1. YAZARLAR

  2. Bayram Kabadayı

  3. HASAN DAĞI’NDA BİR GÜN
Bayram Kabadayı

Bayram Kabadayı

Yazarın Tüm Yazıları >

HASAN DAĞI’NDA BİR GÜN

A+A-

Niğde ile Aksaray sınırları üzerinde bulunan Hasan Dağı deniz seviyesinden 3268 m yüksek olan tepesiyle bir volkanik dağdır. Aslen Aksaray ilinden olduğum için, Hasan Dağı bizim dağımız gibidir. Bazen karlı, bazen sisli, bazen de başı dumanlı olur. Köyümüzün karşısında her mevsim ayrı bir güzellik sunar bize. Her görüntüsü bir başka güzeldir Hasan Dağı'nın. Hele de yarı karlı olması kıştan kalan karların yukarıdan aşağıya doğru süzülen derelerin, kuzey çizgisinde kalmış görüntüsü öyle bir güzellik katar ki sanki köyümüzün karşısında sürekli bir tablo gibidir. Köyümüzde yaşadığım dönemlerde o görüntünün bitmesini hiç istemezdim.

12116300_1036139393114175_572109188_o.jpg

Hasan Dağı, özellikle civar köylerde koyunculuk yapanların eteklerinde mekan tuttukları yerdir. Etek kısımlarında koyun otlatmak için kurulan (YARDI, YILANKARI, KARA HASAN) birkaç yaylası vardır. Doğal taşlardan yapılmış barınakların yanı sıra, kara çadırlar da kurulur. Yakın köylerdeki sürü sahiplerine ev sahipliği yaptığı gibi, uzak yerlerden de gelen sürü sahipleri de olur. Genel olarak bu yaylalara sürü sahipleri Mayıs ayının on beşi gibi çıkarlar, üç ay kadar orada koyunlar otlatırlar. Sonra geldikleri yere, gelecek yıl tekrar çıkmak üzere dönerler. Öyle güzeldir ki o yaylalarda yaylamak, oksijeni bol tertemiz bir havada, taşların arasına sıkıştırılmış odun ateşinde dışı isli bir çaydanlıkta çay içmek… En çok da fotoğraf gezisinin bu bölümlerini seviyorum.

12823051_1036139343114180_1801453719_o.jpg

Bir fotoğraf gezisinde yolum Hasan Dağı'nın 2000 metre yüksekliğinde kurulan (Yardı) yaylaya düşmüştü. Yardı Yaylası'nda Karkın Köyü'nden gelen sürü sahibi Ali ağabeyimizin misafiri oluyoruz. Ali ağabeyimiz ile hasbihal ediyor, güzel muhabbetler kuruyoruz. Diğer yayla sakinleri de muhabbetlerimize dahil oluyorlar. İçimden kendi kendime soruyorum: “Elektriği olmayan tamamen doğal yaşama dönük bir yayladayız, elektrik yok anlıyorum da, acaba su ihtiyaçlarını nasıl karşılıyorlar’ diye düşünürken yayladaki sakinlere dönerek soruyorum: ‘içme suyunu nasıl temin ediyorsunuz’ ablamızın birisi cevap veriyor: ‘Ağaşme'den getiriyoruz abi’ ‘üç dere ötede’ diyor.

12837348_1036139346447513_1509037109_o.jpg

Ağaşme denilen yer 1.5 km kadar uzaklıkta bir yerdeki pınarın adıymış meğerse. 'Suyu ne ile getiriyorsunuz' diye soruyorum; ‘eşeklerimize su kaplarımızı (bidonları) yükleriz her ikindi sonrası gideriz Ağaşmeye’ diyor. Bende atılıyorum hemen: ‘ben de sizinle gelebilir miyim Ağeşmeye?’ ‘tabi ki’ diyor ablamız. Ve düşüyoruz yola eşekler önde biz arkada, dere kıyılarından patika ve taşlı engebeli yollardan birkaç dere atladıktan sonra varıyoruz AĞEŞME pınarına.

12837476_1036139353114179_1277227314_o.jpg

O kadar mükemmel bir su iç iç doyamıyorsunuz. ‘Bu pınarın kaynağı nedir?’ diye soruyorum ablamıza, ‘Kar suyu abi’ diyor. Peki hiç tükenmez mi bu su? ‘Bazen azalıyor abi ama tükendiğini görmedim'. Bidonları su ya batırarak dolduruyor ablamız sularını. Sonra eşeklere yüklüyoruz suları, tutuyoruz yaylanın yolunu… Tabi ki böyle sarp yerlerden toplam 3 km yürüyünce, dağ yürüyüşlerine alışkın olmayan birisi için biraz zor olmuştu. Ben Yardı Yaylası'nı çok sevmiştim, o geceyi orada geçirdim güzel dostluklar kurup, güzel insanlarla tanıştım. 'TANIŞMAK, SEVMEK VE SEVİLMEK NE KADAR GÜZEL’ sevgi dolu dünya hepimizin olsun. Saygılarımla.

Önceki ve Sonraki Yazılar