1. YAZARLAR

  2. Enes Seçilmiş

  3. Güllük Gülistanlık!
Enes Seçilmiş

Enes Seçilmiş

Yazarın Tüm Yazıları >

Güllük Gülistanlık!

A+A-

Sezon başından beri Konyasporlu oyuncuların kullandığı bir ifade var; “Konyaspor’u hak ettiği yere taşıyacağız.” Ben de soruyorum kendime sürekli, Konyaspor’un hak ettiği yer neresi?

Asansör takım görünümü aslında bu sezonda değişek gibi görünmüyordu. Yeşil Beyazlı ekip ligde kalsa bile istikrar vaad eden bir oyun izleyemedik ne yazik ki, ta ki Eskişehirspor maçına kadar. Peki Mesut Hoca’nın elinde sihirli değenek mi vardı da bu takım oynadığı oyundan zevke almaya, bize de heyecan vermeye başladı? Sihirli olan Mesut Hoca’nın tebeşiri ya da tahtası değil; oyun kelimesinin sahadaki karşılığını bulması aslında.

Geçtiğimiz hafta Selim – biraz sonra O’na da değineceğim - bir pozisyonda atağa çıktı, al – ver yaptı, neredeyse ceza sahasına kadar ilerleyip pozisyona girecekti. Futbolculara bu işin profesyonelliğinin yanında disiplinli bir oyun olduğunu hatırlatan sadece Mesut Hoca’nın gelişi değil; kötü sonuçlar ve kendilerini bile sıkan, futbola benzer şeydi. Bunun Süper Lig baskısı ve beklentilerle gelen 16 haftalık bir stres olduğunu – Uğur Tütüneker ile bir ilgisi yok – düşünüyorum.

Gelelim 6 asist ve 5 golle takımın en skorer ismi olan Gekas’a. Kaçırdığı gollere rağmen O’nun öyle bir kredisi var ki, gol tamayınca sitem edemiyorsunuz. Çünkü servis özelliği Gekas’ın oyun biligisini ve yardımlaşmayı sevdiğini gösteriyor. Yanına bir de akıl dolu Hleb eklendi ve tabi Hasan Kabze!

Fenerbahçe maçından sonra Hleb – Djalma – Gekas üçlüsü diye skor üreten bir kombin oluşturmuştum. Hasan Kabze’yi unutmuşum. Gol yollarında Erdal’ın etkinliğini tartışamayız ama bu takım, takım olacaksa Kabze’nin emeği yabana atılamaz ve sol açıkta oynayıp ikinci bir santrafor olarak kullanılması da eleştirilemez.

Ve Konya’nın transfer potansiyeli en büyük oyuncusu Selim Ay! Adem Büyük’ün golü sonrası maç dönse Kasımpaşa lehine yine Fenerbahçe maçında olduğu gibi O’nu suçlayacaktık. Selim’in lider özellikleri olduğunu ve takım içinde her geçen gün olgunlaştığını görmemek için çaba harcamak gerekir. Bırakalım hata yapsın. O işini bizden daha iyi biliyor.

“Türk İnsanı futbol olmasa ne yapar?” diyor Yılmaz Vural. Hak veriyorum, şimdi yeniden bir haftalığına daha her şey Güllük Gülistanlık!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT