibiler ne de Fethullah Gülen gibi hainler tükenmez.  15 Temmuz’dan itibaren yakalananlar, gözaltına alınıp tutuklananlar aysbergin görünen yüzü. Buzdağı’nın altındakilere ulaşmak ve onları tesbit etmek için TSK’dan başlamak üzere Türkiye’nin kuruluşlarının yeniden yapılandırılması gerekiyor.

 

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

“FETÖ/PDY”nin madem Merkez Üssü Konya olduğu iddia ediliyor, o vakit Konya’da başta belediyeler olmak üzere devletin bütün kurum ve kuruluşlarındaki kadroların yeniden gözden geçirilmesi elzem gözüküyor.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum