1. YAZARLAR

  2. Hasan Durucan

  3. HAVAN KİME GÜZELİM?
Hasan Durucan

Hasan Durucan

Yazarın Tüm Yazıları >

HAVAN KİME GÜZELİM?

A+A-

Bir gün köşemde ülkemizi dünyada temsil eden ve takdir edip başarılarının devam etmesini sürekli temenni ettiğim Cüneyt Çakır’ı eleştirebileceğim hiç aklıma gelmezdi. İstisna olmadığı sürece hakemlerin müsabakalardaki kararlarına hep saygı göstersem de bugün kalemim yine bir istisnayı daha doğaçlama kayda geçiyor. Aslında Konyaspor taraftarının muhteşem koreografisi ya  da kaptanımız Ali Çamdalı’nın ortasında Skubic’in asist yapıp Bajic’in topu filelerle buluşturduğu ders niteliğindeki golü yazarak başlamak isterdim ama Çakır’ın yanlı tutum ve davranışı köşenin başlığına kadar yansıdı. Maçın başlama düdüğünü çaldığı andan itibaren Konyasporlu oyuncularına karşı adeta Kurtlar Vadisi senaryosundan çıkmış bir tavırla yaklaşması bana oldukça itici geldi. Önyargısı ve Beşiktaş seviciliği yüzünden de oyun içindeki hataları tekrar edince Çakır’ın ismi müsabakanın önüne geçti desem abartmamış olurum. Her sezonun daha ilk maçlarında hem de Türkiye’nin şuan için en iyisi olarak nitelendiğimiz hakemi dahil bunları yazıp konuşacaksak vay halimize diyorum.

ADIM ADIM KONYASPOR

Son şampiyon Beşiktaş’ı kendi saha ve seyircimiz önünde ağırladığımız müsabakanın seyir zevki açısından haftanın en kaliteli maçı olacağından hiç şüphem yoktu. İkinci hafta tam anlamıyla tamamlanmasa da nitekim öyle de oldu. Müsabaka öncesinde yaptığım kısa bir analizde de maçın tek favorisinin Atiker Konyaspor olduğunu altını çizerek, puntosunu büyüterek, rengini değiştirerek çok bariz belirttim. Hatta yakın çevremle maç öncesi küçük analiz ve skor tahminlerinde bulunurken de attığımız üç gole karşılık kalemizde sadece bir gol göreceğimizi bile aktarmıştım. Tebessüm ederek abarttığımı düşünenler maçın sonunda ne kadar haklı olduğumu dile getirdiler. Çünkü abartan ben değil abartılan siyah beyazlı ekipti. Artık Atiker Konyaspor’un tam olmasa da oturmuş bir oyun tarzı bulunuyor. Maçın ilk on dakikası dolmadan bir gol buluruz diye tahmin ediyordum ve nitekim sekizinci dakikada daha önceden defalarca çalışılmış ters orta ile Bajic’in ayağından golü bulduk. Temsilcimiz birçok maçta hakemin başlama vuruşunu çalmasının ardından orta alanı kalabalık ve önde çok istekli başlıyor. Buda beraberinde maça skor anlamında önde başlamamızı sağlıyor. Fakat attığımız gole Olcay Şahan ile Beşiktaş erken cevap verince planlar bozuldu. Cüneyt Çakır’ın tüm takdir ve inisiyatiflerini özellikle ilk yarıda siyah beyazlılar lehinde kullanmasıyla da etkile olamayan Beşiktaş ibreyi kendine çevirmek adına ikinci yarı gaza yüklendi. İkinci yarının ilk on dakikasında bocalayan bir görüntü çizen temsilcimizin basiretsizliğinden faydalan Beşiktaş Andreas Beck’in uzun pasında Cenk Tosun ile öne geçmeyi başardı. Sudan çıkmış balığa dönen temsilcimiz kendini çabuk toparlayınca yedi dakika sonra artık neredeyse her maç kornerden gol bulmaya alıştığımız topu yine Bajic’in ayağından Beşiktaş ağlarına gönderip skoru eşitlemeyi sağladık. Bu dakikadan itibaren varını yoğunu sahaya yansıtan Konyaspor adeta dudak ısırtan net gol pozisyonlarından faydalanamadı. Özellikle yeni transferimiz Ioan Hora’nın Miloseviç’in güzel pasında kaleci Tolga Zengin ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda topa vurduktan sonraki hamlesi sevinmek adına olmasaydı hanemize üç puanı yazdırmıştık. Necip Uysal’ın kırmızı kart görmesiyle on kişi kalan Beşiktaş’a karşı Mehmet Uslu’yu oyundan alıp yerine Halil İbrahim Sönmez’i hücum hattında kullansaydık belki de maçın galip olan tarafı yine temsilcimiz olabilirdi. Adeta horoz dövüşlerini andıran müsabakada Aykut Kocaman’ı uzun süreden sonra ilk defa bu kadar stresli gözlemledim. Doğum sancılarının belirtisi olduğunu düşündüğüm Konyaspor eminim ki bu azim ve konsantre ile yakalanan başarı grafiğinin tesadüfi olmadığını herkese ispatlayacak. Önümüzdeki günlerde uzun uzun kaleme alacağımız ve geçtiğimiz günlerde kura çekimi yapılan UEFA Avrupa Ligi için de bize bu tecrübeyi yaşatacak olan tüm ekibe şimdiden başarı diliyorum.

MUHTEŞEM TARAFTAR

Elbette yense de yenilse de sürekli takımlarının destekçisi olan taraftardan söz etmeden olmaz. Demokrasi şehitlerimizi yadetmek adına organize olup yaptıkları müthiş koreografi ve açtıkları pankartlarla adeta gönüllerde yine yeniden taht kurdular. Özellikle buna vesile olan tüm Nalçacılılar Grubu üyelerine şahsım adına teşekkürü borç bilirim. Yine İzlanda ile özdeşleşen ve Balina tezahüratı adı verilen muhteşem şov maça renk getiren bambaşka bir olaydı. Bu sene ligin en’lerinde yine Konya taraftarı olacak. Bundan ufacık bir şüphem bile yok.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT