1. YAZARLAR

  2. Sami Kurt

  3. Güneşin Hareketi ve Kuran-ı Kerim’in Mucize Üslubu
Sami Kurt

Sami Kurt

Yazarın Tüm Yazıları >

Güneşin Hareketi ve Kuran-ı Kerim’in Mucize Üslubu

A+A-

Mucize, sözcüğü aslında kök olarak aciz bırakan anlamına gelir. İnsan gücünün ve kudretinin üstünde meydana gelen bazı olaylar, insanı aklen, fikren öylesine aciz bırakır ki insan söyleyecek söz bulamaz ve hakikate teslim olur.

Kuran-ı Kerim’de çok beliğ ve çok mucizevî ifadeler vardır. Okunduğunda, dinlenildiğinde ancak O’na teslim olmak, ruhunu hakikat denizine teslim etmekten başka yol yoktur.

"Veşşemsü tecrî limüstekarrin lehâ zâlike takdîrul azîzil alîm” (Yasin,38) ayetindeki, li-müstekarr ifadesi hem bugünün insanına, hem bilim insanlarına, hem astrofizikçilere ayrı ayrı manalarıyla mucizevi işaretler vermektedir.

Müstakarr; karar bulan, sabit ve kararlı, durulan yer (karargâh), anlamlarına gelmektedir. Fizik biliminde ise kararlı hale gelmek, maddenin içinde bulunduğu hareketin belirli bir evresinde; maddenin dengeli, sabit hareket ettiği süreçtir. Yani hareketin bu evresinde madde sabit ve müstekarr (kararlı), düzenli hareket etmektedir. Bu hız yavaşlar veya hızlanırsa maddenin hareketlerinde düzensizlikler başlar.

Bediüzzaman Hazretleri, ayetteki lâm harfinin hem kendi manasını, hem fî mânâsını, hem ilâ mânâsını ifade ettiğini belirtir.

İnsanlar; limüstekarr’daki Lam harfini ila manasında görerek, Güneş’in bu hareketiyle karar yerine (yani mahall-i kararına), hareketinin bir gün sonlanacağı yere erişeceğini bu nedenle Güneş’in ebedi olmadığını, bir gün öleceğini, yok olacağını anlarlar.

İnsanların Güneş’e tapındıkları yıllarda, bu ayet insanlara ders vererek Güneş’in de yaratılmış bir cisim olduğunu ve yok olacağı noktaya doğru hareket ettiğini anlatmış ve anlatmaktadır.

Astrofizikçilere, bilim adamlarına ise lam harfi, fi manasında görünmektedir. 

fî mânâsında şöyle ifham eder ki: Güneş, kendi merkezinde ve mihveri üzerinde zenberekvârî bir cereyan ile, manzûmesini emr-i İlâhî ile tanzim edip tahrik eder.” (Bediüzzaman; 25. söz)

Bu manada Güneş, hem kendisini hem de gezegenlerini dengeli, kararlı bir hareket içerisinde tutabilmek için hareket etmektedir. Güneş’in hem kendisinin kararlı hareketi hem de gezegenlerinin kendisine bağlanarak dengeli hareketi için bu hareket gereklidir. Bediüzzaman Hazretlerinin muhteşem tabiriyle mihveri hareketi buna neden olmaktadır.

 Belirli bir eksen etrafında, yani bir nevi karargâh (müstekarr bir alanın) çevresinde olan dairesel hareket. Ayrıca, şekil olarak uzayın mihver şeklinde bükülmesini, hareketin bu mihveri alan içerisinde gerçekleştiğini söylemekle Einstein’ın “tüm kütleler uzayı büker” ifadesinin ilk olmadığını da gözler önüne sermektedir.

İnsanlar, hem âlemi, hem bizi tanıtan, Rabbimizin marifetine akıl, kalb ve aşk yolları açan Kuran-ı Kerimi daha çok okumalı, bilim insanlarımız ise bütün yönleriyle incelemelidirler.

Rabbim! kalbimizden sana giden yollar aç ve muhabbetini, sevgini bizim gibi acizlerin kalplerine de lütfet, Peygamber Efendimiz Muhammed (AS)’ın şefaatlerine nail eyle. (âmin).  Cuma’nız mübarek olsun.

Merhabâ ey âli sultân merhabâ
Merhabâ ey kân-ı irfan merhabâ
Merhabâ ey sırr-ı fürkân merhabâ
Merhabâ ey nûru râhman merhabâ

                                      (Mevlid, Süleyman Çelebi)

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum